Ayak Bileği Estetiği

Ayak_Bilegi_Estetigi

Ayak Bileği Estetiği 

Estetik cerrahi bilimi artık sınır tanımıyor, neredeyse vücudumuzun her bölgesinde daha estetik görünmesini istediğimiz her dokuda değişiklik yapabiliyor. Estetiğin aslında insan ruhunu besleyen en önemli unsur olduğunu düşündüğümüzde, saçlarımızdan ayak ucumuza kadar estetik görümüzü bozan her dokunun iyileştirilmesi aslında pek de olağan dışı gelmiyor.

 

 

Niçin ayak bileği estetiği yapılır?

Estetiği bütünsel bir yaklaşımla ele aldığımızda, çok güzel bir vücut yapısını ya da estetik açıdan güzel kabul edilecek bir bacak görünümünü şekilsiz, kalın bir ayak bileği bozabiliyor. Bu durumda elbette ayak bileği bölgesinin inceltilmesi veya yağ enjeksiyonu ile bacak yapısıyla uyumlu hale getirilmesi sağlanabiliyor.

Ayak bileği estetiği nasıl yapılır?

Estetik açıdan bakıldığında bacak yapısının alt kısımlara doğru orantılı bir biçimde incelme göstermesi ve sonra genişleyerek ayak yapısını oluşturması beklenir. Bazen bu uyum bozulur ve ayak bileği çevresi fazla kalın görünebilir. Söz konusu kalınlığı oluşturan yağ dokusu çok ince kanüller ile liposakşın yapılarak dikkatlice eritilebilir. Benzer şekilde bazen ayak bileği bölgesi çok ince ve orantısız olabilir, bu durumda se yapılması gereken çok ince kanüllerle yağ enjeksiyonu yapılmasıdır.

Ayak bileği bölgesine yapılan liposakşının özelliği var mıdır?

Ayak bileği bölgesinde özellikle birtakım damar ve sinir yapıları yönünden zengindir. Bu sebeple yapılacak liposakşının çok ince kanüller yardımıyla ve dikkatlice yapılması gerekir.

Ayak bileği estetiği nde bilek bölgesi dışındada estetik uygulama olurmu?

Esasen amaç estetik yönden uyumlu ve orantılı bir bacak-ayak bileği-ayak geçişi elde etmek olduğu için, gerektiğinde bacak bölgesine liposakşın ve yağ enjeksiyonlarıyla orantılı ve uyumlu görünüm sağlanır. İhtiyaç durumlarında bacak bölgesine yerleştirilen silikonlar ile bacak estetiği yapılabilir.

Yine bu bölgede özellikle ayakta görülen ve bir tür epitel kalınlaşması olan “nasır” yapılarının, ablatif lazerler ve cerrahi yöntemler ile ortadan kaldırılması ve tedavi edilmesi, hem fonksiyonel hemde estetik amaçlı yapılan girişimlerdendir.

Ayak tırnaklarında rastlanılan tırnak mantarı nın, estetik açıdan önemli bir sorun olduğu düşünüldüğünden Nd-YAG lazer ile yapılan tırnak mantarı tedavisi bu kapsamda ayak estetiğinin bir parçası olarak düşünülmelidir.

Ayak bileğine yapılan liposakşında iz kalır mı?

Çok ince kanüller yardımıyla uygulama yapıldığından 1-2 mm lik izler olacaktır, ancak bu izler yara iyileşmesi tamamlandığında, neredeyse farkedilemezler.

Ayak bileği estetiği sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Ayak bileğinde yapılacak işleme bağlı olarak ve ayak dokusunun genel karakteri itibariyle, ödem olarak isimlendirdiğimiz şişme en sık görülen durumdur. İstirahat halindeyken ayakların 2 hafta süreyle yüksekte tutulmasına özen gösterilmesi, varis çorabı ve benzer korseler kullanılması, ayakta hareketsiz kalmamaya özen gösterilmesi oldukça önemlidir.

Ayak bileği estetiği için nasıl bir anestezi tercih edilir?

İşlem hastanın durumu ve yapılacak işlemlere bağlı olarak lokal anestezi, belden yapılacak  anestezi ve genel anestezi ile yapılabilir. Ayak bileği estetiği genellikle hastanede yatmayı gerektirmez.

Liposakşın

 

Liposakşın ile vücudunuzu şekillendirelim !

