Category

Genel

Meme Büyütme Operasyonu: Yuvarlak Silikon mu Damla Silikon mu?

By | Genel | Soru Sorulmamış

Meme büyütme operasyonu şüphesiz en çok silikon ile meme büyütme şeklinde yapılmaktadır. Hem sağlıklı hem de olumlu sonuçlar ortaya koyarken uzun süre boyunca bu sonuçları korumaya devam edebilmesi silikon ile meme büyütmenin bu kadar sık tercih edilmesinin en önemli sebeplerindendir.

Peki, Silikonlar Kaç Çeşit?

Meme silikonları iki çeşit şekle sahiptir. Yuvarlak silikon ve damla silikon. Yuvarlak silikonlar şekil itibariyle yarım bir küreyi andırır. Damla silikonlar ise; yuvarlak olanlara nazaran alt kısmı daha dolgunken, üst kısmı daha basık bir yarım küreye benzer. Aslında burada olay, hangisinin daha iyi olduğundan ziyade hangisini seçmenin sizin için daha uygun olacağı sorusudur. Bu seçimi yaparken şunlara dikkat etmeliyiz: Göğüs derisi ve kasının kalınlığı, omuz ve meme başı arasındaki mesafe, boyunuz, meme dokunuzun ne kadar sarkmış olduğu, daha önce geçirmiş olduğunuz meme operasyonları ve son olarak da elbette tercihleriniz. Seçim yaparken bu kriterler dikkate alındığı takdirde sonuçta memnun olma kat sayınız da o denli artacaktır.

Yuvarlak Silikon Ne tip Avantajlar Sağlar?

Yuvarlak göğüs silikonu, memenin üst kısmını daha iyi doldurduğundan süngerli sutyen kullanma çilesine artık gönül rahatlığı ile son verebilirsiniz.

Dekolteden hoşlanıyorsanız yuvarlak silikon tam size göre bir tercih olacaktır, diyebiliriz.

Meme dokunuz yeterli miktardaysa yuvarlak silikon tercihi daha makul bir seçim olabilir.

Meme sarkması durumundan şikayetçiyseniz ve toparlamayla birlikte meme büyütme yapılacaksa, yuvarlak silikonu tercih etmek çoğu zaman yerinde olacaktır.

Damla Silikon Ne Tip Avantajlar Sağlar?

Göğüs kafesi deriniz ve kasınız zayıf, göğüs kafesiniz de uzun ise, aynı zamanda da çok doğal bir görünümden yanaysanız damla silikon seçimi sizin için meme büyütme operasyonu planlamasında daha yerinde bir tercih olacaktır diyebiliriz tabiki istisnalar herzaman mevcut.

Meme derinizde sarkma varsa ve meme toparlama estetiği taraftarı değilseniz, damla silikon memeyi daha iyi toparlamaktadır. Bu da güzel bir meme şekli sonucunu doğurmaktadır.

Tüm bunlar doğrultusunda elbette seçim için en önemli kriter ise; estetik cerrah profesyonel bakış açısından yararlanmak olmalıdır.

Meme Büyütme Operasyonu İle Birlikte Yağ Enjeksiyonu

Meme estetiği için amacımız herzaman doğallığı sağlamak olduğuna göre, yağ enjeksiyonları bize bu noktada büyük olanaklar sunmaktadır. Tek başına yağ enjeksiyonuyla meme büyütme yapılabileceği gibi, özellikle silikonla meme büyütme operasyonu yaptığımız durumlarda, sınırlı miktarda yapılan yağ enjeksiyonu çok doğal bir meme estetiği görünümü sunmaktadır.

Çene Ucu Deyip Geçmeyin !

By | Genel | Soru Sorulmamış

Herkesin size bakmadan dönüp geçemeyeceği, hem doğal görünen hem de çekici bir yüz düşünün… İşte çene ucu estetiği, size böyle bir yüze sahip olma imkânı veren estetiğin görünmez kahramanlarındandır. Kolayca mükemmel sonuçlara ulaşabileceğiniz çene ucu estetiği neymiş biraz göz atalım dilerseniz:

Çene Ucu Estetiği Sizi Nasıl Güzelleştirir ?

Yüzümüzün çizgisini ve duruşunu belirleyen en önemli etkenlerden biri çene ucu; ama nedense en çok ihmal edilen, görmezden gelinen bölge de çene ucudur. Elbette çene bölgenizde göze batan bir problem yoksa çenenize minik bir dokunuş sayesinde nasıl bir güzelliğe sahip olabileceğinizi nadiren hayal edebilirsiniz.

Çene ucu küçüklüğü yada geriliği olup olmadığını fark edebilmek için profil fotoğraflarınızı incelemek oldukça faydalı olacaktır. Bazen çenenin küçük ya da geride olması burnunuzun büyüklüğünden şikâyet etmenize bile yola açabilir.

