Tag

Etiket: ameliyatsız yüz estetiği

Dolguyla Yüz Estetiği : 3 Boyutlu Yaklaşım

By | Genel | 2 Comments

DOLGUYLA YÜZ ESTETİĞİ NDE YENİ YAKLAŞIM: 3 BOYUTLU ŞEKİLLENDİRME

Estetik Dolguyla 3 Boyutlu Yüz Estetiği 10 dk. da 10 yıl gençleşmek mümkün !

Son yıllarda estetik cerrahi uygulamalarında büyük ilerlemeler kaydediliyor. Özellikle ameliyatsız estetik uygulamalarına olan büyük rağbet bu alandaki gelişmelerinde önünü açıyor. Aslına bakarsanız kişilerin ameliyatsız estetiğe ilgi duyması rağbet etmesi çokda anlaşılabilir bir durum, çünkü anestezi almadan, kanama olmadan, bir iyileşme dönemi gerektermeyen uygulamaları tabiki hepimiz tercih ederiz. Bu alandaki en etkileyici ve tercih edilen uygulamalardan bir taneside tabiki yüz dolgusu ve dolgu estetiği uygulamalarıdır.

Yüz dolgusu yada dolgu estetiği nedir ? Nasıl uygulanır ?

Aslında pekçoğumuz artık bu konularda bilgi sahibiyiz ancak burada kısaca anlatmak gerekirse, vücuda uyumlu olan bir maddenin dokuya verilmesiyle, dokuya hacim kazandırılması, yeniden şekillendirilmesi ve kırışıklıkların ortadan kaldırılması işlemidir. Yüz dolgularını muayenehane koşullarında ve özel soğutucular yardımıyla hastanın neredeyse hiç ağrı hissetmemesini sağlayarak gerçekleştirebiliyoruz. İşlem çok ince ve özel uçlu kanüller yardımıyla uygun doku katmanına dolgunun verilmesiyle gerçekleştiriliyor. İşlemden sonra hafif bir kırmızılık ve şişlik olabiliyor ancak 2-3 saat içerisinde tamamen normale dönüyor hatta pekçok hastada herhangibir kırmızılık yada şişlik dahi oluşmuyor.

İşlem aslında bir yüz şekillendirme işlemi yani bir nevi yüz estetiği yapıyorsunuz ?

Bu nokta önemli bir zihniyet farklılığını yansıtmaktadır dolgu uygulamalarında. Pekçok hasta ve hekim tarafından dolgu uygulaması sadece bir bölgedeki kırışıklığın açılma işlemi olarak algılanmaktadır, durum böyle oluncada siz yüzün sadece bir bölümünü düzeltmiş olursunuz o kadar. Oysaki yüze bütüncül bir yaklaşım yüz estetiği uygulamalarında olduğu gibi buradaki temel prensip olmalıdır. Yani sadece burun kenarı kırışıklığını düzelttiğiniz bir hastada göz altı çukuru derinleşmişse, elmacık kemikleri ve orta yüz volümü azalmışsa, yanaklar çökmüşse istediğiniz gençleşmeyi malesef elde edemezsiniz. Dolayısıyla dolgu ile yüz gençleştirme isteyen bir kişide ben tüm yüzdeki volüm kaybını, bozulan oranları, sarkmaları değerlendiririm ve bunların düzeltilmesi için hastama bir plan hazırlarım.

Bu plan içerisinde kişisel taleplerde dikkate alınarak bazı eklemeler, yada çıkarımlar veya uygulanacak dolgu miktarlarında değişiklikler yapılabililir elbette. Örneğin bazı hastalar elmacık kemiğinin dolgun olmasından hoşlanırken, bir diğeri elmacık kemiğine yapılacak dolgunun sadece sarkan yüzü yukarı alacak miktarda ve doğal olmasını talep edebilir, dolayısıyla beklenti analizi en az mevcut problemlerin analizi kadar önemlidir.

