Tag

plastik cerrah Arşivleri - Serkan Yıldırım Blog

Ben Aldırmak ! Alınamayacak Ben Yoktur !

By | Genel | No Comments

Benler, hemen hemen herkesin vücudunda bulunur ve vücutta bulunan benlerin dağılımı, azlık çokluk oranı ya da bölgesi kişiden kişiye değişim göstermektedir. Tıpkı bunun gibi, benler bazen insanları rahatsız ederken bazen de hoşa gider. Peki farklı renkler ve şekillerde karşımıza çıkan irili ufaklı bu benler gerçekte nedir? Derimize rengini veren ve melanosit dediğimiz hücrelerin bir araya gelmeleri yoluyla oluşturdukları doku parçalarına ben diyoruz.

Ben dediğimiz bu oluşumlar, bazen doğduğumuz günden beri bizimle olur bazen de ilerleyen bir süreçte ortaya çıkıverirler.

Benler hakkında bilmemiz gereken belki de en önemli şey, bazı benlerin insan yaşamını tehlikeye sokacak ölçüde kötü huyla ve hızlı bir biçimde yayılım gösteren malin melanoma yani kötü huylu bir deri kanseri oluşturma ihtimalleridir.

Hangi Durumlarda Benler Tehlike Oluşturur?

Kanser teşkil eden benler için ilk elden göz önüne alınması gereken kriterler şu doğrultudadır: İlgili ben sahibinin açık tenli, renkli gözlü olması; benin renk ve boyutlarında oluşan değişimler ya da kanama hâli; 6mm.den daha büyük boyuta sahip ve sınırları dağınık, kahverengi siyah karışımı benler; kahverengi siyah olduğu hâlde renginde açılma gerçekleşen benler ya da ailesinde daha önce malin melanoma maruz kalmış kişilerin sahip olduğu benler şeklinde sıralanabilmektedir.

Eğer yukarıda sıralamış olduğumuz kriterlerden bir ya da birkaçına sahipseniz kısa sürede bir plastik cerrahi yada dermatoloji uzmanı başvurularak ilgili benlerin takibinin sağlanması, şüphe oluşturanların ise plastik cerrahi uzmanı tarafından ben alınması yoluyla riskin ortadan kaldırılması en doğru seçeneklerdendir.

Halk arasında, benlerin alınması kansere yol açar gibi yanlış bir inanış vardır ancak mevcut durum, bunun tam tersidir. Yani yukarıda bahsetmiş olduğumuz kriterlere sahip benlerin esas alınmaması kansere yol açabilmekte ve hastanın hayatını tehdit edebilmektedir. Doğru olan, bu tip yanlış bilgilere itimat etmeyerek benlerinizi en kısa sürede bir plastik cerrahi uzmanına göstermeniz olacaktır.

Ben Aldırmak Nasıl Olur?

Benlerin alınması aslında oldukça kolay bir işleme dayanır. Benim büyüklüğüne ya da yayılımına göre değişim göstermekle birlikte, siz ağrı ya da acı bile duyamadan en fazla 10 dakika içerisinde ben alınabilmektedir.

Ben aldırmak dışında benler için lazer ya da yakma, dondurma gibi işlemler de yapılabilmektedir; fakat ekstra bir gereklilik içeren durumlar dışında biz, cerrahi yöntemlerin kullanılmasını daha sağlıklı buluyoruz. Bunu belirleyen ise şüpheli benlerin ölçüsüdür. Yani 2-3 mm.den daha büyük benlerin patolojik tahlili açısından alınarak patolojiye gönderilmesi gerekmektedir. Fakat ilgili ben, 1-2 mm.den küçükse lazerle yakma yöntemi tercih edilebilir.

Ben Tedavisi Sonrası İz

Cerrahi olarak ben aldırmak sonrasında oldukça zor fark edilebilecek ölçüde ince izler kalabilmektedir fakat bu izin ölçütünü belirleyecek olan; benin ölçüsü, bölgesi ve plastik cerrahi uzmanının uygulama biçimi olacaktır. Yine de unutmamak gerekir ki hayatı tehlike söz konusu olan durumlarda iz, en son düşünülecek konu olmalıdır.

