Tag

kimyasal peeling Arşivleri - Serkan Yıldırım Blog

Somon DNA ile Yıllara Meydan Okuyalım!

By | Genel | No Comments

“Sevgili yaşlılık, artık senden korkmuyoruz!” demek için bir sebebimiz daha oldu. Onca yılın birikimini yüzümüzde taşımak zorunda değiliz. Nasıl mı? Bunun için, hem estetik cerrahi alanında yaşanan gelişmelere hem de somon balığına büyük bir teşekkür borçluyuz. Somon balığı sütünden elde edilen Somon DNA’sı yardımı ile cildimiz kendini yeniliyor ve gençleşiyor; çünkü Somon DNA mezoterapisi kendi hacminin on bin katı suyu tutabiliyor ve bu sayede derinin nem dengesi düzenleyebiliyor. Peki, bu ne demek? Bu, yıpranan ve kuruyan ciltlerin, sarkmaya evrilmek üzere olan kırışıklıkların, kazayağı çilesinin, “Yorgunuum!” diye bağıran gözaltı torbalarının, alın ve dudak kenarı çevresinde meydana gelen çizgilerin tedavisi demek.

Güneş ya da sigara veya yalnızca yaşlılığın getirdiği tüm o kırışıklıklardan kurtulup; nemli, canlı, dinç bir yüz ile hayata devam edebilmenize yardımcı olan Somon DNA mezoterapisi tüm çizgi ve kırışıklıklara bir çizgi çekmenize imkân tanıyor.

Somon DNA Mezoterapisi ile Yüz Gençleştirme Yöntemlerine Daha Yakından Bakalım

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere Somon DNA mezoterapisi yaşlılık karşıtı, neredeyse mucizevi bir madde ve bu madde ile estetik yöntemlerden biri olan mezolifting bir araya geldiğinde kırışıklıklardan kurtulmak oldukça kolay. Yöntem, somon sütünden elde edilen ve insan DNA’sı ile aynı kimyasal yapıyı taşıyan Somon DNA’sının mezolifting ile deri içine verilmesi ve cildin kendini yenileyerek gençleşmesine dayanmaktadır.

İnce ve çok küçük kanüller yardımıyla ve sürece olumlu etkisi olacak bir takım mineral ve vitaminlerle birlikte Somon DNA’sının deri altına enjekte edilmesi esasına dayanan yöntem, hem ağrısızdır ve anestezi gerektirmez hem de en fazla 15-20 dakika süren bu işlemden sonra rahatlıkla sosyal yaşamınıza devam etmeniz mümkündür.

Cilt tipiniz ve yaşınıza göre değişim göstermekle birlikte seanslar genel olarak ayda bir ya da iki kere uygulanmaktadır. Sonraki süreçte ise; seans aralığı üç ayda bir uygulamaya dönüşür.

Somon DNA mezoterapisi ile yüz gençleştirmenin en güzel yanı ise; ilk seansta bile canlı ve parlak bir cilt görüntüsüne kavuşabilmeniz, değişimi fark edebilmenizdir. Sonraki seanslar ise kalıcı değişimi tetikleyecektir.

Somon DNA sı uygulamasının en önemli özelliklerinden bir diğeri ise botoks, dolgu, iple askı, lazer, kimyasal peeling gibi diğer yüz gençleştirici yöntemlerle birlikte uygulanabilir olmasıdır.

O hâlde, “Elveda Yaşlanma!”

Başınızın Belası Cilt Lekeleri !

By | Genel | No Comments

Cildinizi Nasıl Alırdınız?

Yaz geldi, mutluyuz ama yanıyoruz. Güneş mutlu ediyor ama bir taraftan ozon tabakasında açtığımız ve gittikçe büyüyen delik sebebiyle zarar vermeyi de ihmal etmiyor.  Ultraviyole ışınlarının üzerimizde yarattığı en önemli zararlardan biri ise cilt lekeleri ve leke tedavisinin en üst basamağında ise güneş ışınlarından etkin bir biçimde korunabilmek yatıyor.

Güneş Işınlarından Etkin Bir Biçimde Korunmak Mümkün mü?