Çıkık Bir Çene Ucu İle Daha Çekici Görünün

Çene bölgesi yeterince çıkık değilse yani dudağa göre çok gerideyse bu durum çekici görünmenizin önüne geçebilir. Peki, çene estetiği bu durumda sizi memnun etmek için neler yapabilir? İster kısa, ister uzun süreli çene ucu dolgularını deneyebilirsiniz. Bu işlem sayesinde değişimi hissedebilir, eğer memnun kalırsanız kalıcı diğer yöntemlerden yani çene implantı işlemlerinden faydalanma yoluna gitmeyi deneyebilirsiniz.

Üstelik çene ucu dolgusu sandığınızdan daha da basit bir girişimdir. 15-20 dakikalık bir süre içerisinde tamamlanan işlem sonucunda hemen günlük yaşantınıza geri dönebilirsiniz.

Kalıcı bir çene estetiği için ise; çene ucu implantı işlemi doğru seçim olacaktır. Bu işlemden sonra dolguya nazaran iyileşme süreci biraz daha uzun sürecektir, ama mükemmel sonucu anında fark etmenizin yanısıra sonucun kalıcı olmasıda en büyük avantajı olacaktır.

Olur da aradan geçen yılların sonunda çene implantı (silikon yada medpor) çıkarılmasını isterseniz bu işlem de 20-25 dakika gibi kısacık bir süre içerisinde kolaylıkla gerçekleştirilebilmektedir.

Siz siz olun, çenenizi ihmal etmeyin, daha da güzelleşin !

Yaz Geliyor, Kol Sarkması Korkulu Rüyanız mı ?

By | Genel | Soru Sorulmamış

Yaz geliyor, cemrenin düşmesiyle birlikte güneş hafiften yüzünü göstermeye başlamışken biz de gözlerimizi yazlık kıyafetlerimize doğru çevirmeye başladık bile. Ama bazen çevirdiğimiz gözlerimizi devirmek zorunda kalabiliyoruz. Neden mi? Askılılar, elbiseler derken bir bakıyoruz ki her şey iyi hoş fakat bir de şu kol sarkması olmasa…

Kol bölgesinde bulunan deri ve deri altı dokusu diğer bölgelere kıyasla daha gevşek olduğundan zaman içinde yaşanan ciddi kilo artış ve azalışları, yaş ilerlemesi ya da zamana bağlı olarak, elde olmayan genetik faktörler vesilesiyle kol sarkmaları ve yağ birikimleri meydana gelebilmektedir.

Ne Yapmalı?

Bu tip durumlarda, eğer siz de kol sarkması ve yağ birikimlerinden şikâyetçiyseniz bir çözümünüzün de olduğunu unutmayın: Kol Germe Estetiği! Çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilen kol germe estetiği için uygulamada ortaya çıkacak kesi ve bölgenin uzunluğu elbette kişinin sahip oldu deformitenin derecesine göre değişim göstermektedir. Kol germe estetik ameliyatı, liposakşın, fazla derinin alınması ve destek dokunun sıkıştırılması ile cildin gergin bir yapıya kavuşturularak işlemin sonlandırılması olmak üzere üç safhadan oluşur. Derinin kalitesine bağlı olarak bazen liposakşın yada lazer lipoliz yada vaser tek başına yeterli gelebilirken bazen destek olması açısından kol germe estetiğine de ihtiyaç duyulabilmektedir. Liposakşını, kol toparlama estetiği yardımcı öğesi olarak kullanmamızın sebebi, daha az kanama yaratmasının yanı sıra daha fazla dokunun çıkartılmasına da destek olmasıdır. Liposakşının tek başına kullanımı ise daha genç yaştaki sınırlı bir hasta sayısında mümkün olmaktadır.  Estetik cerrahi uzmanı doktorunuzun yapacağı muayene sonrasında hangi yolun izleneceğine sizinle karşılıklı planlama sonucunda karar verilmesi en doğru yol olacaktır.

Kol Germe Estetiği Sonrası Sizi Neler Bekler?

Kol germe ameliyatı sonrasında bir süre boyunca kolunuzda gerginlik hissedeceğiniz ve kolunuzdaki bandaj ile kolunuzu kalp seviyesinden yüksekte tutmanızı gerektiren bir dönem geçireceksiniz. Kulağa hoş gelmese de bu süreç, kol sarkması nedeniyle yapılan işlem sonrasındakolunuzda oluşacak şişliğin kıssa sürede inmesini sağlamak için gereklidir. 10 günlük bir süre boyunca operasyon bölgesini zorlama ihtimali olan aktivitelerden kaçınmalısınız. Biz, kliniğimizde farklı bir surum söz konusu olmadığı takdirde ameliyat esnasında gizli dikiş kullanmayı tercih etmekteyiz ve dolayısıyla dikişlerin alınması gibi uğraşla karşı karşıya kalmazsınız.