Ayrıca, yalnızca  oluşturan benler değil; yalnızca estetik açıdan orada bulunmasından rahatsızlık duyduğunuz benler de alınabilmektedir ve bu işlemin hiçbir sakıncası yoktur.

Yüz Estetiği Orantılı Güzellik İster !

By | Genel | No Comments

Altın Oran mı ?

Estetik deyince insanların aklına çoğu zaman ünlü ya da tanıdıkları birinin burnu, dudakları, yanaklarına sahip olabilecekleri düşüncesi geliyor; fakat estetik mükemmellik bu değildir. Gerçekte mükemmellik ya da güzellik kavramı kendi içerisindeki uyumdan geçer, çoğu zaman bir başkasının mükemmel burnunun aynısına sahip olsanızda bu durum 0 kişi kadar güzel görünmenize yetmez, hatta bazen daha çirkin görünmenize bile sebep olabilir. Örneğin; önünüze pek çok güzel diye nitelendirilmiş insan fotoğrafı koysanız ve bu fotoğraflardan en güzel dudak, en güzel göz, en güzel kaş vs. gibi tüm parçaları seçip çıkartarak bir araya getirseniz ortaya güzel değil, eciş bücüş bir şey çıkacağını da kendiniz evde uğraşarak deneyimleyebilirsiniz. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, tüm bunlar oranın mükemmelliği ile birbirine bağlı ufak fakat akıl almaz değişimler meydana getiren önemli detayların bir sonucudur.

İşte Karşınızda Orantılı ve Size Ait Güzellik

Altın oran, evrende bulunan bütün nesnelerin, varlıkların parçaları arasındaki uyum anlamına gelir ve temsil ettiği şey, estetik açıdan mükemmelliktir. Sanat, matematik, aslında aklınıza gelebilecek doğal ya da yapay mükemmellik arz eden her şey alt yapısında altın oran ile birlikte çalışır. Daha basit bir biçimde açıklamaya çalışacak olursak; altın oran büyüğün küçüğe oranı olarak ifade edilebilir fakat bu kadar basit bir işleyişe de sahip değildir.

Yüz estetiğinde mükemmelliği ise; gözler, burun, alın, kaş, dudak ve yanakların birbiri ile mesafesinin yarattığı uyum ve oran ortaya çıkartmaktadır.

Yüz Estetiğinde Orantılı Uyumu Yakalamak

Orantılı uyum estetik cerrahinin de kesinlikle önemsemesi gereken konulardan biridir. Yüzde bulunan tek bir bölgenin düzeltilmesi yerine bu bölgenin diğer kısımlarla olan orantısı da dikkate alınmalı ve ortaya çıkartılan uyum sayesinde estetik güzelliğe ulaşılmalıdır. Daha doğrusu mükemmelliğe ulaşmanın yolu buradan geçmektedir. Profil estetiği, yüzde bulunan tüm bölgelerin birbiri ile uyumlu hâle getirilmesini amaçlamaktadır. Örneğin; yüzümüzde bulunan alın, burun ve çene üçgeninin dengesinin yaklaşık 1/3 oranı ile kurulmasına önem verilmesi gerekmektedir.

Yüzdeki estetik oran algısını en çok etkileyen organlardan biri de burun olarak karşımıza çıkmaktadır ve bir burun estetiğinde ideal, burnun kendi başına estetik oranının yanı sıra burun ve yüz arasında yakalanan oran açısından da mükemmelin yakalanması ile ortaya çıkabilmektedir. Örneğin; kulaklar ve burun aynı paralel doğrultuda yer almalı ve uzunlukları yaklaşık olarak birbirine yakın ölçüde olmalıdır ya da burnun en ölçüsü burnun iki kanadı arasındaki mesafeden yüksek olmamalı, burnun sırtı ile kaşın sahip olduğu kavis uyumluluk göstermelidir.

Yağ enjeksiyonları, kaş asma teknikleri, burun ucu kaldırma, yüz asma, rinoplasti, dudak dolgusundan tutun da kulak estetiği, yüz germe, çene ucu estetiği, elmacık estetiğine kadar aklınıza gelebilecek her konu yüz estetiğinde orantılı uyumu sağlamayı hedefler. Tüm bunlar gerçekleştirilirken yüzün tamamının estetik açıdan değerlendirilmesi ile hangi işlemlere gerek görüldüğüne uzman bir plastik cerrah tarafından karar verilmeli ve uygulama yine deneyimli bir estetik cerrah tarafından yapılmalıdır.

