Liposakşın

By | | 4 Comments

 

Liposakşın ile vücudunuzu şekillendirelim !

Liposakşın tekniği temelde vücutta şekil bozukluğuna yol açan yağ birikintilerinin ince kanüller yardımıyla ve dokuya zarar vermeden vücuttan alınması ve vücut görünümünün estetik açıdan güzelleştirilmesi işlemidir.

Son yıllarda teknikte artan deneyim ve kullanılan kanüllerin çok daha az travmatik olması ile son derece güvenli bir şekilde istenmeyen yağları vücuttan uzaklaştırabiliyoruz.

Yöntem sadece yağın vücuttan uzaklaştırılması olarak görülmemelidir, çünkü aslında bu işlem yağ dokusunu, dolayısıyla vücudu yeniden şekillendirme işlemidir.

Burada cerrahın sanatsal görüsü, güzellik anlayışı ve deneyimi önem kazanmaktadır. Kullandığımız kanülün adeta bir heykeltıraşın spatulası misali dokuları yeniden şekillendirdiği düşünüldüğünde, yapılan işlemin sadece yağ çekmekten ibaret olmayacağı kolayca anlaşılacaktır.

Bu noktada liposakşın işleminde cerrah seçiminin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkmaktadır, çünkü cerrahınızı değil, aslında vücudunuza şekil verecek sanatçıyı seçmektesiniz.

Hangi bölgelere liposakşın uygulanabilir?

Yüz ve boyun dâhil olmak üzere karın, ayak bileği, kol, göğüsler gibi vücudun tüm bölgelerine liposakşın uygulanabilmektedir.

Tek başına bir vücut şekillendirme yöntemi olarak kullanılabileceği gibi, karın germe, meme küçültme, boyun ve yüz germe gibi diğer estetik cerrahi işlemlerinde yardımcı yöntem olarak sıklıkla liposakşını kullanmaktayız.

Hatta almış olduğumuz yağ dokusunu vücudun ve yüzün ihtiyaç olan bölgelerine enjekte ederek şekillendirme işlemini çok daha etkin bir şekilde gerçekleştirebilmekteyiz.

Liposakşın işleminde çekilen yağlar kullanılabilir mi?

Tabiki liposakşın işleminde alınmış olan yağları, saflaştırıp homojenize ederek yağ hücresi ve kök hücreden zengin bir halde ihtiyacımız olan vücut kısımlarını doldurmak, şeklini düzeltmek veya hacim kazandırmak için kullanabilmekteyiz.

Bazen göğüs büyütme amacıyla kullandığımız bu yağlar, ihtiyaç halinde kontur düzensizliklerini düzeltmek için enjekte edilmekte ya da yüz bölgesinde gözaltı çukuru ve oluğunu doldurmak, elmacık kemiklerini belirginleştirmek ya da dudak büyütmek amacıyla çok başarılı ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Yüze yapılan yağ enjeksiyonlarının gençleştirici etkisi var mıdır?

Bu konu özellikle son yıllarda estetik cerrahi gündemini sıkça tartışılmaktadır. Yapılan pek çok çalışmada gösterilmiştir ki yağ dokusu kök hücre dediğimiz tüm hücre ve organların öncüsü sayılan ve müthiş bir yenilenme kapasitesine sahip olan hücrelerden son derece zengindir.

Dolayısıyla alınmış olan yağ dokusu uygun şekilde saflaştırıldığında ve dokuya enjekte edildiğinde o bölgeye çok miktarda kök hücre enjekte edilmiş olacaktır.

Tabiki bu enjeksiyonlar o bölgenin yenilenme ye yapılandırılmasında önemli bir etkiye sahip olmaktadır. Yüze yağ enjeksiyonu yaptığımız pek çok hastamızdan bu olumlu sonuçları kolayca tespit etmekteyiz.

Ancak bu tedavi hiçbir zaman bir kök hücre tedavisi değildir, zira kök hücrelerin dokudan ayrıştırılması ve çoğaltılması doku kültürlerinde yapılabilecek son derece komplike bir işlemdir.

Kök hücre tedavisi ile ilgili olarak deneysel çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir ve önümüzdeki yıllarda pek çok kronik hastalığın tedavisinde bu yöntemle çok olumlu aşamalar kaydedileceği aşikardır.