Liposakşın tekniği temelde vücutta şekil bozukluğuna yol açan yağ birikintilerinin ince kanüller yardımıyla ve dokuya zarar vermeden vücuttan alınması ve vücut görünümünün estetik açıdan güzelleştirilmesi işlemidir.

Son yıllarda teknikte artan deneyim ve kullanılan kanüllerin çok daha az travmatik olması ile son derece güvenli bir şekilde istenmeyen yağları vücuttan uzaklaştırabiliyoruz.

Yöntem sadece yağın vücuttan uzaklaştırılması olarak görülmemelidir, çünkü aslında bu işlem yağ dokusunu, dolayısıyla vücudu yeniden şekillendirme işlemidir.

Burada cerrahın sanatsal görüsü, güzellik anlayışı ve deneyimi önem kazanmaktadır. Kullandığımız kanülün adeta bir heykeltıraşın spatulası misali dokuları yeniden şekillendirdiği düşünüldüğünde, yapılan işlemin sadece yağ çekmekten ibaret olmayacağı kolayca anlaşılacaktır.

Bu noktada liposakşın işleminde cerrah seçiminin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkmaktadır, çünkü cerrahınızı değil, aslında vücudunuza şekil verecek sanatçıyı seçmektesiniz.

Hangi bölgelere liposakşın uygulanabilir?

Yüz ve boyun dâhil olmak üzere karın, ayak bileği, kol, göğüsler gibi vücudun tüm bölgelerine liposakşın uygulanabilmektedir.

Tek başına bir vücut şekillendirme yöntemi olarak kullanılabileceği gibi, karın germe, meme küçültme, boyun ve yüz germe gibi diğer estetik cerrahi işlemlerinde yardımcı yöntem olarak sıklıkla liposakşını kullanmaktayız.

Hatta almış olduğumuz yağ dokusunu vücudun ve yüzün ihtiyaç olan bölgelerine enjekte ederek şekillendirme işlemini çok daha etkin bir şekilde gerçekleştirebilmekteyiz.

Liposakşın işleminde çekilen yağlar kullanılabilir mi?

Tabiki liposakşın işleminde alınmış olan yağları, saflaştırıp homojenize ederek yağ hücresi ve kök hücreden zengin bir halde ihtiyacımız olan vücut kısımlarını doldurmak, şeklini düzeltmek veya hacim kazandırmak için kullanabilmekteyiz.

Bazen göğüs büyütme amacıyla kullandığımız bu yağlar, ihtiyaç halinde kontur düzensizliklerini düzeltmek için enjekte edilmekte ya da yüz bölgesinde gözaltı çukuru ve oluğunu doldurmak, elmacık kemiklerini belirginleştirmek ya da dudak büyütmek amacıyla çok başarılı ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Yüze yapılan yağ enjeksiyonlarının gençleştirici etkisi var mıdır?

Bu konu özellikle son yıllarda estetik cerrahi gündemini sıkça tartışılmaktadır. Yapılan pek çok çalışmada gösterilmiştir ki yağ dokusu kök hücre dediğimiz tüm hücre ve organların öncüsü sayılan ve müthiş bir yenilenme kapasitesine sahip olan hücrelerden son derece zengindir.

Dolayısıyla alınmış olan yağ dokusu uygun şekilde saflaştırıldığında ve dokuya enjekte edildiğinde o bölgeye çok miktarda kök hücre enjekte edilmiş olacaktır.

Tabiki bu enjeksiyonlar o bölgenin yenilenme ye yapılandırılmasında önemli bir etkiye sahip olmaktadır. Yüze yağ enjeksiyonu yaptığımız pek çok hastamızdan bu olumlu sonuçları kolayca tespit etmekteyiz.

Ancak bu tedavi hiçbir zaman bir kök hücre tedavisi değildir, zira kök hücrelerin dokudan ayrıştırılması ve çoğaltılması doku kültürlerinde yapılabilecek son derece komplike bir işlemdir.

Kök hücre tedavisi ile ilgili olarak deneysel çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir ve önümüzdeki yıllarda pek çok kronik hastalığın tedavisinde bu yöntemle çok olumlu aşamalar kaydedileceği aşikardır.