Kol germe estetiği dendiği zaman en çok tereddüt yaratan şeylerden biri de ameliyat sonrasında ortaya çıkan izlerdir. Elbette bu izlerin ne derece uzun olacağını belirleyecek olan deformasyonun boyutudur ve sonuç herkes için aynı gelişmemektedir. Ancak önemli olan bu izlerin görünmeyecek bir biçimde koltuk altına ve kol altına gizlenmesi şeklinde planlamayı gerçekleştirebilmektir. Ayrıca izler, yaklaşık 1 yıllık bir süre içerisinde belirginliğini yitirerek ten renginize daha yakın bir noktaya gelmektedir. Buradaki tercih elbette, kol sarkması ve onun sebep olduğu sıkıntılarla yaşamaktansa görünmeyen ve zaman içinde belirginliğini yitiren bir izle yaşamanız arasında sizin tarafınızdan yapılacaktır.

Ben Aldırmak ! Alınamayacak Ben Yoktur !

By | Genel | Soru Sorulmamış

Benler, hemen hemen herkesin vücudunda bulunur ve vücutta bulunan benlerin dağılımı, azlık çokluk oranı ya da bölgesi kişiden kişiye değişim göstermektedir. Tıpkı bunun gibi, benler bazen insanları rahatsız ederken bazen de hoşa gider. Peki farklı renkler ve şekillerde karşımıza çıkan irili ufaklı bu benler gerçekte nedir? Derimize rengini veren ve melanosit dediğimiz hücrelerin bir araya gelmeleri yoluyla oluşturdukları doku parçalarına ben diyoruz.

Ben dediğimiz bu oluşumlar, bazen doğduğumuz günden beri bizimle olur bazen de ilerleyen bir süreçte ortaya çıkıverirler.

Benler hakkında bilmemiz gereken belki de en önemli şey, bazı benlerin insan yaşamını tehlikeye sokacak ölçüde kötü huyla ve hızlı bir biçimde yayılım gösteren malin melanoma yani kötü huylu bir deri kanseri oluşturma ihtimalleridir.

Hangi Durumlarda Benler Tehlike Oluşturur?

Kanser teşkil eden benler için ilk elden göz önüne alınması gereken kriterler şu doğrultudadır: İlgili ben sahibinin açık tenli, renkli gözlü olması; benin renk ve boyutlarında oluşan değişimler ya da kanama hâli; 6mm.den daha büyük boyuta sahip ve sınırları dağınık, kahverengi siyah karışımı benler; kahverengi siyah olduğu hâlde renginde açılma gerçekleşen benler ya da ailesinde daha önce malin melanoma maruz kalmış kişilerin sahip olduğu benler şeklinde sıralanabilmektedir.

Eğer yukarıda sıralamış olduğumuz kriterlerden bir ya da birkaçına sahipseniz kısa sürede bir plastik cerrahi yada dermatoloji uzmanı başvurularak ilgili benlerin takibinin sağlanması, şüphe oluşturanların ise plastik cerrahi uzmanı tarafından ben alınması yoluyla riskin ortadan kaldırılması en doğru seçeneklerdendir.

Halk arasında, benlerin alınması kansere yol açar gibi yanlış bir inanış vardır ancak mevcut durum, bunun tam tersidir. Yani yukarıda bahsetmiş olduğumuz kriterlere sahip benlerin esas alınmaması kansere yol açabilmekte ve hastanın hayatını tehdit edebilmektedir. Doğru olan, bu tip yanlış bilgilere itimat etmeyerek benlerinizi en kısa sürede bir plastik cerrahi uzmanına göstermeniz olacaktır.

Ben Aldırmak Nasıl Olur?

Benlerin alınması aslında oldukça kolay bir işleme dayanır. Benim büyüklüğüne ya da yayılımına göre değişim göstermekle birlikte, siz ağrı ya da acı bile duyamadan en fazla 10 dakika içerisinde ben alınabilmektedir.

Ben aldırmak dışında benler için lazer ya da yakma, dondurma gibi işlemler de yapılabilmektedir; fakat ekstra bir gereklilik içeren durumlar dışında biz, cerrahi yöntemlerin kullanılmasını daha sağlıklı buluyoruz. Bunu belirleyen ise şüpheli benlerin ölçüsüdür. Yani 2-3 mm.den daha büyük benlerin patolojik tahlili açısından alınarak patolojiye gönderilmesi gerekmektedir. Fakat ilgili ben, 1-2 mm.den küçükse lazerle yakma yöntemi tercih edilebilir.

Ben Tedavisi Sonrası İz

Cerrahi olarak ben aldırmak sonrasında oldukça zor fark edilebilecek ölçüde ince izler kalabilmektedir fakat bu izin ölçütünü belirleyecek olan; benin ölçüsü, bölgesi ve plastik cerrahi uzmanının uygulama biçimi olacaktır. Yine de unutmamak gerekir ki hayatı tehlike söz konusu olan durumlarda iz, en son düşünülecek konu olmalıdır.