Bu durumda basın ve medyada görmekte olduğumuz “kök hücre tedavisi ile gençleştirme” tarzındaki ifadelerin, bilimsellikten uzak ve maalesef tamamen ticari kaygılar içeren ifadeler olduğu kolayca anlaşılmaktadır.

Liposakşın işleminden sonra dokuda düzensizlikler olur mu?

Liposakşın işleminden sonra dokuda düzensizlik olma ihtimali tabiî ki vardır. Bu sebeple adeta bir heykeltıraş yaklaşımıyla yapılacak bu işlemin, çok büyük bir özen ve dikkatle yapılması gerekmektedir.

Liposakşın işleminde dikkat edilmesi gereken noktalara gereken hassasiyet gösterildiğinde, deneyimli bir estetik cerrahın bu türden sıkıntılar yaşama ihtimali oldukça düşüktür.

Liposakşın işlemi lokal anestezi altında yapılabilir mi?

Liposakşın işlemini genellikle lokal anestezi altında ve hafif sedasyon dediğimiz yarı uyur durumda rahatlıkla gerçekleştirebilmekteyiz.

Bu yöntemde hasta işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissetmeyeceği gibi, genel anesteziye ait bazı komplikasyon ihtimallerinden tamamen uzaklaşmakta ve işlem sonrası birkaç saat içerisinde taburcu edilmektedir.

Böylelikle liposakşın yapılan alanın genişliğine bağlı olarak ertesi gün hatta aynı gün içerisinde sosyal yaşantınıza dönebilmektesiniz.

İşlem sonrasında iz kalır mı?

Liposakşın sonrasında sadece kullandığımız kanüllerin genişliği ölçüsünde 1-2mm lik izler kalmaktadır. Bu izler vücudun kıvrım bölgelerine yerleştirildiği için yara iyileşmesi tamamlandıktan sonra fark edilmeleri neredeyse imkânsızdır.

Bu kadar küçük izler ile vücut şekillendirme işlemlerinin yapılabilmesi yöntemin bizlere sunduğu en önemli avantajdır.

Liposakşın sonrasında normal yaşantıma ne zaman dönerim?

Lokal anestezi altında yapılacak işlem sonrasında birkaç saat içerisinde hastaneden çıkarak evinize dönebilirsiniz. İşlemden sonra yaklaşık 4 hafta süreyle kullanacağınız vücudu saran elastiki giysiler veya korse benzeri materyaller size verilecektir.

İlk 2 haftadan sonra masaj tedavileri veya kliniğimizde kullandığımız Venüs Freeze MP2 benzeri cihazlar ile hem derinin kendini toparlama süreci hızlandırılacak hemde olası düzensizliklerin önüne geçilmiş olacaktır.

3-4 gün sonrasında sportif amaçlı yürüyüşler, 2 hafta içerisinde ise daha ağır egzersizlere başlayabilirsiniz. İşinize dönme süreci ise sizin kişisel özelliklerinize ve liposakşın yapılan alanın genişliğine bağlı olarak değişecektir.

İşlem sonrası ertesi gün işine başlayan hastalarımız yanı sıra 1 haftalık bir dinlenme sürecine ihtiyaç duyanlarda vardır. Bu durumda ortalama 3 ila 5 gün arası bir süreye ihtiyacınız olduğunu söyleyebiliriz.

Liposakşın sonrasında kesin sonucu ne zaman göreceğim?

Liposakşın sonrasında doku şişliklerinin inmesi ve derinin kendini toparlaması için gereken süre enaz 3 aydır, dolayısıyla kesin sonuca ulaşmak için en azından 6 ay beklemeniz gerekecektir.

Bu süreçte özellikle ilk 1 ay içerisinde şişliklerin hızla indiğini ve 1 aydan sonra her geçen gün istediğimiz görünüme daha da yaklaştığımız bir sürecin bizi beklediğini unutmayınız.

