Cilt Kanseri ve Yumuşak Doku Tümörleri

By | | No Comments

Cilt Kanseri ve Yumuşak Doku Tümörleri

Her türlü cilt kanseri ve yumuşak doku tümörü nün tedavisinde Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahların rolü önemlidir. Son yıllarda ultraviyole ışınlarının artmış etkisi sonucu, cilt kanseri ve deri kanseri ne rastlanma sıklığında ciddi bir artış görülmektedir. Özellikle açık tenli bireylerin cilt kanserleri, deri tümörleri konusunda çok dikkatli olmaları gerekmektedir.

Cilt kanseri tedavisini kim yapar ?

Cilt kanseri ve yumuşak doku tümörü bulunan bireyler, diğer bir tıbbi branş, özellikle de dermatologlar tarafından Plastik Cerrahiye yönlendirilebileceği gibi, direk olarak Plastik Cerrahiye başvurmaları mümkündür.

Cilt kanseri tipleri nelerdir ?

Cilt kanseri ve yumuşak doku tümörlerinin çok farklı tipleri olmakla birlikte, iyileşmeyen yara veya cilt ülserleri, cilt altında ağrılı, giderek büyüyen şişlikler, daha önceden ciltte bulunmayan, kanamalı, üzeri damarlı, kabuklu lezyonların belirmesi mutlaka önemsenmeli ve deri kanserleri açısından araştırılmalıdır. Diğer taraftan doğuştan mevcut olan veya sonradan ortaya çıkan benlerin büyümesi, kanamaya başlaması veya daha önceden mevcut bir ben olmadan ortaya çıkan koyu renkli, kanamalı benler oldukça önemlidir ve mutlaka bir Plastik Cerraha veya Dermatoloji uzmanına danışılması gerekmektedir. Benlerden malin melanom dediğimiz cilt kanseri türünün gelişebildiği unutulmamalıdır.

Benler alınınca cilt kanseri olur mu ?

Burada çok önemli bir yanlış inanışı hatırlatmak isterim “benler alınınca kanser olmaz”, tam tersine kanser olma potansiyeli bulunan bir ben eğer alınmaz ise, ileride kansere dönüşebilir ve farkına varıldığında geç kalınmış olması muhtemeldir.

Sonuç olarak vücudun her hangi bir bölgesinde yerleşim gösteren iyi veya kötü huylu tüm cilt tümörleri ve yumuşak doku tümörlerinin tedavisi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahlar tarafından yapılmaktadır.

Ben Tedavisi – Ben Aldırma

By | | 39 Comments

Benlerinizi Asla İhmal Etmeyin!  Ben Tedavisi İle İlgili Gerçekler

Vücudunda ben olmayan insan neredeyse yok gibidir. Bazı kimselerde tüm vücuda yayılmış irili ufaklı yüzlerce ben görülebilirken, bazı kimselerde çok daha az sayıda benle karşılaşabilmekteyiz.

Hatta bazen kişiyi çok rahatsız eden bu benler birde bakarsınız ki bir başkasında güzelliğine güzellik katan adeta aksesuar gibi yerleşivermiştir, kimi zaman dudağa, kimi zaman burun kanadına sanki bir hızma misali. Peki, nedir benlerle ilgili bilimsel gerçekler birlikte gözden geçirelim.

Benler aslında vücudumuzda normalde de bulunan ve deriye rengini veren melanosit dediğimiz hücrelerin bir araya toplanarak oluşturdukları doku parçalarıdır ve aslında iyi huylu tümör dokularıdır.

Doğuştan oluşabildikleri gibi sonradan hayatın belirli dönemlerinde oluşabilme özelliğine de sahiptirler. Benler çok farklı karakter ve şekilde karşımıza çıkabilirler, renkleri kırmızı, kahverengi, mavi veya siyah ve hatta bu renklerin karışımı şeklinde olabilir. Büyüklükleri ise birkaç milimetreden, neredeyse bütün bir sırtı kaplayacak büyüklüğe yani onlarca santimetreye değişebilir.

Benler tehlikeli midir?

Yukarda kısmen tarif ettiğimiz doğuştan mevcut olan üzeri genelde kıllı, kahverengi-siyah renkli, içerisinde homojen bir renk dağılımı olmayan, büyük benlere biz tıp dilinde konjenital dev kıllı nevüs (yani doğumsal kıllı ben) adını vermekteyiz.