Dolguyla yüz estetiği uygulamasında neler yapabiliyorsunuz ?

Bugün artık inanın dolgu ile neredeyse bir yüzde cerrahi olarak yapabileceğimiz çoğu şeyi yapmak mümkün. Düşünsenize bir hastanın burun şeklini, çene ucu görünümünü, elmacık kemiğinin dolgunluğunu, göz altı çukurları, yanak çöküntülerini, şakak çöküntülerini dolgu ile gidermek mümkün. Yani 10 dk. lık bir uygulama ile yüz hatlarını değiştirmek, yüzünüzdeki orantısızlıkları gidermek veya yaş ile ortaya çıkan hacim kayıpları, çukurlaşmalar, kırışıklıklar ve sarkmaları tamamen giderebiliyoruz. Örneğin profil görünümünden hoşlanmayan bir hastanın görünümünü burun dolgusu ve çene ucu dolgusu ile düzelttikten sonra fotoğrafını çekip kendisine gösterdiğinizde, hayretle ve büyük bir mutlulukla kliniğimizden ayrıldıklarına çokça şahit olmuşumdur.

Hastalar dolguyla yüz estetiği yaptırırken nelere dikkat etmeliler ?

Bu noktada 2 önemli şey var dikkat edilmesi gereken; bir tanesi tabiki doğru hekim seçimi. Burada dolgu uygulamasının sadece bir enjeksiyon olmadığını anlayabilirsek, hekim seçiminin niçin önemli olduğunuda kavrayabiliriz. Enjeksiyon bir teknisyenlik işidir oysaki burada bahsettiğimiz şey, “Yüz Estetiği” cerrahisi ile yapılabilecek şeylerin “Yüz Dolgusu” uygulamaları ile gerçekleştirilmesidir. Dolayısıyla bunu yapacak hekimin yüz anatomisini çok iyi bilmesi, yüzdeki estetik oranlara hakim olması gerekir. Sadece bunlar yetermi tabiki yetmez, bunların yanısıra hekimin estetik görüsü ve uygulama beceriside önem kazanır. Bu bakımdan “Dolguyla Yüz Estetiği”
uygulaması yapacak hekimlerin, yüz estetiği konusunda tecrübeli Estetik Plastik Cerrahi uzmanları olması gerektiğini düşünüyorum.

Diğer önemli nokta ise kullanılan dolgu malzemesinin kalitesi, gerek hastanın güvenliği gerekse dolgunun kalıcılığı açısından hastaların buna çok dikkat etmesi gerekiyor. İşlem öncesi mutlaka kullanılacak dolgu malzemesinin markası ve güvenilirliği ile ilgili bilgi talep edilmelidir. Hatta piyasada güvenilebilecek 3-4 dolgu malzemesi dışındaki dolguların
kullanımına onay vermemeleri gerekir.

Dolguyla yüz estetiği yaparken sıklıkla hangi bölgelere dolgu uyguluyorsunuz ?

Hastalarımız en sıklıkla yanak dolgusu, dudak dolgusu ve burun dolgusu için kliniğimize başvuruyorlar. Özellikle dolguyla burun estetiği sonuçlarından çok memnun kalıyorlar, hatta pekçoğuna bir iki dolgu uygulamasından sonra kalıcı bir şekilde burun estetiği yapıyoruz. Bunun dışında çene ucu dolgusu, elmacık dolgusu ve şakak dolgularınıda yoğun bir şekilde uyguluyoruz. Hastalarımızın bir kısmı 12-18 aylık aralıklarla dolguyla yüz estetiğine devam ederken bir kısmı yüz germe ve çene ucu estetiği ameliyatına karar veriyorlar. Yani aslında burada dolguyla yüz estetiği uygulamalarının, ameliyatlı ve kalıcı işlemler için bir aşama olarak kullanıldığını, hastayı bu işlemlere hazırladığınıda görüyoruz. Tabiki bu yüz güzelleştirme dolguları dışında, kliniğimizde burun kenarı, göz çevresi ve dudak çevresi kırışıklıklar içinde sıklıkla dolgu uygulamaları yapıyoruz.