Güneş ışınlarından etkin bir şekilde korunmak istiyorsak, özellikle de bu mevsimlerde 11.00 – 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunda güneş ışığına maruz kalmamamız gerekiyor. Fakat her zaman bunu uygulamamız mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda şapka kullanmayı kesinlikle ihmal etmemelisiniz ve en az üç saatlik aralıklarla 50 faktörlü bir güneş koruyucu krem kullanmalısınız.

Cilt Lekeleri için Hangi Yöntem Tercih Edilmelidir?

Leke tedavisinde çözüme doğru ilerlerken verim alınabilmesi açısından atılması gereken en önemli adım, lekenin türünü doğru bir biçimde belirlemek olacaktır. Lekenin türü belirlendikten sonra kimyasal peeling uygulamaları, lazer tedavileri, PRP tedavisi, leke mezoterapisi gibi tedavi çeşitlerinden hangisinin uygulanacağına sağlıklı bir biçimde karar verilmesi gerekmektedir.

Leke Tedavisi için Uygulanan Yöntemler

Kimyasal peeling, pigment üreten hücrelerin pigment sentezinin baskılanması, kollajen sentezinin arttırılması gibi usullerle hücrenin yenilenmesi sağlanarak leke tedavisinin gerçekleştirilmesi durumudur. Tedavi esnasında kullanılan ürüne ve tedavi ile cildin yapısına göre seans sayısı değişim göstermekle birlikte genellikle 2-6 seans arasında değişim göstermektedir. Ayrıca işlemden sonra günlük hayatınıza kolaylıkla devam edebilirsiniz.

Leke tedavisi için kliniğimizde uygulanan yöntemlerden bir tanesi de lazer tedavisidir. Ugyun hastaların güneş lekesi tedavilerinde Er YAG lazer tedavisi kullanmaktayız.

PRP tedavisi ise; hastanın kendi kanından 1 tüp içerisine 8-10ml alınarak santrifüj yapılması yoluyla oldukça özel proteinler olarak adlandırılan büyüme faktörlerinin ayrıştırılması ve bu büyüme faktörlerinin leke problemi yaşanan bölgeye verilmesi ile onarım gerçekleştirmeye başlamaları şeklinde gerçekleşmektedir. Tedavi günlük yaşamınızı etkilememekle birlikte, 1-3 seanslık uygulamalar genelde yeterli olmaktadır. Bazı durumlarda ise yöntemin kimyasal peeling ile birlikte kullanılması daha başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olabilmektedir.

Cilt lekeleri için kullanmayı tercih ettiğimiz bir diğer yöntem ise; dermaroller – dermapen yöntemi olup; bu yöntem, ciltte gözle görülemeyecek mikro kanallar açılması ve özel leke tedavi edici serumların cilde sürülerek oldukça hızlı bir biçimde deri ile derinin altına işlemesinin sağlanması prosedürü ile gerçekleştirilmektedir. Bu yöntem, ince kırışıklıkların giderilmesi ve cildin olduğundan daha gergin, canlı ve sağlıklı bir hale getirilmesin konusunda da oldukça başarılı bir etki göstermektedir. Dermaroller yöntemi, genellikle 7-10 günlük aralıklarla gerçekleştirilen 6-8 seanslık bir uygulamadır.

Bahsetmiş olduğumuz tüm bu tedavi yöntemleri arasından hangi cilt lekesi türünde hangi tedavi yönteminin uygulanacağına ise; kliniğimizde Doç. Dr. Serkan Yıldırım karar verilmekte olup;  uygulama yine doktorumuz tarafından gerçekleştirilmektedir.

Estetik Cerrahi ve Bütüncül Yaklaşım

By | Genel | No Comments

Bütüncül Estetik Yaklaşımı

Estetiğe bütüncül yaklaşım, estetik operasyonda cerrahi işlemin yanı sıra, operasyon öncesi ve sonrasında hastanın psikolojisi ve süreç boyunca uygulanan diyet gibi konuları da kapsayan bir yaklaşımdır. Meme dikleştirme ameliyatından, karın germe estetiğine, burun estetiği operasyonundan kimyasal peeling uygulamasına kadar pek çok konuda bu yaklaşımdan yararlanılabilir.