Sonuç olarak, altın oran yaklaşımı ile ortaya konan tüm estetik cerrahi uygulamalarında sağlanan sonuç çok doğal ve size özel bir güzelliği yakalamanızı sağlıyor.

Estetik Cerrahi ve Bütüncül Yaklaşım

By | Genel | No Comments

Bütüncül Estetik Yaklaşımı

Estetiğe bütüncül yaklaşım, estetik operasyonda cerrahi işlemin yanı sıra, operasyon öncesi ve sonrasında hastanın psikolojisi ve süreç boyunca uygulanan diyet gibi konuları da kapsayan bir yaklaşımdır. Meme dikleştirme ameliyatından, karın germe estetiğine, burun estetiği operasyonundan kimyasal peeling uygulamasına kadar pek çok konuda bu yaklaşımdan yararlanılabilir.

Her iyi plastik cerrah, hastasını operasyon öncesinde süreçle ilgili bilgilendirir ve motivasyonundan beslenmesine kadar ona yardımcı olabilecek konularda gerekli yardımı ve bilgiyi almasını sağlar, fakat bütüncül yaklaşımda tüm bunlar bir adım ileri götürülür. Hastanın operasyondan en iyi sonucu alabilmesi ve fiziksel, psikolojik, zihinsel anlamda sağlıklı ve iyi hissetmesine yardımcı olan tamamlayıcı tedavi süreçleri uygulanır.

Bütüncül yaklaşımda cerrahi işlem sırasında uygulanan yöntemlerde, kullanılan teknolojide ve ürünlerde bir değişiklik yoktur. Buna karşın, daha geleneksel tedavi yöntemlerine de başvurulabilir. Bunlardan biri olan mezoterapi, özellikle Fransa’da çok yaygın ve popüler olan ve cerrahi olmayan bir tedavi şeklidir. Mezoterapi; vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin, enzimlerin, homeopatik ilaçların, karışımlar halinde, mikroenjeksiyon tekniği ile cildin orta tabakasına enjekte edilmesi yöntemidir.

Estetiğe bütüncül yaklaşımı savunan cerrahlar, estetik operasyonun yalnızca bir cerrahi müdahaleden ibaret olmadığını ve sonuçta hastanın memnuniyetini etkileyecek faktörlerin yalnızca ameliyat olmadığını savunurlar. Bütüncül yaklaşımda cerrah, hastanın sağlığı ve memnuniyetinin pek çok farklı değişkene bağlı olduğunun bilincindedir ve bu memnuniyetin hastanın psikolojisinden uyguladığı diyete kadar değişen bir sürecin ürünü olduğunu bilerek buna göre gayret sarf eder.

Uygulama bedenin yalnızca bir parçasına yapılsa da bedenin bir bütün olduğunun ve vücudun diğer kısımlarının uygulanan operasyondan etkileneceğinin bilincindedirler. Bütüncül yaklaşımda, adından da anlaşılabileceği üzere, beden bir bütün olarak ele alınır.

Elbette tüm hastaların bütüncül yaklaşımın sunduğu yardıma ihtiyacı olmayabilir ya da tercih etmeyebilirler. Bazı hastalar operasyondan hemen sonra günlük hayatlarına devam edebilirler fakat diğerleri için bu tür operasyonların etkileri, örneğin psikolojik olarak, çok daha güçlü ve önemli olabilir. Böyle durumlarda bu hastaların cerrahi operasyondan en tatmin edici sonucu alabilmeleri için daha kapsamlı ve geniş bir tedavi süreci uygulanması gerekir.

Tüm bunların sonunda, bütüncül yaklaşım kullanılan tedavi süreci ertesinde hastanın uzun dönemde özgüveninin sağlanması ve güzellik anlayışıyla daha bilinçli bir bağ kurarak beden memnuniyetinin sağlıklı ve kalıcı olması hedeflenir.

Yaşlanmaktan Korkanlara Müjde: Lazerle Yüz Gençleştirme !