Dolguyla Yüz Estetiği sonrası kişi kalıcı bir sonuç isterse ne yapıyorsunuz ?

Hastalarımızın yaklaşık %40 ı dolgu ile yüz şekillendirme sonrasında kalıcı sonuç talep ediyorlar. Burada hastanın ihtiyaçlarına göre farklı uygulamalar ve kombinasyonlar söz konusu, örneğin bir hastaya sadece kök hücreden zengin yağ enjeksiyonu yaparken, bir diğerine yüz germe, göz kapağı estetiği ve yağ enjeksiyonu kombinasyonu yapmanız gerekebiliyor. Burada bizim tespit ettiğimiz ihtiyaçlar ve hastanın beklentilerinin aynı
potada eritilmesi son derece önemli.

Dolguyla yüz estetiği uygulamalarının dezavantajları varmıdır ? varsa nelerdir ?

Tabiki her yöntem gibi dolguyla yüz estetiği uygulamalarınında dezavantajları var, bir kere en önemlisi sonucun geçici olması. Ancak düşündüğünüzde 10dk lık ameliyatsız, kanamasız bir uygulama size 12-18 aylık bir sonuç sağlıyorsa bu bence bir dezavantaj olmaktan çıkar. Diğer taraftan uygulamaya bağlı oluşabilecek bazı yan etkiler her tıbbi işlemde olduğu gibi buradada mevcuttur ancak bu yan etkilerin görülme olasılığı son derece düşüktür, neredeyse yok gibidir diyebiliriz.

Dolguyla birlikte kullandığınız ameliyatsız yöntemler varmıdır ?

Yüzün ihtiyacına ve beklentiye göre, yüz dolgusuyla birlikte Fraksiyonel lazer, Radyofrekans, PRP ve Mezoterapi, İple yüz askılama yöntemlerini kliniğimde sıkça kullanmaktayım. Dolgu ile yüzü şekillendirirken, bu yöntemler ile cilt elastikiyetini artırmak, kollajen sentezini artırmak
ve ince kırışıklıkları açmak elde edilen sonucun bir üst seviyeye taşınmasını sağlıyor. Dolayısıyla elimizdeki yöntemleri kombine ederek kullanmak çok daha iyi sonuçlar doğuruyor. Yani bir bakıma onarımı yapıp üzerine cila atıyoruz diyebiliriz :).

Ameliyatsız Yüz Estetiği

By | Genel | No Comments


Ameliyatsız Yüz Estetiği – Yüz Gençleştirme

Günümüz insanının sosyal aktivitelerindeki artış ve uzayan insan ömrü, ilerleyen yaşlardaki yüz estetiği uygulamalarına ola ilgiyide artırmıştır. artık bir lüks olmaktan çıkmış olan daha çok sosyal yaşantının bir gereği olarak kabul edilen estetik ameliyatlar, her zaman bireyler tarafından kabul görmeyebilir. Burada bazen ameliyatın yarattığı radikal değişim, bazen operasyon sonrası toparlanma süreci, bazende operasyon riskleri kişileri estetik ameliyatlardan uzaklaştırıp, küçük ama etkili dokunuşlar olarak nitelendirdiğimiz ameliyatsız estetik yöntemlerine kanalize etmektedir. Biz estetik cerrahların bu noktada başvurabileceği pekçok alternatif yöntem mevcuttur. Bir cerrah olmanın getirdiği avantajları kullanarak bu küçük ama çok etkili müdahaleler ile adeta harikalar yaratabiliriz.
Bu yöntemler tek başına kullanılabileceği gibi çoğu zaman birikte kulllanılmaları ile çok daha etkili sonuçlar sağlanmaktadır. burada kişinin beklentisinin belirlenip, ihtiyaçlarına göre uygun olan protokolün belirlenmesinde kişisel tecrübelerim ve sanatsal bakış açısıönem kazanır. Ameliyatsız estetik uygulamalarının ofis ortamında, 5-10 dk içerisinde gerçekleştirilmesi, herhangibir ağrı, sızıya sebep olması ve işlem sonrasında kişilerin normal hayatlarına devam etmesi bu yöntemleri cazip kılar. Bu yöntemler içerisinde en etkin olanları aşağıda inceleyebiliriz.