Ayrıca, yalnızca  oluşturan benler değil; yalnızca estetik açıdan orada bulunmasından rahatsızlık duyduğunuz benler de alınabilmektedir ve bu işlemin hiçbir sakıncası yoktur.

Permalip ile Kalıcı Dudak Estetiği

By | Genel | Soru Sorulmamış

Güzel bir yüz dediğimizde aklımıza gelen en önemli öğelerden biri de estetik dudaklar.  Özellikle de dolgun, çekici ve yüzün orantısı ile uygun alımlı dudaklar… Pek çok kadın için böylesi dudaklara sahip olmak önemlidir. Peki, buna sahip olmak çok mu zor? Hayır, kesinlikle değil. 5-10 dakikalık bir süreç içerisinde tüm bunlara kalıcı dudak estetiği sayesinde sahip olabilir ve yaşamınıza kaldığınız yerden ama mükemmel dudaklarla devam edebilirsiniz. Nasıl mı? Tabiki dudak dolgusu bu noktada aklımıza gelen ilk yöntemi ancak bazen dolgu geçici olması sebebi ile yeterli gelmeyebilir ve kişi, kalıcı dudak dolgusu tercih etmek isteyebilir. İşte, tam bu noktada permalip devreye giriyor. Ancak, bu demek değildir ki geçici dudak dolgusu uygulanmadan Permalip uygulanamaz. Geçici dolgu hiç denenmeden de Permalip uygulaması gerçekleştirilebilir elbette. Geçici dudak dolgusunun öncelikle denenmesinin avantajı, hastalara ne istediklerinden emin olma imkanı tanımasıdır.

Permalip, teknik olarak silikon bir dudak implantıdır ve kalıcı dudak büyütme tercih eden herkese en çok da dudak dokusuna uygun nitelikle bir üründür. Daha derine inmek gerekirse güveninizi kazanması açısından Permalip’in FDA onaylı olduğunu belirtmekte de fayda var. Ne demek FDA onayı? FDA onayı, ABD’de ürün güvenilirliği testinden geçerek onaylanmış ve kullanımına izin verilmiş olduğu anlamına gelir ki bu da Permalip’le ilgili hiçbir endişe duymanıza gerek olmadığının en önemli gerekçelerinden sayılmaktadır. Güvenilirliğinin bir diğer sebebi de Permalip’in silikon yapısının tek parça olması ve dolayısıyla patlama, akma ya da dağılma gibi olumsuz sonuçların imkansız olması durumudur.

Permalip İle Kalıcı Dudak Büyütme Nasıl Gerçekleştirilir?

Permalip ile kalıcı dudak estetiği işlemi, ağız köşesinden yapılan mini kesiler yardımıyla implantın dudak dokusu içerisine yerleştirilmesi prosedürüne dayanır. İşlem sırasında lokal anestezi uygulandığından hasta, herhangi bir ağrı ya da acı hissetmez. Yaklaşık olarak 20 dakikalık bir süre içerisinde tamamlanan operasyondan sonra dudaklarda kısmi bir ödem görülse dahi dilenirse sosyal yaşama kalınan yerden devam edilebilir. Bu şişliklerde çok kısa süre içerisinde inecektir.

Permalip ile kalıcı dudak büyütme işleminden sonra dikkat etmeniz gerek tek şey kalıcı dudak estetiği işleminin keyfini çıkarmak olacaktır 🙂

Permalip Dudak Silikonu Çıkartılabilir mi?

Neredeyse imkansız ama hadi diyelimki permalipi sevmediniz yada alışamadınız. Permalip’in pek çok avantajından biri de oldukça kolay bir biçimde, yine ağrı ya da acı hissedilmeden, istenildiği takdirde sadece 1-2 dakikalık bir işlemle çıkartılabilmesidir, hemde eski dudaklarınıza dönerek 🙂

İple Yüz Gençleştirme Estetiği Mucizemidir ?

By | Genel | Soru Sorulmamış

Ameliyat olmadan da kısa süre içerisinde kırışıklık ve sarkmalarınızdan kurtularak gençleşebileceğinizi söylesek ne derdiniz? Evet, aynen öyle. Hem de en çok 1 saatin sonunda sosyal yaşamınıza kaldığınız yerden devam edebileceğiniz bir gençleşme şöleni: iple yüz gençleştirme estetiği, iple yüz germe ya da iple yüz askılama ! Eğer bu iş için doğru hastaysanız işlemin sonunda memnun kalmama ihtimaliniz yok.

iple yüz gençleştirme estetiği iki farklı biçimde uygulanabilmektedir. Yüzün eriyen iplikler yardımıyla doku uyarılmasına sebep olan ve bu vesileyle de ortaya yüzde sıkılaşma sonucunu çıkartan ilk versiyon ile daha ince dikişler yardımıyla geçici bir cilt sıkılaşması sağlayan ikinci yöntem.