By | Genel | No Comments

Kim gençliğin getirdiği enerji ve rahatlık sayesinde pürüzsüz bir cildi hoyratça kullandıktan bir süre sonra aynaya bakıp ilk kırışıklıklarıyla karşılaşınca; “Eyvah! Yaşlanıyorum…” diye paniklemez ki?.. Maalesef yaşlanmanın ilk belirtileri, cildimizin o harikulade elastik yapısının bozulmasıyla birlikte, otuzlu yaşlarda kendini göstermeye başlıyor. Üstelik yaş ilerledikçe bu kırışıklık ya da cilt sarkmaları daha da göze batar hâle geliyor; fakat yaşlanmayla yüzleşmenin de yolları var. Düşünsenize; yaşlanmayla birlikte gelen olgunluk ve bilgelik ile daha genç görünen bir cildin mükemmel birlikteliği çok yerinde bir iş birliği olmaz mıydı? Cevabınız; “Olurdu!” ise lazerle yüz estetiği yöntemi tam size göre demektir.

Nedir Bu Lazerle Yüz Gençleştirme Hikâyesi?

Lazerle yüz gerdirme, 2940nm dalga boyuna sahip bir lazer türü olan Er-YAG fraksiyonel lazer ile gerçekleştirilmektedir. Er-YAG fraksiyonel lazerin çalışma prensibi ise; kromoforunda bulunan su yardımıyla içeriğinde su olan dokular tarafından emilerek sahip olduğu enerjiyi aynı dokulara aktarması usulüne dayanmaktadır. Er-YAG fraksiyonel lazer ile estetik cerrah plastik cerrah güçlerini birleştirdiğinde ise; cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavileri için son derece yüz güldürücü sonuçlar elde edildiğini bilimsel olarak biliyoruz. Er-YAG fraksiyonel lazer, bu tedavi biçimlerinin yanı sıra; göz ve ağız çevresi, boyun gibi bölgelerde ortaya çıkan kırışıklıklar ile gözaltı morluk tedavisi  içinde aynı başarıyı ortaya koyuyor.  Son olarak, Er-YAG fraksiyonel lazer uygulamaları ile sivilce izleri ve inatçı lekelerden; siğil tedavisi, et beni aldırma, fibroma, ksantelazma gibi iyi huylu cilt lezyonlarından; istenmeyen yara, yanık ve dikiş izlerinden kurtulmanın mümkün olduğunu belirtmekte de fayda var. Üstelik ameliyatsız yüz gençleştirme tedavisinde kullanımı tercih edilen Er-YAG fraksiyonel lazer, konvansiyonel lazerlerdeki gibi uzun bir iyileşme dönemi süreci ya da leke oluşumu gibi olumsuz etkilere sahip değil. Tam tersine; Er-YAG fraksiyonel lazerle sağlanan yüz gençleştirme ve kırışıklık tedavileri kısa sürede iyileşmeye olanak tanıyor ve pigmentasyon riskini bünyesinde barındırma riski oldukça kısıtlı bir seviyede bulunuyor.

Peki, Karın Çatlakları?

Fraksiyonel lazerin karın çatlaklarında kullanımı, ilgili çatlağın derinliği ve genişliğine göre tedavi sonucunda da değişim gösterebilmektedir. Burada belirleyici etken, hastanın değerlendirmesinin titizlikle gerçekleştirilmesi ve beklentilerinin gerçekçi bir biçimde belirlenmesidir. Ameliyat tercih etmeyen ve çatlak seviyesi ileri boyutlara varmamış olan hastalar sıklıkla fraksiyonel lazerle karın çatlak tedavisi tercih etmekte ve sonuçlardan memnun kalmaktadır.

Lazerle Yüz Gençleştirme İşleminde Süreç Nasıl İşler?