Botoks enjeksiyonu

Yüz estetiğinde Botoks enjeksiyonu bugün için artık neredeyse tıpta aspirin benzeri bir kullanım alanına sahiptir. Özellikle estetik cerrahideki geniş ve etkin kullanım alanı ürünün popülarite kazanmasındaki en önemli unsurlardan birisidir.
Botoks uygulama bölgesindeki kasları 4-6 aylık sürelerde bloke ederek etkisini gösterir.Uygulama sonrasında 3. günde etki başlar ve 1 haftada maksimum sonuç gözlenir. Aktif
mimik kırışıklıklarını gidermede son derece güvenli bir preparat olan botoks enjeksiyonları ile 1-2 dk lık bir uygulama sonrası göz çevresi, alın, kaş arası, dudak üstü kırışıklıklardan kurtulursunuz.
Doç.Dr. Serkan Yıldırım tarafından yapılan botoks uygulamasında kişisel deneyim ve tecrübeye dayanarak, doğal görünümünüzü bozmadan sizi daha genç ve canlı gösterecek dozlar, klasik noktalardan farklı noktalara enjekte edilmektedir. Yani aslında botoks enjeksiyonunda Dr. Yıldırımʼın kendi yaklaşımı sayesinde çok daha doğal gençleşmeler sağlanmaktadır. Bunun yanısıra ileri botoks uygulamaları ile, kaş kaldırma, boyun bantları tedavisi, ağız köşesinin yükseltilmesi yine hastalarımıza sıklıkla uygulanan işlemler arasında yer alır. Diğer taraftan botoks enjeksiyonu ile önemli sağlık sorunu olan migren tedavisinde ve aşırı koltuk altı terlemesinin önlenmesinde kliniğimizde çok yüksek oranda hasta memnuniyeti sağlanmaktadır.

Dolgu enjeksiyonu

Ameliyatsız yüz estetiği yöntemlerinin vazgeçilmezlerinden bir diğeri dolgu enjeksiyonlarıdır. Botoks enjeksiyonları ile giderilen mimik kırışıklıklarının bulunduğu alanlarda kalıcı çizgilenmeler göze çarpar. Yada yüzün farklı bölgelerinin birleşim yerlerinde yaş ve mimiklere bağlı olarak derin kıvrımlar meydana gelir.Göz çevresi kırışıklıklar yada burun yanak bileşimi kıvrımı buna örnektir. Dolgu maddelerini bu alanlara enjekte ederek bu kıvrımların derinliğinin hafifletilmesi yada çizgilerin ortadan kaldırılması mümkündür.
Vücudumuzda yaygın olarak bulunan bir protein olan Hyaluronik Asitten üretilmiş bu dolgu maddelerinin neredeyse hiçbir alerjik reaksiyonları bulunmaz. Hazırlanış şekli ve molekülün kalınlığına göre 6 ay ile 18 ay arası kalıcılığı olan dolguların uygulaması ofis şartlarında, yaklaşık 10dk. da gerçekleştirilir. İşlem sonrası normal yaşantınıza devam edersiniz. Burada özellikle kaş arası ve göz çevresi uygulamalarında botoks ile dolgu enjeksiyonlarının birlikte kullanılmasının çok daha etkin sonuçlar sağladığını hatırlatmak gerekir.
Dolgu enjeksiyonları ile kırışıklık gidermenin yanısıra yüzün anatomik bölgelerine hacim kazandırmak, dolgunlaştırmak mümkündür. Bu kapsamda dolgu enjeksiyonları ile dudak büyütme, elmacık kemiği büyütme, yanak dolgunlaştırma uygulamaları başarılı bir şekilde kliniğimizde gerçekleştirilmektedir. İleri bir teknik beceri gerektiren göz altı çukurların tedavisinde Doç.Dr. Serkan Yıldırım tarafından dolgu uygulamaları ile son derece başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Fraksiyonel lazer (Er-Yag Lazer) ile yüz estetiği