Bu durumda basın ve medyada görmekte olduğumuz “kök hücre tedavisi ile gençleştirme” tarzındaki ifadelerin, bilimsellikten uzak ve maalesef tamamen ticari kaygılar içeren ifadeler olduğu kolayca anlaşılmaktadır.

Liposakşın işleminden sonra dokuda düzensizlikler olur mu?

Liposakşın işleminden sonra dokuda düzensizlik olma ihtimali tabiî ki vardır. Bu sebeple adeta bir heykeltıraş yaklaşımıyla yapılacak bu işlemin, çok büyük bir özen ve dikkatle yapılması gerekmektedir.

Liposakşın işleminde dikkat edilmesi gereken noktalara gereken hassasiyet gösterildiğinde, deneyimli bir estetik cerrahın bu türden sıkıntılar yaşama ihtimali oldukça düşüktür.

Liposakşın işlemi lokal anestezi altında yapılabilir mi?

Liposakşın işlemini genellikle lokal anestezi altında ve hafif sedasyon dediğimiz yarı uyur durumda rahatlıkla gerçekleştirebilmekteyiz.

Bu yöntemde hasta işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissetmeyeceği gibi, genel anesteziye ait bazı komplikasyon ihtimallerinden tamamen uzaklaşmakta ve işlem sonrası birkaç saat içerisinde taburcu edilmektedir.

Böylelikle liposakşın yapılan alanın genişliğine bağlı olarak ertesi gün hatta aynı gün içerisinde sosyal yaşantınıza dönebilmektesiniz.

İşlem sonrasında iz kalır mı?

Liposakşın sonrasında sadece kullandığımız kanüllerin genişliği ölçüsünde 1-2mm lik izler kalmaktadır. Bu izler vücudun kıvrım bölgelerine yerleştirildiği için yara iyileşmesi tamamlandıktan sonra fark edilmeleri neredeyse imkânsızdır.

Bu kadar küçük izler ile vücut şekillendirme işlemlerinin yapılabilmesi yöntemin bizlere sunduğu en önemli avantajdır.

Liposakşın sonrasında normal yaşantıma ne zaman dönerim?

Lokal anestezi altında yapılacak işlem sonrasında birkaç saat içerisinde hastaneden çıkarak evinize dönebilirsiniz. İşlemden sonra yaklaşık 4 hafta süreyle kullanacağınız vücudu saran elastiki giysiler veya korse benzeri materyaller size verilecektir.

İlk 2 haftadan sonra masaj tedavileri veya kliniğimizde kullandığımız Venüs Freeze MP2 benzeri cihazlar ile hem derinin kendini toparlama süreci hızlandırılacak hemde olası düzensizliklerin önüne geçilmiş olacaktır.

3-4 gün sonrasında sportif amaçlı yürüyüşler, 2 hafta içerisinde ise daha ağır egzersizlere başlayabilirsiniz. İşinize dönme süreci ise sizin kişisel özelliklerinize ve liposakşın yapılan alanın genişliğine bağlı olarak değişecektir.

İşlem sonrası ertesi gün işine başlayan hastalarımız yanı sıra 1 haftalık bir dinlenme sürecine ihtiyaç duyanlarda vardır. Bu durumda ortalama 3 ila 5 gün arası bir süreye ihtiyacınız olduğunu söyleyebiliriz.

Liposakşın sonrasında kesin sonucu ne zaman göreceğim?

Liposakşın sonrasında doku şişliklerinin inmesi ve derinin kendini toparlaması için gereken süre enaz 3 aydır, dolayısıyla kesin sonuca ulaşmak için en azından 6 ay beklemeniz gerekecektir.

Bu süreçte özellikle ilk 1 ay içerisinde şişliklerin hızla indiğini ve 1 aydan sonra her geçen gün istediğimiz görünüme daha da yaklaştığımız bir sürecin bizi beklediğini unutmayınız.

Jinekomasti

Jinekomasti Tedavisi

Jinekomasti Kader Değildir: İzsiz Jinekomasti Tedavisi

Erkeklerin çeşitli sebeplerle göğüslerinin kadınsı bir biçimde büyük olmaları durumuna erkeklerde göğüs büyümesi veya jinekomasti denir. Hormonsal, kilo veya başka nedenlerle ortaya çıkan ve bir çok erkeğin günlük yaşamında ve sosyal hayatında ciddi olumsuz etkileri olan jinekomasti için estetik cerrahi çözümler sunulabiliyor. Jinekomasti problemi yaşayan erkeklerin öncelikle söz konusu meme büyümesi durumunun nedeni hakkında bilgi edinmek üzere muayene olmaları öneriliyor. Ardından jinekomasti estetiği ile kabuslarından kurtulmaları çok kolay.