Her iki yöntem de yüzünüze uygulanan uyuşturucu kremler ve özel soğutucular yardımıyla uygulama esnasında ağrı hissetmeyeceğiniz yöntemlerdir. İple yüz estetiği sonrasında morluk görülmez. Geçici bir ödem oluşabilir ancak bu da takriben 4-6 saat aralığından tamamen ortadan kaybolacak bir detaydır.

Ayrıca iple yüz gençleştirme estetiği; dolgu, botoks, mezoterapi, fraksiyonel lazer gibi diğer yüz gençleştirme yöntemleriyle birlikte kullanıldığında etkisi çok daha tatmin edici seviyelere çıkabilmektedir ve unutmamanız gereken en önemli şey ise, iple yüz estetiği işleminin yüz anatomisi konusunda profesyonel ve estetik bilgi birikimi ile bakış açısına sahip estetik cerrahi uzmanı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğidir.

İple Yüz Gençleştirme İçin Uygun Aday mıyım?

Eğer yaşınız 55’in altındaysa ve yüzünüzdeki sarkmalar çok daha naif bir çizgideyse ve bu yöntemden sıra dışı sonuçlar elde etmeyi beklemiyorsanız evet, iple yüz germe estetik uygulaması için uygun bir aday olma ihtimaliniz oldukça yüksek olabilir. Yaşınız daha yüksekse elbette bu işlemden bir sonuç elde edersiniz, hatta daha ileri yaşta olup bu işlemi çok seven yüzlerce hastamız olduğunu söyleyebiliriz, ancak elbette beklentinin çok yüksek olmaması koşuluyla. Unutmamak gerekir ki iple yüz gençleştirme estetiği bir sihir değil, iyileştirici bir yöntemdir. Tüm bunlar dâhilinde doğru cevabı almak için yapılacak en doğru şey, estetik cerrahınız ile detaylı bir analiz içeren görüşme yapmanız olacaktır.

İple Yüz Gençleştirme Estetiği Kalıcılığını Ne kadar Süre Korur?

Bu yöntemin kalıcılık süresi kişilere ve uygulamaya göre değişim gösterebilmektedir; ancak çoğu zaman iple yüz germe estetiği 18-24 aydan daha uzun süreler kalıcılığını koruyabilmektedir.

Morluksuz Burun Estetiği ile Tanışmaya Hazır mısınız

By | Genel | Soru Sorulmamış

Mini burun estetiği dendiğinde ilk olarak heyecanlandırması gereken konu şu olsa gerektir bize; burun şeklinizi kalıcı bir biçimde değiştirilebilmesi, morluk, tampon ya da şişlik problemlerinin olmaması. “Ooo, tamam tamam bunlar yetti bile!” dediğinizi duyar gibiyiz. (= O hâlde morluksuz burun estetiği hakkında daha geniş bir bilgi edinmeyi de istiyorsunuz demektir. Buyurun:

Nedir Bu Mini Burun Estetiği?

Önce ismiyle başlayalım efendim, mini burun estetiğinin bir diğer adı da mini rinoplasti dir. Mini burun estetiği, burun ucunun yukarı doğru kaldırılmasını hedefler. Küçük ve burun deliği içinden gerçekleştirilen bir kesi yardımı ile burun ucu kıkırdaklarına ulaşılması ve bunların yukarı doğru kaldırılması işlemlerini içinde barındıran bu işleme kapalı burun estetiği de diyebiliriz, yukarıda da bahsettiğimiz gibi işlem konusundaki en büyük alkışını bu derece başarılı bir sonuca 1-1,5 saatlik bir süre içerisinde ulaşabilmesi ile hak ediyor.

Morluksuz Burun Estetiği İhtiyacınız Olup Olmadığına Nasıl Karar Vereceksiniz?

Öncelikle bu konuda sizin kararınızdan daha önemli olanın bir uzman görüşü almak olduğunu unutmamalı ve bu konuda çekinceleriniz varsa uzman bir estetik cerrah ile durumu ayrıntılı olarak tartışmanızı öneriyoruz; ancak iş bu aşamaya gelmeden önce burnunuzun ucunu yukarı doğru tuttuğunuzda kendinizi daha güzel buluyorsanız, aynadaki aksinizden daha memnun kaldıysanız da mini burun estetiğini denemek istiyor olabilirsiniz. Tabii ki eğer burnunuzla ilgili burada bahsetmiş olduğumuz burun ucu kaldırma işleminden daha büyük problemler olduğuna inanıyorsanız yine alanında uzman doktorumuzla görüşerek size en uygun operasyon konusunda fikir birliğine varmanız daha sağlıklı olacaktır.

Mini Burun Estetiği: Avantajları ve Dezavantajları

Buraya kadar okumuş olduklarınızdan da çıkarım yapabileceğiniz gibi; morluksuz burun estetiği en önemli avantaj, probleminizi çok kısa sürede çözüyor oluşu ve bunu yaparken de sizi standart cerrahi operasyonlarda yaşanan şişlik, morluk, tampon gibi birtakım olumsuzluklardan uzak tutuyor oluşudur. Düşünün bir kere, hem istediğiniz gibi bir burun ucuna kavuşuyorsunuz hem de hop diye normal yaşamınıza devam edebiliyorsunuz. İnsanların sizdeki değişikliğin sebebini anlayabilecekleri kadar zamanları bile olmayacaktır.