Halk arasında bu benlerin oluş mekanizmalarıyla ilgili mesela hamileyken ciğer kanı damlaması gibi çok değişik inanışlar mevcuttur, tabiî ki bunların hiçbirinin bilimsel bir gerçekliği bulunmaz.

Burada bizim için önemli olan nokta bu benlerin mümkün olan en erken yaş veya dönemde, vücuttan uzaklaştırılması gerekliliğidir, çünkü biz bilmekteyiz ki bu benlerden hayatı tehdit edecek kadar kötü ve hızla yayılan, malin melanom adını verdiğimiz deri kanseri gelişme ihtimali oldukça yüksektir.

Bunun yanı sıra doğumda mevcut olmayıp sonradan ortaya çıkan benlerde zaman içerisinde malin melanom dediğimiz cilt kanserine dönme potansiyeline sahiptir.

Hangi benler tehlikelidir?

Bir benin kansere dönme ihtimalinden söz ederken aşağıdaki kriterlerin bizim için önemli belirtiler olduğunu belirtmek isterim.

-Açık tenli, renkli gözlü kimselerde oluşan benler
-Mevcut bir benin renginde, boyutlarında, sınırlarında değişiklik olması, kanama yapması
-6mm den büyük sınırları düzensiz, kahverengi-siyah benler
-Kahverengi-siyah bir benin renginde açılma olması
-Sık sık sürtünme, traş gibi etmenlerle travmaya maruz kalan benler
-Mavi – siyah – koyu kahverengi renkli benler
-Ailede cilt kanseri (melanom) hikayesi olması

Bu bulgular veya belirtiler mevcut olan kişi mutlaka bir plastik cerrahi veya dermatoloji uzmanına başvurmalı, gerekirse benleri takibe alınmalı hatta şüpheli görülen benler plastik cerrah tarafından alınmalı ve risk sıfırlanmalıdır.

Ben tedavisi ve ben aldırma kansere yol açar mı?

Bu inanışın hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. Hatta tam tersine yukarıda da belirttiğim gibi, benlerin alınmaz ise kansere dönebilmekte ve hızla yayılarak kişinin hayatına mal olabilmektedir.

Sırf bu yanlış inanış nedeniyle pek çok hastamız çok geç kalmakta mevcut benleri kansere döndükten hatta yayıldıktan sonra bize başvurmakta, söz konusu benler alındıktan sonra patoloji sonucu kanser geldiği içinde, sanki cerrahi müdahale nedeniyle kansere dönüşüm oldu gibi yorumlamaktadırlar.

Size tavsiyem asla bu söylentilere kulak asmayın ve mevcut benlerinizi mutlaka bir plastik cerrahi uzmanına gösterin.

Ben tedavisi ve ben aldırma zor mudur?

Ben tedavisi gerçekten çok kolay bir işlem. Lezyonun büyüklüğüne göre değişmekle birlikte, bir benin lokal anestezi altında alınma süresi bazen 5-10dk’yı geçmez ve siz bu işlem sırasında hiçbir ağrı veya acı duymazsınız.

Lazerle ben tedavisi yapılır mı ?

Cerrahi olarak ben tedavisi (ben aldırma) dışında lazer, yakma veya dondurma yöntemleri kullanılmaktadır ancak ben bazı durumlar dışında kesinlikle cerrahi dışı yöntemleri önermiyorum.

Benin patolojik tahlile gönderilmesi gereken şüpheli lezyonlarda ve 2-3mm den büyük benlerde mutlaka cerrahi olarak alınmasını tavsiye ediyorum. Patolojiye gönderilmesi gerekmeyen etbeni gibi lezyonlarda veya 1-2 mm’lik çok küçük benlerde ise lazerle yakma yöntemini kullanıyorum.

Ben tedavisi ve ben aldırma sonrasında iz kalır mı?

Benlerin cerrahi olarak alınmasından sonra hiç kimsenin kolay kolay fark edemeyeceği, incecik bir çizgi halinde izler kalmaktadır. Ancak benin büyüklüğü ve lokalizasyonuda kalacak izin büyüklüğü üzerinde önemli rol oynar.

Bu arada tabi ki işlem sonrası iyileşme sürecinde güneşten korunmak, silikonlu iz pomadları kullanmak gibi önerilere uyulduğunda neredeyse hiç iz kalmaz diyebilmekteyiz.