Ameliyatsız yüz estetiği uygulamaları içerisinde fraksiyonel lazer tedavileri önemli bir yere sahiptir. Fraksiyonel Er-Yag lazer uygulaması ile yüzünüzdeki kırışıklıkların giderilmesi, deri altı kollajen doku sentezini uyarılması sonucu deri ve deri altı dokuda sıklaşma ve cildin parlak-canlı bir görünüme kavuşması sağlanmış olur. Yüz bölgesindeki hafif güneş lekelerinin silinmesi ve gözeneklerin sıklaşmasıda yine bu yöntemin önemli avantajları arasındadır.

Fraksiyonel lazer uygulamaları sayesinde işlem sonrasında iyileşme süresi 3-4 gün gibi kısa sürelere çekilmiştir. Uygulama derinliğine bağlı olarak 12-24 saat süren bir kızarıklık, ardından gelen hafif bir pullanma ve 3-5 gün arasında cildin yenilenmesi tamamlanmış olacaktır. Fraksiyonel lazer uygulamaları, klasik yüz gençleştirme lazer uygulamalarına oranla son derece güvenli ve konforlu uygulamalardır.Tüm yüz-boyun gençleştirme işlemlerinin yanısıra, sadece dudak veya göz kenarı(kaz ayakları) çizgileri, göz altı morlukların giderilmeside bu tedaviyle mümkündür. Lazerle yüz gençleştirme de kullanılan diğer yöntemlerle herhangibir olumsuz etkileşime sahip değildir ve birlikte kullanılabilirler. Kullanılan farklı parametreler sayesinde hiç soyulma dönemi olmadan sadece derin dokunun sıklaştırılması ve bu şekilde özellikle alt yüz ve boyun sarkmalarının giderilmeside bu yöntemle mümkün olmaktadır.

Venüs Freeze (darbeli manyetik akım ve multipolar radyofrekans)

Yaşlanmayla birlikte yüzümüzde meydana gelen değişimlerin çok büyük kısmını elastikiyetini kaybetmiş olan deri ve deri altı dokunun yerçekimine karşı direncini kaybetmesi ve yüz dokularının aşağıya doğru sarkması oluşturur. Bunun yanısıra derinin ıyağ dokusunun incelmesi, derinin nem kaybı ve kırışıklıkların derinleşmeside diğer faktörlerdir.
Radyofrekans ve magnetik akımı birlikte kullanan Venüs Freeze teknolojisi sayesinde kollajen sentezi artar, bunun yanında deri elastikiyeti ve kanlanmasınında artırıldığıgösterilmiştir. Artmış kan akımı ve damarlanma sayesinde büyüme faktörlerinin sentezi yoğunlaşır böylelikle bir yeniden onarım ve yapılanma sürecide başlatılmış olur.
Dolayısıyla ameliyatsız bir yöntemle deri elastikiyetinde artış, kırışıklıklarda azalma, yüz ovalitesinin yeniden kazanılması ve yüz derisinin daha nemli ve canlı gözükmesi sağlanmış olur. Tüm bu kazanımlar için haftada iki seanstan toplamda 4 haftalık bir uygulama yeterli olmaktadır. Venüs Freeze uygulamasının bu kazanımları yüz-boyun ve dekolte bölgesinde kusursuz bir anti-aging sonucu sağlamaktadır.
Yüz estetiği amaçlı Venüs Freeze uygulaması mezolifting, prp, botox, dolgu yöntemleri ile kombine edilebilir ve böylelikle neredeyse yüz germe operasyonuna yakın sonuçlar elde eidilir. Elde edilen sonuçların son derece doğal olması, uzun kalıcılık süresi ve işlem sırasında yada sonrasında hastaya hiçbir sıkıntı yaratmaması yöntemin en büyük avantajıdır.