Burun ucu estetiği herhangi bir dezavantajı barındırmamakla birlikte tek handikabı, burnunuzla ilgili daha büyük değişiklikler tercih ediyorsanız bu noktada tam bir burun estetiği ameliyatı na ihtiyaç duyacağınızdır.

Ameliyatsız Yüz Gençleştirme: Bütüncül Kombinasyonlar

By | Genel | Soru Sorulmamış

Çoğu zaman aynaya baktığımızda daha genç görünebilmek için kendimizde birtakım eksiklikler buluruz; ancak bunu yaparken kendimizi bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeyi de ihmal etmiş oluruz. Örneğin, deriz ki; “Keşke göz çevresi kırışıklıklarım olmasa!” ya da “Yüzümdeki sarkmalardan kurtulsam oldukça genç görünebilirim.” Ancak estetik olgulara uzmanlıkla bakan bir göz,ameliyatsız yüz gençleştirme uygulamalarında verimli ve başarılı sonuçlar ortaya konulabilmesi için yüzde bulunan tek bir noktaya odaklanmak yerine bütüncül bir bakış açısı geliştirmesi gerektiğini bilir.

Bunu şu şekilde daha anlaşılabilir bir hâle getirebiliriz; diyelim ki estetik cerrahi olanaklarından burnunuz için faydalanmayı düşünüyorsunuz, olabilir ancak doktorunuz yalnızca burnunuza odaklanmaz. Onu, alanında uzman yapan ve sizi de memnun kalacağınız sonuçlara ulaştıracak olan doktorunuzun bu noktada alnınız, burnunuz ve çeneniz arasındaki oranları ve bunların kendi içindeki dengesini gözeten bir bakış açısı ile duruma yaklaşmasıdır.

Ameliyatsız yüz gençleştirme söz konusu olduğunda yaşlanmanın evrelerinin olduğu ve tercih edilecek uygulamanın da bu evreler dahilinde geliştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Evet, bazen tek bir işlem sorunu çözmede yeterli olabilir fakat bazen birçok işlemin bir arada uygulanması gerekebilmektedir. Bu noktada şuna odaklanmak gerek, yüz germe işlemi ile 10 aş gençleşebilirsiniz ama bu işlem için doğru evrede iseniz. Yani, tek bir işlem ile 50’li yaşlarınızın görüntüsünden sıyrılıp çok daha genç bir görüntüye kavuşmanızı beklemek biraz hayalperest bir tutum olacaktır. İşte bu tip durumlarda dolgu, botoks, iple askı tekniği ve mezolifting gibi işlemlerin biri ya da daha fazlası doktorunuzun tavsiyesi dahilinde aynı anda uygulanabilir.

Dolguyla Yüz Estetiği Size Ne Sağlar?

Dolguyla yüz estetiğinin sizin için sağlayacağı en önemli avantaj, 10 dakika gibi kısacık bir süre zarfında 10 yıl gençleşebilecek kadar geriye gitmenize yardımcı olmasıdır. Vücudunuzla tamamen uyumlu olan estetik yüz dolgusu, ilgili bölgedeki dokuya enjekte edilir ve hem sarkmaların hem de kırışıklıkların ortadan kaldırılması sağlanır. Tabii burada da daha önce bahsetmiş olduğumuz bütüncül yaklaşımı unutmamak oldukça önemli. Yani gözaltı çukuru, elmacık kemikleri, yanaklar, orta yüz volümü gibi yüzünüzü ilgilendiren her konu dikkate alınarak hareket edilmelidir.

Peki ya Botoks?

Botox için dolgu gibi popüler ve sık başvurulan yüz gençleştirme yöntemlerinden biri olmasını sağlayan yine en avantajlı gerekçe, en çok 10 dakika içerisinde gerçekleştirilebilen ve çizgi, kırışıklık, mimik kalıntıları gibi rahatsız edici tüm kusurlardan kurtulmanızı sağlamasıdır. Botoks ile:

-Göz çevresi ve gözaltı kırışıklıkları,

-Kaş arası kırışıklık ve çizgileri,

-Alın çizgileri,

-Dudak üstü çizgi ve kırışıklıkları ortadan kaldırılabilirken; ağız köşelerindeki üzgün ifade giderilebilir, kaşlarınız bir miktar yukarı kaldırılabilir, boyun bölgesinde ortaya çıkan bantlar hafifletilebilir ya da silinebilir, sert bakışlar yumuşatılabilir. Yani kısacası botoks da bütüncül bir uygulama için size hemen hemen tüm imkânları tanımaktadır.