Jinekomasti sebebi ne olursa olsun, doğal olarak bir erkeğin psikolojisini olumsuz yönde etkileyen estetik problemlerden biridir. Jinekomasti nedeniyle yazın plajlara gidemeyen, spor salonlarında rahat hareket edemeyen, sosyal hayatında, arkadaş çevresinde sıkıntı yaşayan, hatta cinsel hayatıyla ilgili çekinceleri olan birey sayısı çok fazladır.

Bu kimseler çoğu zaman kıyafet seçimlerinde özgürce hareket edememekten, çevrelerinde alay konusu olmaktan yakınırlar. Maalesef bu bireylerin pek çoğu bu durumun estetik plastik cerrahi tarafından düzeltilebileceğinden habersizdir.

Jinekomasti neden olur ?

Jinekomasti oluşumuna sebep olan durum genellikle hormon seviyelerindeki değişim ve hormon-reseptör mekanizmalarındaki bir takım bozukluklar olarak tanımlanabilir. Bu sebeple karaciğer yetmezliği, testis tümörleri, hipofiz adenomları gibi birtakım hastalıkların neden olduğu hormon seviyesi bozukluklarına bağlı gelişen jinekomastiye “patolojik jinekomasti” diyoruz. Bunun dışında özellikle yenidoğan, ergenlik ve yaşlılık dönemlerinde olağan hormon seviyesi değişimlerine bağlı olarak oluşan jinekomastiyi ise “fizyolojik jinekomasti” olarak adlandırıyoruz. Ensık gördüğümüz jinekomasti şekli ise herhangibir hastalık olmaksızın ortaya çıkan ve nedeni tam olarak bilinemeyen jinekomasti ki biz bu durumu “idyopatik jinekomasti” olarak adlandırıyoruz. Sonuç olarak jinekomastiye sebep olan durum genellikle tam olarak bilinemeyen birçok faktörden kaynaklanmakla beraber, hormon-reseptör mekanizmasındaki bir değişiklikten kaynaklanır. Tanı koyma sırasında önemli olan hikaye ve tetkiklerden yola çıkarak jinekomastinin “patolojik jinekomasti” olmadığını ortaya koymaktır.

Hangi tetkikler Jinekomasti tanısı için gereklidir?

Göğüslerinde büyüme şikâyeti ile bizlere başvuran bir jinekomasti hastasından ayrıntılı bir hikâye alınıp fizik muayene yapıldıktan sonra, hastanın yukarıda belirttiğimiz hangi gruba girdiği büyük oranda tespit edilmiş olur. Bundan sonraki aşamada ise göğüslerin bir ultrasonografik incelemesi ve altta yatan bir patoloji olduğu düşünülüyor ise buna yönelik kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemlerine başvurularak durum netleştirilir. Ancak vakaların çok büyük bir kısmında jinekomasti sebebi olan bir hastalığın yada patolojinin bulunamaması nedeniyle yani vakalrın %70 nin “idyopatik jinekomasti” olması nedeniyle, ultrasonografi ve operasyona yönelik kan tetkikleri dışında bir tarama programına gerek kalmamaktadır.

Jinekomasti günümüzde nasıl tedavi edilir?

Sebebe yönelik bu incelemelerden sonra tedavi aşamasına geçilir ki, bugün için jinekomastinin cerrahi yöntemler dışında bilinen etkin bir tedavisi yoktur.

Yani sebep ne olursa olsun jinekomasti cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Kullanılacak olan cerrahi tedavi yöntemi jinekomastinin derecesine ve tipine göre farklılık gösterir.

İleri evre Jinekomasti tedavisi için dahi sadece liposuction veya lazer liposuction ile çok başarılı sonuçlar elde edildiğini hatırlattıktan sonra sıklıkla kullanılan 3 temel tedavi yönteminden bahsedebiliriz.

1- Eksizyonel (doku çıkarılması) yöntemler: Bu yöntemde meme başının etrafındaki koyu bölge sınırından yapılacak yarım ay yada daire şeklindeki bir kesiden girilerek fazlalık olan meme dokusu alınmakta, gerektiğinde deri parçasıda çıkarılabilmektedir.