Fraksiyonel lazerle yüz gençleştirme işlemi ameliyatsız yüz estetiği uygulamaları kapsamına girmektedir ve uygulama bölgesindeki deformasyonun derecesine göre değişim göstermekle birlikte; genel olarak 3-4 haftalık periyotlar hâlinde gerçekleştirilen 1-3 seanslık uygulama süreçlerini kapsamaktadır. Lazerle ameliyatsız yüz gençleştirme sonrasında ciltte ortaya çıkan ve uygulamanın derinliğine bağlı olarak 2-5 gün aralığında değişim göstererek sürmesi beklenen bir kızarıklık ya da hafif pullanma gibi etkiler görülebilmesi normaldir. Bu süreçte, cildinizi doktorunuzun tavsiye ettiği nemlendirici yardımıyla sık sık nemlendirmeye, güneşten korunma konusunda oldukça dikkatli olmaya dikkat etmelisiniz. Kliniğimizde uygulama öncesi ve sonrasında gerekli bilgilendirmeler doktorunuz tarafından yapılacaktır.

Estetik ben tedavisi kim tarafından yapılmalıdır ?

By | Genel | No Comments

Cilt tümörü, cilt kanseri, yağ kisti, et beni vs gibi oluşumlarda işlemin bir Estetik Cerrah tarafından yapılması elde edilecek sonucun kalitesi açısından son derece önemlidir. Cildiye uzmanları, KBB hekimleri ve genel cerrahi uzmanları tarafından ben tedavisi, yağ bezesi alımı ve cilt kanserleri tedavisi gibi işlemlerin yapıldığını görüyoruz, ancak yapılan tedavinin sadece bir doku parçası alımı olmadığı, çok önemli tıbbi ve estetik bir işlem olduğudüşünüldüğünde, en doğru seçimin kişiler Estetik Plastik Cerrahlar olacağı aşikardır.

Ben alımı neden Estetik Plastik Cerrah ların işidir ?

Cilt lezyonları yani deri tümörleri, deri kistleri, yara izleri vs ile en sık ilişkili olan cerrahi branş tabiki estetik plastik cerrahidir. Dolayısıyla bir Estetik Cerrahi uzmanı benler dahil olmak üzere pekçok cilt lezyonuna tanı koymak konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahiptir. Tanı konduktan sonra tedavi şeklini en iyi bilecek kişi yine bir Estetik Cerrahi uzmanıdır.

Estetik ben alımı ne demektir ?

Plastik cerrahi uzmanları nın yaptığı ben alımlarında kalan izlerin farkedilmesi son derece zor olduğu için işlem “estetik ben alımı” olarak isimlendirlebilir. Estetik cerrahi nin yaptığı her işlemde dokuya zarar vermeyen cerrahi teknik kullanılması, çok ince dikişlerin tercih edilmesi ve yüz kıvrımlarına uygun kesiler yapılması elde edilen bu estetik sonucu sağlamkatadır. Diğer yandan kullanılan özel bantlar ve iz kremleri elde edilecek estetik sonucu destekler.

Diğer doktorlar estetik ben alımı yapamaz mı ?

Estetik cerrahi uzmanları tüm mesleki kariyerleri boyunca yaptıkları her işlemde estetik sonuca odaklandıkları için elde edilen sonuç otomatik olarak çok daha iyi olmaktadır. Özet olarak ben tedavisi sonrasında iyi bir sonuç isteniyorsa işlem mutlaka bir Estetik Cerrahi uzmanı tarafından yapılmalıdır.

Plastik Cerrah Olmanın Dayanılmaz Cazibesi

By | Genel | No Comments

Estetik uygulamalar ya da estetik ameliyatlar, son yıllarda bilhassa yaygınlaşan ve sıradan vatandaşın da talep etmeye başladığı bir sağlık hizmeti olarak dikkat çekiyor. Birey olarak iyi görünmenin sağladığı sosyal statü, özel yaşamdaki avantajlı iletişim etkisi, kişiler arası ilişkilerdeki baskınlık güdüsü gibi nedenlerle insanlar dış görünüşlerini 90’lı yılardan sonra çok daha fazla önemsemeye başladılar. Elbette küçük bir dolgu uygulaması, sadece bir burun estetiği ameliyatı, göbek yağlarının alınması ya da birkaç dakikalık bir dudak dolgusuyla daha çekici görünmenin, daha iyi hissetmenin ve daha güçlü ilişkiler kurmanın cazibesi dayanılmaz. Ancak ilginç olan söz konusu alanın cazibesinin iki yönlü olması. Çünkü çok talep gören ve giderek popülaritesi artan estetik cerrahinin hekimler arasında da dayanılmaz bir cazibesi var. Üstelik son derece keyifli görünen bu popülarite, hastalar için çok tehlikeli olabiliyor. Zira uzmanlık alanı Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi olmayan hekimler, malesef bu ünvanları kullanarak hastaları aldatıyori bu konuda kendilerini yetkin görebiliyorlar ancak yapılan uygulamaların sonuçları estetik biliminin ulaştığı bilgi seviyesinden ve Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanlarının sahip olduğu estetik sezgisinden uzak olabiliyor. Sonuçta bu hastaların uğradığı zararları düzeltmek yine bizlere kalıyor ancak bu her zaman o kadar kolay olmuyor elbette.