PRP (platelet rich plasma – trombositten zengin plazma)

Vücudumuz aslında hiç durmadan çalışan bir fabrika gibidir. Bu fabrikada yıpranan ve hasar gören dokuların tamiratı ve onarımı için devamlı çalışan hücreler bulunur. Büyüme faktörleri bu onarım ve bakım işlevinin en önemli parçalarıdır. Adeta gençlik aşısı olarak nitelendirebileceğimiz bu özel proteinler tıbbın diğer alanlarında iyileşmeyen yaraların kapanması, eklem içi kıkırdak harabiyetinin onarılması gibi pekçok hastalığın tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.
Estetik alanında bu büyüme faktörlerinin kullanılması ise son yıllarda gündeme gelmiştir.Kendi kanınızdaki yenilenme gücü olarak adlandırabileceğimiz bu uygulama için 8-10ml lik kan tüplerine kişinin kanı alınır ve santrifüj edilir. Santrifüj sonrası büyüme faktörlerinden son derece zengin bir plazma sıvısı elde edilir. Bu sıvını mezoterapi tekniğinde olduğu gibi çok ince iğneler ile yüz derisi altına enjekte edilmesiyle yüz derisinde bir yeniden onarım ve yapılanma süreci başlatılmış olur. Anti-aging amaçlı PRP uygulamalarında 15 günlük aralıklarla yapılacak toplam 3 seanslık bir kür uygulaması yeterli olmaktadır. Böyle bir uygulamanın genelikle 2 yıllık aralıklarla tekrarlanması tavsiye edilmektedir. 3 seanslık bir kürden yaklaşık 6-8 hafta sonra sonuç görülmeye başlanır. Yüz derisinde elastikiyet artışı, derinin daha canlı ve nemli durması, leke problemlerinin hafiflemesi, kırışıklıkların azalmasıyöntemin sağladığı kazanımlardır.
PRP uygulamasında dışarıdan farkedilen değişikliklerin çok daha ötesinde bir onarım süreci yaşanmaktadır. Yaşlılık ve çevresel faktörlere bağlı olarak hasar gören yüz-boyun derisindeki tüm olumsuzlukların giderildiği bu süreçte aslında uzun vadeli kazanımlar söz konusudur.PRP uygulamalarında elde edilecek başarı için kullanılacak kitin kalitesi son derece önem taşımaktadır, zira elde edilen büyüme faktörü oranı direkt olarak kullanılan kitle alakalıdır.Kliniğimizde PRP nin mucidi Regenlab firmasına ait kitler kullanılmaktadır. PRP uygulaması botox, dolgumezolifting gibi diğer ameliyatsız estetik uygulamaları ile birlikte kullanıldığında elde edilecek sonuçlar çok daha etkili ve kalıcı olmaktadır.Kliniğimizde ıuyguladığımız özel protokoller ile mezolifting ve Venüs Freeze uygulamaları ile kombine edilen PRP tedavilerinin sonuçları oldukça etkileyicidir.