İple Ameliyatsız Yüz Gençleştirme

iple yüz askılama işleminde; ameliyatsız bir biçimde yüzün tamamında ortaya çıkan sarkmaların önü alınırken yüz ovalinin bile yeniden oluşturulmasını mümkün kılıyoruz. Dahası; kaşların yukarı kaldırılması, yanak ifadesinin belirgin ve dolgun bir hâle getirilmesi, çene konturunun belirginleştirilmesi gibi pek çok problemin çözüme ulaştırılması sağlanabilmektedir. Happy lift, siluette soft, spring lift, coq lift gibi farklı isimlerle ve tekniklerle lanse edilen bu işlemlerde başarı oranı son derece yüksek ve sonuçlar yüz güldürücü.

Mezolifting

Mezolifting dendiğinde aklımıza gelmesi gereken ise; cildimizin ihtiyaç duyduğu fakat dışarıdan sağlayamadığı vitamin, mineral ve birtakım önemli yapıtaşlarının enjektesi yoluyla yüz bölgesinde hızlı ve kalıcı bir yenilenme elde edilmesidir.

Güçlü, sağlıklı, parlak bir cilt isteyenler için vitamin enjektesi yada somon dna birebir çözümler sunan estetik uygulamalardan biridir.

Bütüncül bir güzellikle kalmanız dileğimizle…(=

Liposakşın Faydaları Sadece Estetik mi ?

By | Genel | Soru Sorulmamış

Çoğu insan estetik açıdan çekici bir vücuda sahip olabilmek ister. Bunu sağlayabilmenin pek çok yöntemi olmakla birlikte bazen diyet, spor gibi yöntemlerden verim alınamayabilir. İşte liposakşın sayesinde ne yaparsak yapalım bir türlü kurtulamadığımız ve o kaybolmak bilmeyen bölgesel yağlanmadan kurtulmak mümkündür. Basitçe özetlememiz gerekirse liposakşın, vücudunuzda bulunan yağların bölgesel olarak tek bir alanda toplanmasının önünü alır ve bölgesel zayıflama sayesinde size estetik açıdan rahatsız edici olmayan bir form sunar.

Peki, liposakşının farklı faydaları da var mıdır? Evet, vardır. Kanımızda bulunan kötü kolesterol ve kalp hastalıkları arasındaki ilişkiye de etkisi olan lazer liposakşın sayesinde kötü kolesterol oranı düzenlenmiş hastaların kandaki trigliserit seviyelerinin yarı yarıya azaltılabilmesi de sağlanmaktadır. Bu sonuç ise hastaların kalp krizi, inme gibi geleceğe yönelik tehditler açısından daha korunaklı bir bölgede bulunmalarına yardımcı olabilir. Yani vakumla yağ çekme ameliyatı yalnızca bedensel görünümümüzü estetik açıdan çekici bir hâle getirerek psikolojik açıdan özgüvenimizi yükseltmekle kalmıyor bir de üzerine sağlığımızı tehdit eden yağ kitlesinden arınmamıza da yardımcı oluyor.

Vakumla Yağ Çekme Ameliyatı Vücudun Hangi Bölgelerinde Uygulanabilir?

Liposakşından faydalanan kadınların en sık başvurduğu tedavi bölgeleri; karın, göğüsler, kalçalar, uyluk bölgeleri, diz, kollar, yanaklar ve boyunken erkeklerde bu bölgeler; çene, karın ve boyun bölgesi ile göğüsler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Vakumla Yağ Çekme Ameliyatı Sonrasında Sizi Neler Bekliyor?

Öncelikle hemen söyleyelim, içiniz rahatlasın; yağ emme ameliyatı sonrasında artık eskisi gibi morluk, şişme gibi problemlerle karşılaşma seviyeniz oldukça düşük. Üstelik çok yoğun faaliyetler sergilememeniz şartıyla liposakşın uygulamasından birkaç gün sonra günlük yaşamınıza geri de dönebilirsiniz. Vakumla yağ çekme ameliyatı esnasında ortaya çıkan minik kesiler ise; en geç bir hafta içerisinde iyileşirken en geç bir yıl içerisinde de gözle görünmeyecek şekilde ortadan kaybolmaktadır.

Liposakşından Sonra Tekrar Bölgesel Yağlanma Problemi ile Karşılaşır mıyım?

Lazer liposakşın neticesinde rahatsız olunan bölgedeki yağ hücrelerinin neredeyse tamamı ortadan kalkmaktadır. Kilo almanız elbette bu bölgede olmasa bile vücudunuzun farklı bölgelerinde yağlanmaya sebep olabilir ancak burada bahsettiğimiz kilo artışı 3-4 kilo değil, aşırı kilo alımı gibi durumlardır. Bu yüzden yine de vücudunuzun şeklinden memnun kalmaya devam edebilmeniz için kontrollü bir kiloya sahip olma konusunda dikkat etmenizde fayda olacaktır.