Meme Küçültme Estetiği

By | | 4 Comments

Göğüs Küçültme Ameliyatı: Sağlık ve Estetik Bir Arada

Aşırı kilo, doğum sonrası fiziksel değişimler ya da genetik sebeplerle bazı kadınların göğüsleri bedenlerine yani boy ve kilo oranlarına göre fazla büyük olabilir. İri göğüsler her ne kadar günümüzde çekici bulunuyor olsa da aşırı büyük göğüsler aksine çok hoş karşılanmaz ve sevilmez, elbette bu durum toplumdan topluma değişebilmektedir. Büyük memeler, kadının kendisini toplum içinde kötü hissetmesine, kendi gözetleniyor duygusuna kapılmasına yol açarak, giysilerle ve öne eğik bir duruşla göğüslerini kamufle etmesine neden olabilmektedir. Diğer yandan büyük göğüslerin duruş bozukluğuna ve omurga rahatsızlıklarına neden olmak, toplumda kaygılı-çekingen davranmaya sebep olmak gibi psikolojik ve fiziksel pekçok olumsuz etkileri de vardır. Meme küçültme estetiği ya da göğüs küçültme ameliyatları bu olumsuzlukların giderilmesini sağlayarak kişinin fiziksel ve psikolojik yaşam kalitesini artırır.

Meme küçültme estetiği ameliyatlarında göğüslerdeki fazla yağ dokusu, meme dokusu ve cilt dokusu alınarak, vücudunuz ile uyumlu ve estetik açıdan güzel bir meme şekli ve görünümü elde edilir. Meme küçültme estetiği operasyonunda meme başının yeri olması gereken lokalizasyona taşınırken, meme başı ve çevresinin büyüklüğü de azaltılır.

 Göğüs küçültme ameliyatı ya da meme küçültme ameliyatları nın estetik, sağlık ve sosyo-psikolojik olmak üzere üç temel nedeni vardır  diyebiliriz. Fazla büyük göğüsler kadınların özgürce kıyafet ve iç çamaşır seçimine engel olur, ayrıca hiçde fazla kilosu olmayan bayanların bile sadece göğüslerinden dolayı fazla kilolu, obez, şişman görünüme sahip olduklarıda iyi bilinen bir gerçektir.

Sağlık açısından bakıldığında ise aşırı büyük göğüsler hastanın bel ağrılarıboyun ağrıları, kol ağrıları ve göğüs altlarında pişikler gibi sağlık problemleriyle karşılaşmasına neden olmaktadır.

Toplumsal hayatta ise hasta, kendini kötü hissetmekte, özellikle yaz aylarında mont ya da kalın giysilerle göğüslerini kamufle edemediği için büyük özgüven problemleri yaşayabilmektedir. Göğüs küçültme operasyonları bu pencereden bakıldığında, kişinin kendini kadın olarak daha güzel hissetmesi, daha konforlu bir günlük yaşama kavuşması, özgüveninin artması ve kendini daha sağlıklı hissetmesi gibi pekçok kazanımı beraberinde getirmektedir.

 Meme küçültme estetiği kimlere yapılır?

Meme küçültme estetiği operasyona engel bir sağlık problemi bulunmayan, göğüslerinin gelişimi tamamlanmış ve göğüslerinin büyük ve sarkık olmasından şikâyetçi herkese uygulanabilir. Meme küçültme estetik ameliyatı yaklaşık 2,5–3 saat sürer ve genel anestezi altında gerçekleştirilir, ameliyat sonrası 1 gece hastanede misafirimiz olduktan sonra, ertesi gün gayet formda bir şekilde evinize gidebilirsiniz.

Planlanan bir gebelik varsa meme küçültme estetiği ertelenmeli midir?

Planlanan bir gebelik, meme küçültme estetik ameliyatları için kesin bir engel değildir. Ancak gebeliğe bağlı olarak ve gebelik sonrası emzirme sürecinde, göğüslerin hacminde ciddi değişiklikler olacağını dikkate alındığında, çok yakın bir gebelik planı varsa, göğüs küçültme estetiği nin gebelik sonrası döneme bırakılmasının daha doğru olacağı söylenebilir.

Buna rağmen çok ciddi meme büyüklüklerinde veya her iki meme arasında çok belirgin farklılık olduğu durumlarda veya göğüslerin büyüklüğü nedeniyle ciddi fiziksel veya psikolojik sağlık problemleri yaşanıyorsa, operasyon gebelik sonrası dönem beklemeden gerçekleştirilmelidir. Bu duruma örnek yüzlerce hastamız mevcuttur.

Göğüs küçültme ameliyatı sonrasında bebek emzirebilir miyim?