Mezolifting

Fransız ekolünün tıp dünyasına tanıtmış olduğu mezoterapi-mezolifting uygulamaları artık günümüzde ameliyatsız estetik yöntemlerinin vazgeçilmez unsurlarından birisi haline gelmiştir. Yoğun bir bakım süreci olarak adlandırabileceğimiz mezolifting uygulamalarında, deri ve deri altı dokunun ihtiyacı olan pekçok protein, aminoasit, mineral, vitamin ve büyüme faktörü çok noktadan direkt olarak deri altına verilir. Özellikle kısa sürede sonuç almak isteyen bireyler için daha ideal olan yöntemde 1-2 haftalık aralıklarla 4 seanslık bir kür uygulaması ve ardından 3 ay süreyle ayda bir uygulama yapılması yeterli olmaktadır.Genellikle bu tedavi protokolünün 18 ayda bir tekrarlanması önerilir.
Mezolifting uygulaması sonrasında yüz ve boyundaki sarkmaların hafiflediği, derinin sıklaştığı, kırışıklık ve çizgilerin azaldığı yada kaybolduğu gözlenir. Ayrıca kullanılanürünlerin nem artırıcı özelliği nedeniyle daha parlak ve canlı bir cilt görünümü sağlanmış olur.
Mezolifting yöntemi diğer ameliyatsız yüz estetiği uygulamaları ile birlikte uygulandığında daha etkili ve kalıcı sonuçlar elde edilmektedir. Kliniğimizde tüm dünyada bilinen Inno – Tds markalı anti aging ve sıklaştırma etkili mezolifting uygulamaları yanında, kullanılmaya başlandığı günden bu yana büyük sükse yaratan Fransız Jalupro mezolifting ürünleri tercih edilmektedir.

Kimyasal peeling

Kimyasal peeling yüz derisinin üst katmanlarının birtakım solüsyonlar aracılığıyla kontrollü olarak hasarlanması ve alttan yeni doku ve hücre sentezinin başlatılması işlemidir.
Kullanılan peeling materyaline ve konsantrasyonuna göre kimyasal peelingler hafif, orta ve derin olarak sınıflandırılır. Kliniğimizde orta ve derin peeling uygulamaları Doç.Dr Serkan Yıldırım tarafından son derece güvenli ve etkin bir biçimde kullanılır. Peeling uygulamaları ile cildinizin canlanıp parladığını, ince kırışıklıkların hafiflediğini ve azaldığını göreceksiniz.
5-10 dk lık bir ofis uygulaması olan kimyasal peeling sonrası dikkat edilmesi gereken önemli iki nokta cildin yoğun bir şekilde nemlendirilmesi ve güneş ışınlarından çok iyi bir korunma sağlanmasıdır. Anti aging amaçlı olarak uygulanan meyve asidi türevlerinden oluşan hafif peelinglerde 4-6 seanslık uygulamalar yeterli olur iken, TCA gibi dahe derin peeling uygulamalarında ise 1-2 seanslık kürler yeterli olmaktadır. Burada hangi tür peeling uygulaması yapılacağına karar verilirken, kişinin cilt tipi, uygulamanın yapılacağı mevsim ve uygulamadan beklentiler çok iyi değerlendirilmelidir.
Derin peeling sonrası yaklaşık 1 hafta süreyle deride ciddi bir kabuklanma ve soyulma olurken, yüzeyel peelingde bu soyulma çok göze batmayacak yoğunlukta olmaktadır.Tabiki bu dezavantaja oranla derin peeling sonrası görülen değişim çok daha etkileyici olur. Anti aging amaçlı peeling uygulamaları sonrası deride artan kollajen sentezi ve yeni hücre oluşumu nedeniyle daha canlı ve sıklaşmış bir yüz-boyun derisi elde edilir. Bunun yanısıra yüzdeki lekelerin giderilmesi, gözeneklerin sıklaşması, akne izlerinin hafiflemesi ve derinin yağ dengesinin sağlanması peeling sonrası elde edilen öenmli kazanımlardır.Yüz gençleştirme amacıyla yapılan kimyasal peeling işlemleri dolgu, botoks, prp gibi diğer anti aging işlemleri ile birlikte kullanıldığında çok daha etkin sonuçlar elde edilmektedir.Kişinin ihtiyaçlarına göre uygun olan protokollerin belirlenmesi ve hangi kombinasyonların kullanılacağına karar verilmesi önemlidir.