Unutmamak gerekir ki vakumla yağ alma ameliyatı uygulaması bir kilo verme yöntemi değil, rahatsızlık duyduğunuz bölgesel yağlanmalardan kurtulma yöntemidir. Eğer bu tip bir problemle karşı karşıyaysanız liposakşın size uygun olanı verecektir.

Akşama spordasınız, jinekomasti ameliyatı !

By | Genel | Soru Sorulmamış

Estetik cerrahi dendiğinde her ne kadar akla ilk olarak kadınlar gelse de bu alan yalnızca kadınların değil, erkeklerin problemlerini çözme konusunda da oldukça başarılı sonuçlara imza atmış bir alandır. Örneğin; jinekomasti, yani erkek memesinin kadınlarda da olduğu gibi bir boyuta sahip olması durumu ya da bir diğer deyişle olması gerekenden daha büyük olması. Estetik açıdan kadınlarda ön planda bulunuşu göze hoş gelen meme, erkeklerde olağandan büyük formlara sahip olduğunda aynı hoşlukla karşılanmamakta, hatta yadsınmaktadır.

Jinekomasti problemi ile karşı karşıya kalan pek çok erkek, haklı olarak bu durumdan rahatsızlık duymakta ve bundan kurtulmak istemektedir. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi estetik cerrahi, jinekomasti ameliyatı yardımı ile erkeklerin bu problemden kurtulmasına yardımcı olabilmektedir.

Erkek memesi niye büyür?

Gelişme döneminde hormonal sebeplerle erkek memesi de büyüme, şişkinlik ve normalden daha hassas bir süreç yaşanması olağan karşılanmaktadır; çünkü bu karmaşa gelişim de etkisiyle hormonlarda gerçekleşmektedir. Fakat bu durumun geçici olması ve ergenlik döneminden sonra normale dönmesi gerekirken kalıcı bir biçimde karşımıza çıktığında bu duruma verdiğimiz isim, jinekomastidir.

Aynı zamanda, ergenlik döneminde kilo açısından normalin üzerinde bir seyir sergileyen erkeklerde bu durumun ortaya çıkışı diğer erkeklere nazaran daha yüksek bir oranda olmaktadır. Bazen de jinekomasti; hormonal sebepler, testis tümörü ya da kullanılan birtakım ilaçların yan etkileri gibi sebeplerle karşımıza çıkmaktadır.

Elbette gerçek sebebi belirlemek için alanında uzman bir doktorun analizine başvurmak çok daha sağlıklı bir yöntem olacaktır. Çeşitli görüntüleme teknikleri, hormon analizleri ya da hastanın detaylı öyküsü yolları ile hem jinekomastinin ortaya çıkış gerekçesi belirlenebilir hem de hasta, meme büyüklüğünün hangi evrede olduğu üzerinden nasıl jinekomasti tedavisi süreci ile karşı karşıya olduğu konusunda detaylı bir bilgi edinme imkânına sahip olabilir. Ayrıca her ne kadar klasik jinekomasti, gelişme döneminde ortaya çıkıp devam eden bir sürece sahip olsa da bazen farklı gerekçelerle ortaya çıktığında ileri yaşlarda da görülebilmektedir.

Jinekomastinin Çeşitleri Nelerdir?

Jinekomasti, büyüklüğü neticesinde gruplara ayrılmaktadır ve bunlar:

-Kısıtlı bir ölçüye sahip olan ve ilgili deride herhangi bir gevşeklik ya da sarkma barındırmayan birinci evre,

-İri bir kadın göğsü büyüklüğünde olan; ancak yine de sarkma barındırmayan ikinci evre,

-Hem irilik hem de deride gevşeklik barındıran üçüncü evre,

-Son olarak tam bir kadın göğsü kıvamında olan dördüncü evre olarak sıralanabilmektedir.

Ameliyat Süreci

Jinekomasti ameliyatı 17 yaşından itibaren yapılabilmektedir. Yöntem olarak liposakşın ve/veya meme bezinin çıkartılması işlemleri, jinekomastinin evresine göre uygulanabilmektedir.

Birinci evrede bulunan jinekomasti, liposakşın yada lazer liposakşın yöntemi ile kolaylıkla çözümlenebilirken meme bezinin belirginlik taşıdığı ileri seviyelerde jinekomasti ameliyatı ile bazen meme bezi küçültüebilir, bazen de duruma göre alınabilir. Çok ileri durumlarda ise meme dokusuyla birlikte deri dokusununda çıkarılmasını gerektirecek işlemler uygulanır.

jinekomasti ameliyatı sonrasında , çoğu zaman hastalarımız aynı gün evlerine dönebilirler; fakat dördüncü evre jinekomastide dikiş de söz konusu olduğundan hasta bir günlüğüne misafirimiz olduktan sonra evine gönderilmektedir.  Ayrıca ameliyattan sonra kendinizi çok yormayacak hafif ölçekli aktivitelere de yönlenebilirsiniz.

Unutmayın, kadınsı meme dokusu taşımak zorunda değilsiniz!

Menu