Aslına bakarsanız yukarıda bahsettiğimiz tehlikeli benlerde zaten iz konusu en son düşünülmelidir, zira ortada hayatı tehdit edebilecek bir durum ve tıbbi bir gereklilik söz konusudur.

Kaldı ki ben tedavisi için iz konusunda tereddüt eden hastalarıma ben hep şunu söylerim “orada zaten büyük, renkli, deriden kabarık ve göze çarpan bir lezyon var iken, onun alınmasından sonra kalacak iz deri ile aynı renkte, kabarık olmayan ve neredeyse hiç fark edilmeyen bir karakterde olacaktır”.

Dolayısı ile iz kalacak mı diye düşünmek gereksizdir. Tabi ki işlemin, işin ehli bir Plastik, Rekonstrktif ve Estetik Cerrahi uzmanı tarafından yapılması oldukça önemlidir.

Estetik amaçlı olarak ben tedavisi ve ben aldırma yapılır mı?

Kansere dönme tehlikesi olmayan ancak sadece görünüm olarak problem oluşturan benlerde söz konusudur. Pek tabi ki bu benlerde estetik amaçlı olarak lokal anestezi ile alınabilir.

Ben tedavisi ve ben aldırma işleminden sonra neredeyse hiç iz kalmaz. Ancak işlemin konunun uzmanı bir Plastik Cerrah tarafından gerçekleştirilmesi ve işlem sonrası önerilere uyulması şarttır.

Ben Aldırma Tehlikelimidir ? – Draesthetic

By | | 14 Comments

Benlerinizi Asla İhmal Etmeyin!

Vücudunda ben olmayan insan neredeyse yok gibidir. Bazı kimselerde tüm vücuda yayılmış irili ufaklı yüzlerce ben görülebilirken, bazı kimselerde çok daha az sayıda benle karşılaşabilmekteyiz. Hatta bazen kişiyi çok rahatsız eden bu benler birde bakarsınız ki bir başkasında güzelliğine güzellik katan adeta aksesuar gibi yerleşivermiştir, kimi zaman dudağa, kimi zaman burun kanadına sanki bir hızma misali. Peki, nedir benlerle ilgili bilimsel gerçekler birlikte gözden geçirelim.

Benler aslında vücudumuzda normalde de bulunan ve deriye rengini veren melanosit dediğimiz hücrelerin bir araya toplanarak oluşturdukları doku parçalarıdır ve aslında iyi huylu tümör dokularıdır. Doğuştan oluşabildikleri gibi sonradan hayatın belirli dönemlerinde oluşabilme özelliğine de sahiptirler. Benler çok farklı karakter ve şekilde karşımıza çıkabilirler, renkleri kırmızı, kahverengi, mavi veya siyah ve hatta bu renklerin karışımı şeklinde olabilir. Büyüklükleri ise birkaç milimetreden, neredeyse bütün bir sırtı kaplayacak büyüklüğe yani onlarca santimetreye değişebilir.

Benler tehlikelimidir?

Yukarda kısmen tarif ettiğimiz doğuştan mevcut olan üzeri genelde kıllı, kahverengi-siyah renkli, içerisinde homojen bir renk dağılımı olmayan, büyük benlere biz tıp dilinde konjenital dev kıllı nevüs (yani doğumsal kıllı ben) adını vermekteyiz. Halk arasında bu benlerin oluş mekanizmalarıyla ilgili mesela hamileyken ciğer kanı damlaması gibi çok değişik inanışlar mevcuttur, tabiî ki bunların hiçbirinin bilimsel bir gerçekliği bulunmaz. Burada bizim için önemli olan nokta bu benlerin mümkün olan en erken yaş veya dönemde, vücuttan uzaklaştırılması gerekliliğidir, çünkü biz bilmekteyiz ki bu benlerden hayatı tehdit edecek kadar kötü ve hızla yayılan, malin melanom adını verdiğimiz deri kanseri gelişme ihtimali oldukça yüksektir.
Bunun yanı sıra doğumda mevcut olmayıp sonradan ortaya çıkan benlerde zaman içerisinde malin melanom dediğimiz cilt kanserine dönme potansiyeline sahiptir.
Burada bir benin kansere dönme ihtimalinden söz ederken aşağıda sıraladığım bazı kriterlerin bizim için haberci belirtiler olduğunu belirtmekte fayda görüyorum.