Her iyi plastik cerrah, hastasını operasyon öncesinde süreçle ilgili bilgilendirir ve motivasyonundan beslenmesine kadar ona yardımcı olabilecek konularda gerekli yardımı ve bilgiyi almasını sağlar, fakat bütüncül yaklaşımda tüm bunlar bir adım ileri götürülür. Hastanın operasyondan en iyi sonucu alabilmesi ve fiziksel, psikolojik, zihinsel anlamda sağlıklı ve iyi hissetmesine yardımcı olan tamamlayıcı tedavi süreçleri uygulanır.

Bütüncül yaklaşımda cerrahi işlem sırasında uygulanan yöntemlerde, kullanılan teknolojide ve ürünlerde bir değişiklik yoktur. Buna karşın, daha geleneksel tedavi yöntemlerine de başvurulabilir. Bunlardan biri olan mezoterapi, özellikle Fransa’da çok yaygın ve popüler olan ve cerrahi olmayan bir tedavi şeklidir. Mezoterapi; vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin, enzimlerin, homeopatik ilaçların, karışımlar halinde, mikroenjeksiyon tekniği ile cildin orta tabakasına enjekte edilmesi yöntemidir.

Estetiğe bütüncül yaklaşımı savunan cerrahlar, estetik operasyonun yalnızca bir cerrahi müdahaleden ibaret olmadığını ve sonuçta hastanın memnuniyetini etkileyecek faktörlerin yalnızca ameliyat olmadığını savunurlar. Bütüncül yaklaşımda cerrah, hastanın sağlığı ve memnuniyetinin pek çok farklı değişkene bağlı olduğunun bilincindedir ve bu memnuniyetin hastanın psikolojisinden uyguladığı diyete kadar değişen bir sürecin ürünü olduğunu bilerek buna göre gayret sarf eder.

Uygulama bedenin yalnızca bir parçasına yapılsa da bedenin bir bütün olduğunun ve vücudun diğer kısımlarının uygulanan operasyondan etkileneceğinin bilincindedirler. Bütüncül yaklaşımda, adından da anlaşılabileceği üzere, beden bir bütün olarak ele alınır.

Elbette tüm hastaların bütüncül yaklaşımın sunduğu yardıma ihtiyacı olmayabilir ya da tercih etmeyebilirler. Bazı hastalar operasyondan hemen sonra günlük hayatlarına devam edebilirler fakat diğerleri için bu tür operasyonların etkileri, örneğin psikolojik olarak, çok daha güçlü ve önemli olabilir. Böyle durumlarda bu hastaların cerrahi operasyondan en tatmin edici sonucu alabilmeleri için daha kapsamlı ve geniş bir tedavi süreci uygulanması gerekir.

Tüm bunların sonunda, bütüncül yaklaşım kullanılan tedavi süreci ertesinde hastanın uzun dönemde özgüveninin sağlanması ve güzellik anlayışıyla daha bilinçli bir bağ kurarak beden memnuniyetinin sağlıklı ve kalıcı olması hedeflenir.

Yaşlanma Belirtileri mi ? Gerilmeyin, Yüz Germe Estetiği Var !

By | Genel | No Comments

30’lu yaşlara doğru yaşlanma etkilerinin ilk belirtileriyle karşı karşıya kalıyoruz maalesef. 20’li yaşların sonu dediğimiz nedir ki aslında? Ruhumuz hâlâ genç, aslında dinciz de ama yaşam tarzı, sigara, alkol, yorgunluk, güneş ışınları vs. derken tüm pozitif enerjimize rağmen o cilt kırışıklıkları, cilt sarkmaları, çökmeler yavaş yavaş cildimizde kendini göstermeye başlayıveriyor. En çok şikâyet edilen konular arasında; yüzdeki kıvrımların derinleşmesi, artan kırışıklıklar, yanakların çökmesi, boyun sarkmaları ve boyun bölgesi bantları bulunuyor. Kabul edelim, yaşımız ilerledikçe birilerinin bize; “Aaa ne kadar genç görünüyorsun…” demesinden mutluluk duyuyoruz ve daha genç görünmenin yollarını araştırıyoruz. Yüz germe estetiği de buna ulaşmanızı sağlayacak yöntemlerden biri ve sonuçları kesinlikle sizi mutlu edecek türden.