Hekimlerin Estetik Cerrahiye Olan İlgisi

Hekim olmak, dünyanın her yerinde ve her dönem toplumlar için çok değerli olmuş ve saygı duyulan bir meslek olagelmiştir. Ancak özellikle 2000’li yıllarda tüm dünyayı saran bireysel görünüşe önem verme ekolü estetik cerrahi alanının yıldızının parlamasına etki etmiştir. Bununla beraber estetik cerrahinin, diğer sağlık hizmetlerinden farklı olarak sanat, toplum, psikoloji, sosyoloji, estetik bilimi ve hatta sanat tarihi gibi farklı disiplinlerle olan yakın ilişkisi daha doğrusu başka ilgi alanlarından beslenmesi onu hekimler arasında da çok popüler bir alan kılar. Estetik cerrahinin hekimler arasındaki söz konusu dayanılmaz cazibesi, özellikle ülkemizde, uzmanlık alanı plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi olmayan bazı doktorların bu konuda hizmet verebileceklerini düşünmelerine, bu konuda girişimlerde bulunmalarına, hatta malesef ünvan hırsızlığı yapmalarına neden oluyor. Oysa resmi olarak da belirtildiği üzere ve ayrıca meslek ahlakı açısından, uygulamaların sonuçlarının hastada yaratacağı etkiler göz önüne alındığında uzmanlık alanı estetik cerrahi olmayan hekimlerin bu konuda müdahalede bulunmaktan kaçınmaları gerekir. Bilindiği üzere bir hekim, yıllar süren uzmanlık eğitimi süresince sağlık hizmetinin bir alanında uzmanlaşmaktadır. Söz konusu konuya dair makaleler okumakta, söz konusu alanda gözlemler yapmakta, yine bu alanda çalışmalar yaparak mezun olmaktadır. Öyle ise uzmanlık alanı Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi olmayan bir hekimin sağlayacağı estetik uygulama ile uzmanlık alanı Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi olan bir hekimin sağlayacağı sonuç aynı olmayacaktır.

Estetik Cerrah Olmayan Doktorlar Estetik Ameliyat Yapabilir mi?

Plastik cerrah olmanın hekimler arasındaki cazibesi, hastaların tüm yaşamlarını, bireysel ilişkilerini ve iletişimlerini etkileyecek olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Kulak burun boğaz alanında uzman olan bir hekimin yaptığı burun estetiği fonksiyonel olarak amacına ulaşan bir burun sunsa da estetik açıdan hiç istenmeyen bir sonuç verebiliyor. Yada bir KBB uzmanı size kendini “Fasyal Plastik Cerrah” olarak tanıtıp, bir yüz germe estetiği yada göz kapağı estetiği yapmaya ikna edebiliyor, oysaki bu ünvanın gerçek olmadığını bilmeyen hasta gerçekte çok tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalmış oluyor. Benzer şekilde botoks, dolgu, liposuction gibi uygulamaları yapan ancak aslında Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah olmayan hekimler de var. Estetik cerrahi sadece anatomi, sağlık, tedavi ve cerrahi bilgisini içermekle kalmayan, estetik bir bakış açısına ulaşma yönünde yapılan çalışmalar, estetik bir göz için alıştırmalar gerektiren özel bir alandır. Estetik olgusunun göreceli ve ölçümlenmesi zor yapısına rağmen estetik cerrahi kesin olarak bir bilimdir ve ancak bu konuda uzman olan ve uzun yıllar bu konuda eğitim alan kişilerce yani Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanlarınca uygulanabilir.

Menu