Meme küçültme estetiği sonrasında emzirmenin bozulması ile ilgili olarak değişik oranlar bildirilmiştir. Kullanılan tekniğe bağlı olarak değişmekle birlikte, çok aşırı büyük olmayan göğüslerde emzirmeye yönelik bir sıkıntı yaşanma ihtimali son oldukça düşüktür. Ayrıca hiçbir operasyon olmasa bile emzirememe ihtimali olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple planlı bir gebelik yok ise, ciddi anlamda sosyal ve sağlık problemi oluşturan büyük göğüslerin meme küçültme estetiği ile normal görünüme kavuşturulması ertelenmemelidir.

Meme küçültme estetiği sonrasında meme başında his kaybı olur mu?

Meme küçültme ameliyatlarında potansiyel olarak böyle bir risk mevcuttur, ancak kullanılan teknik, titiz bir planlama, dokuya saygılı cerrahi manipülasyon ve tecrübe ile bu risk yok denecek kadar azalır. Çok büyük memelerde, kullanılan tekniğe bağlı olarak bu risk artabilir, ancak bir his kaybı oluşursa 6 aylık süre içerisinde bu his kaybı neredeyse tamamen geri dönmektedir.

Meme küçültme ameliyatı sonrasında nasıl bir iz kalır?

Meme küçültme estetik ameliyatları  için göğüslerin büyüklüğü, meme dokusunun karakteristiği, cilt yapısı ve cerrahın yöntem seçimi gibi pek çok faktör ameliyattan sonra kalacak izlerin lokalizasyonunu ve uzunluğunu etkilemektedir.

Yağ dokusundan zengin ve cilt fazlalığı minimal veya hiç olmayan memelerde sadece liposuction (yağ emme) yöntemiyle, 1-2mm’lik izler bırakarak göğüslerin küçültülmesi mümkündür.

Bunun yanı sıra sadece meme başının etrafında iz bırakarak veya meme başı etrafı ile birlikte aşağı meme altı oluğa doğru uzanan incecik belirsiz bir iz bırakılarak da operasyon gerçekleştirilebilmektedir.

Meme küçültme estetiği sonrasında kalacak izlerin bir kalem ucu inceliğinde olacağı ve uygun yara bakımı sayesinde fark edilmesinin çok zor olacağını hatırlatmak isterim. Tabi ki cilt yapısı, yara iyileşme potansiyeli gibi kişisel faktörlerin bu durumu etkilediğini de belirtmek gerekir.

Göğüs küçültme estetiği sonrası izlere lazer yapılır mı?

Elbette yapılır, kliniğimizde meme küçültme estetik operasyonu sonrası izlerin silinmesi ve belirginliğinin azaltılması için ihtiyaç duyduğumuz hastalarımıza lazerle iz silme yöntemini kullanmaktayız.

Göğüslerin şekil ve büyüklüğü kalıcı mıdır?

Göğüs küçültme ameliyatlarından sonra elde edilen formun kalıcılığı kişisel faktörler ve kullanılan yönteme bağlı olarak değişmektedir. Ancak bu sürenin oldukça uzun olduğunu söyleyebiliriz, tabi ki yaşlanma nedeniyle yer çekiminin olumsuz etkilerini göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek, dolayısıyla kilo alıp verme periyodları, hamilelik gibi göğüs dokusunda volüm değişikliğine sebep olacak faktörler ekarte edildiğinde, meme küçültme ameliyatından elde edilen sonuçların bir ömür boyu sizi tatmin edeceğinden kuşkunuz olmasın. Yani meme küçültme estetiği ömürlük bir işlemdir şeklinde rahatlıkla söyleyebiliriz.

Göğüs küçültme estetiği meme kanseri riskini azaltır mı?

Meme küçültme estetiği meme dokusunu küçülterek olası meme kanseri riskini azaltmaktadır, yapılan pek çok bilimsel çalışmada bu durum net bir şekilde gösterilmiştir. Kadınlarda en sık rastlanan kanser türünün meme kanseri olduğu düşünüldüğünde, göğüs küçültme operasyonu konuşulurken son derece önemli bir başka faydasının da meme kanseri riskini azaltmak olduğu kolayca anlaşılacaktır.

göğüs dikleştirme

Menu