Özellikle meme dokusundan zengin olan sert doku tipindeki jinekomastilerde tercih edilen bir yöntemdir. En önemli dezavantajı, meme başının etrafında belirsiz kişinin biyoloik özeeliklerine ve deri rengine göre değişen belirginlikte iz bırakmasıdır ve iyileşme sürecinin uzun olmasıdır.

2- Lipossakşın (yağ emme): Bu yöntemde fazlalık olan meme dokusu sadece 1-2mm’lik kesilerden doku içine sokulan ince borular yardımıyla boşaltılır. Daha çok yağ dokusundan zengin tipteki memelerde etkin bir yöntemdir ancak günümüzde ultrasonik ve lazer liposuction yöntemleri ile her türlü meme dokusunda bu yöntemi rahatlıkla ve çok yüksek başarı oranları ile kullanmaktayım.

Jinekomasti estetik ameliyatı nın en önemli avantajı sadece milimetrik boyutta farkedilmesi kolay olmayan iz bırakması ve fazla cilt dokusunun kendini toplamasını sağlamasıdır. İşlem lokal anestezi altında ve sedasyonla gerçekleştirilebilir ve hastanede yatış gerektirmez, iyileşme süreci çok daha konforlu ve kısadır.

Kullanılan özel kanüller sayesinde diğer yöntemlere gerek kalmadan Jinekomasti ameliyatlarının tamamında sadece liposakşın ile çok başarılı sonuçlar elde ettiğimizi tekrar hatırlatmak isterim.

3- Liposuction ve eksizyonel yöntemin birlikte kullanılması: Bazen sınırlı sayıda hastada her iki yöntemi birlikte kullanmamız gerekmektedir. Özellikle ileri evrede ve ileri yaştaki hastalarda aşırı sarkmış cilt dokusunu toparlamak için kombine yönteme ihtiyaç duyulur. Hatta bu hastalardan deri ile birlikte yapılan eksizyonlar ve meme başının greft (deri yaması) haline getirilerek taşınması yöntemi neredeyse tek çözümdür. Bu durumda göğüs deformitesine bağlı olarak değişen uzunlukta yara izi kalması kaçınılmazdır. Ancak sonuçta kadınsı meme görünümünden mutlak olarak kurtulmuş olunur.

Jinekomasti ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?

Yukarıda belirttiğim üzere, jinekomasti operasyonlarının tamamında liposuction yada lazer liposuction yöntemini tercih ediyorum. Dolayısıyla liposuction sonrası iyileşme sürecinden bahsetmek yerinde olacaktır. İşlemden birkaç saat sonra göğüs bölgenizde bir bandaj yada stretch atlet ile birlikte sizi evinize gönderiyoruz, normal günlük yaşantınıza dair her hangi bir kısıtlama getirmiyoruz.

Çoğu hastamın jinekomasti tedavisi sonrası ertesi gün işine başlayabildiğini özellikle vurgulamak isterim. Bununla beraber ilk bir hafta içinde hafif morluklar ve biraz şişlik olabileceğini hatırlatmakta fayda var.

Jinekomasti tedavisi sonrası 7. günde ilk kontrolünüzü yapıyoruz, 3-4 hafta daha elastiki bir atlet kullanmanızı öneriyoruz. Sauna ve buhar banyolarından, yüzme, barfiks gibi egzersizlerden 2 hafta süreyle uzak durmanızı istiyoruz.

Jinekomasti estetik ameliyatı sonrasındaki 1. haftada şişliklerinizin %70’i, 1. ayda şişliklerinizin %90’ı ortadan kalkmış olacak, ancak sonucun tam olarak ortaya çıkması için yaklaşık 3-6 aylık bir süreç gerekecektir, bu dönemde tüm şişlikler inecek, deri kendini toplayacak ve göğüsleriniz normal bir erkek memesi görünümüne kavuşacaktır.

Jinekomasti ameliyatı sonrası artık kıyafet seçimindeki problemler, arkadaşlar arasında alay konusu olmak veya cinsel hayatla ilgili kaygı duymak gibi sıkıntıların tamamından kurtulmuş olacaksınız.

Göğüs estetiği ile ilgili detaylı bilgi için tıklayın.

Menu

Şimdi Arayın