Nasıl Oluyor Yüz Germe Estetiği?

Öncelikle yüz germe estetik ameliyatı öncesinde ayrıntılı bir muayeneden geçmeniz gerekir ki yüz estetiği öncesi beklentileriniz ve estetik cerrahınızın önereceği teknik yöntemler konusunda birlikte, sağlıklı bir karar verilebilsin.

Yüz germe ameliyatları; genel anestezi ya da derin sedasyon altında lokal anestezi ile gerçekleştirilebilmektedir. Ameliyat esnasında uygulanacak olan kesinin uzunluğu ve uygulama bölgesi ise; hangi yöntemin tercih edileceğine göre değişim göstermektedir.

Yüz germe estetik ameliyatları; saçlı deriden başlayarak kulak önü ya da iç kısmından aşağı doğru ilerleyip kulak memesi çevresinden geriye dönen ve saçlı deri içinde sonlanan bir kesi kullanımını içeren klasik yüz germe ameliyatı ve yalnızca kulak önünde bulunan ve daha sık tercih edilen kısa izli yüz germe ameliyatı olarak iki ayrı biçimde uygulanmaktadır.

Yüz germe ameliyatının kalitesini arttırmak için cilt ve SMAS olarak adalndırdığımız cilt bağı dokusunun ayrı ayrı gerilmesi son derece önemlidir, zorlu bir teknik olması nedeniyle çoğu estetik cerrah tarafından tercih edilmez; fakat belirtmiş olduğumuz gibi bu teknik, oldukça kalıcı ve başarılı sonuçlar ortaya çıkartmaktadır ve Doç.Dr. Serkan Yıldırım tüm yüz germe operasyonlarında bu yöntemi kullanır.

Yüz Germe Estetiği Yanında Başka Güzellik Olanaklarından da Faydalanabilir miyim?

Yüz gençleştirme isteyen herkes, yüz germe estetiği yanında ona bu bütünlüğü sağlayabilecek olan; göz kapağı estetiği, kaş askılama, liposakşın, yüze yağ dolgusu, fraksiyonel lazer, kimyasal peeling,PRP, kök hücre dolgusu gibi uygulamal da yararlanabilir elbette. Bu uygulamaların bir arada gerçekleştirilmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır; aksine çoğu zaman daha kalıcı ve etkin bir görüntü ortaya çıkartmak için atılmış ideal adımlardandır.

Yüz Germe Ameliyatından Sonra Beni Neler Bekliyor?

Yüz germe ameliyatından sonra; yüzünüzde yumuşak bir pansuman sargısı ve dren bulundurmaktayız ve bir gece klinik koşullarında ve bizlerin gözetimi altında bulunmanız gerekmektedir. Ertesi gün dreninizi çıkartıyoruz ve gerekli gördüğümüz durumlarda pansumanınızı yeniliyoruz, artık eve gitmeye hazırsınız.

Bu süreç, yüzünüzde şişlik ve çok hafif morluklar bulunmasının normal karşılandığı bir süreçtir; fakat bunları en ufak seviyeye indirmek için yapmanız ve dikkat etmeniz gereken her şey konusunda doktorunuz tarafından detaylı bir biçimde bilgilendirilmektesiniz.
Takriben 10 gün içerisinde yüzünüzde bulunan şişliklerin büyük bir kısmı iyileşme göstermektedir. Bu da kendinizi çok hırpalamamak kaydıyla, sosyal yaşamınıza geri dönebileceğiniz anlamına gelmektedir; fakat unutmayın ki bu şişliklerin tamamen iyileşmesi yüz germe estetiği sonrası 2-4 hafta arası süreler arasında değişim gösterebilmektedir, dolayısıyla bu zaman zarfını endişe etmeden ve sabrederek geçirmeniz gerektiğini bilmelisiniz.

Bu süreç sonrasında enaz 10-15 sene gençleşmiş ancak son derece doğal görünümlü bir yüze kavuşacaksınız hemde yıllarca kalıcılı olacak şekilde, ne dersiniz buna değer değil mi ?

Menu