-Açık tenli, renkli gözlü kişilerde gelişen benler
-Mevcut bir benin renginde, boyutlarında,sınırlarında değişiklik olması, kanama yapması
-6mm den büyük sınırları düzensiz, kahverengi-siyah benler
-Kahverengi-siyah bir benin renginde açılma olması
-Sık sık travmaya maruz kalan benler
-Mavi – siyah renkli benler
-Ailede cilt kanseri (melanom) hikayesi olması

Bu bulgular veya belirtiler mevcut olan kişi mutlaka benlerini bir plastik cerrahi veya dermatoloji uzmanına muayene ettirmeli, gerekirse benleri takibe alınmalı hatta kesin çözüm olarak şüpheli görülen benler plastik cerrahi tarafından alınmalı ve risk sıfırlanmalıdır.

Ben aldırma kansere yol açarmı?

Bu inanışın hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. Hatta tam tersine yukarıda da belirttiğim gibi, benlerin alınmaz ise kansere dönebilmekte ve hızla yayılarak kişinin hayatına mal olabilmektedir. Sırf bu yanlış inanış nedeniyle pek çok hastamız çok geç kalmakta mevcut benleri kansere döndükten hatta yayıldıktan sonra bize başvurmakta, söz konusu benler alındıktan sonra patoloji sonucu kanser geldiği içinde, sanki cerrahi müdahale nedeniyle kansere dönüşüm oldu gibi yorumlamaktadırlar. Size tavsiyem asla
bu söylentilere kulak asmayın ve mevcut benlerinizi mutlaka bir plastik cerrahi uzmanına gösterin.

Ben aldırma zormudur?

Ben aldırma gerçekten çok kolay bir işlem. Lezyonun büyüklüğüne göre değişmekle birlikte, bir benin lokal anestezi altında alınma süresi bazen 5-10dk.yı geçmez ve siz bu işlem sırasında hiçbir ağrı veya acı duymazsınız.

Benlerinizi lazerle yaktırmayın!

Benlerin cerrahi olarak alınması dışında lazer, yakma veya dondurma yöntemleri kullanılmaktadır ancak ben kesinlikle bu yöntemleri önermiyorum. Benin mutlaka tahlile gönderilmesi ve iyileşme sürecinin hasta açısından çok daha konforlu geçmesi açısından mutlaka ve mutlaka cerrahi olarak alınmasını tavsiye ediyorum.

Ben aldırma sonrasında iz kalırmı?

Benlerin cerrahi olarak alınmasından sonra hiç kimsenin kolay kolay fark edemeyeceği, incecik bir çizgi halinde izler kalmaktadır. Ancak benin büyüklüğü ve lokalizasyonuda kalacak izin büyüklüğü üzerinde önemli rol oynar. Bu arada tabiî ki işlem sonrası iyileşme sürecinde güneşten korunmak, silikonlu iz pomadları kullanmak gibi önerilere uyulduğunda neredeyse hiç iz kalmaz diyebilmekteyiz. Aslına bakarsanız yukarıda bahsettiğimiz tehlikeli benlerde zaten iz konusu en son düşünülmelidir, zira ortada hayatı tehdit edebilecek bir durum ve tıbbi bir gereklilik söz konusudur. Kaldıki iz konusunda tereddüt eden hastalarıma ben hep şunu söylerim “orda zaten büyük, renkli, deriden kabarık ve göze çarpan bir lezyon var iken, onun alınmasından sonra kalacak iz deri ile aynı renkte, kabarık olmayan ve neredeyse hiç fark edilmeyen bir karakterde olacaktır”. Dolayısı ile iz kalacakmı diye düşünmek gereksizdir. Tabiî ki işlemin, işin ehli bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı tarafından yapılması oldukça önemlidir.

Estetik amaçlı olarak ben alınırmı?

Kansere dönme tehlikesi olmayan ancak sadece görünüm olarak problem oluşturan benlerde söz konusudur. Pek tabiî ki bu benlerde estetik amaçlı olarak lokal anestezi ile alınabilir. Bu alınma işleminden sonra neredeyse hiç iz kalmaz. Ancak işlemin konunun uzmanı bir Plastik Cerrah tarafından gerçekleştirilmesi ve işlem sonrası önerilere uyulması şarttır.

Menu