DermaRoller tedavisi

Dönen bir aparatın ucuna yerleştirilmiş çok ince kılcal iğnelerin, aparatın deride farklı yönlerde gezdirilmesi ile gözle görülemeyen kanallar açması ve ardından bu kanallar aracılığıyla deriye uygulanan özel serumların hızla ve etkin bir biçimde deri altına geçerek etki göstermesi şeklinde özetlenebilecek bir uygulamadır.
Son yıllarda ameliyatsız yüz estetiğinde popülarite kazanan DermaRoller tedavisinde iki temel amaç gözlenmektedir.Bu amaçlardan birinci ve asıl olanı açılan mikro kanallar nedeniyle deri ve deri altı dokuda yeniden bir iyileşme süreci, hücre ve doku sentezinin başlatılmasıdır. İkinici amaç ise deri yüzeyinden uygulanan ve normalde etkisi sınırlı olan büyüme faktörlü özel serumların bu kanallar aracılığıyla derialtına yoğun bir biçimde nüfuz etmesi ve çok daha yüksek bir etki sağlanmasıdır.
DermaRoller tedavisinde kullanılan aparatların iğne boyları 0,5 ile 2,5mm arasında değişmektedir. Kılcal iğnelerin uzunluğu arttıkça uygulama sırasında ağrı oluşma ihtimali artarken, elde edilen sonuç daha etkili ve dramatik olmaktadır. Bu durumlarda ağrı kesici krem ve buz uygulamaları ile hasta konforu en üst düzeyde tutulur. Yapılan bilimselçalışmalar ile, Roller tedavisi sonrasında kollajen sentezinin arttığı, deri elastikiyetinin iyileştiği, derinin sıklaştığı, dermis kalınlığının arttığı, kan akımı ve yeni damarlanmanın arttığı, dokuda bulunan büyüme faktörlerinin çoğaldığı gösterilmiştir.Tüm bunların sonucunda uygulama sonrasında daha sıkı, canlı ve parlak bir cilt görünümü sağlanırken, lekelerin azaldığı, kırışıklıkların giderildiği, göz altı morlukların hafiflediği yada kaybolduğu gözlenmektedir.
Roller tedavisinde bir kür 1-2 hafta aralıklarla uygulanan 6-8 seanstan oluşmaktadır. Uygulama süresi 20 ile 30dk arasında değişmektedir. İşlem sonrası yüzde hafif bir kızarıklık ve ödem olabilir ancak 1-2 saat içerisinde bu kızarıklık ve ödem tamamen düzelir. Roller tedavisi sonrası kişinin normal hayatını kısıtlayıcı herhangibir durum oluşmaz.

İz Kalacak Mı ? – Draesthetic

By | | No Comments

Yapılan her cerrahi müdahaleden sonra mutlaka iz kalacağı bilinmelidir. Estetik cerrahlar olarak bizlerin yaptığı ise, dokuya saygılı davranarak, dokuya uyumlu dikiş materyalleri tercih ederek ve kendi yaptığımız kesileri vücut konturları ve hatları içine saklayarak izlerin mümkün olan en az şekilde fark edilmelerini sağlamaktır. Bu konuda hemen her zaman başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz. Sonuç olarak, iz kalmaması diye bir durum şu anki bilimsel ve teknolojik ortamda mümkün değildir, ancak estetik-plastik cerrahlar bu izleri gizleyebilir ve/veya fark edilirliğini an aza indirecek şekilde çalışırlar.

Estetik Cerrahi – Önemli Bilgiler

By | | No Comments

estetik cerrahi,burun estetiği olursam burnum düşermi, iz kalırmı,estetik ameliyattan sonra iz kalırmı,benleri aldırmak tehlikelimidir,ben alınırmı,ameliyatsız estetik, ben aldırmak tehlikelimidir,ben aldırma,ben aldırma yöntemleri,ben aldırmak,ben alımı,estetik cerrah,en iyi estetik cerrahlar,en iyi estetik cerrah,ameliyattan önce nelere dikkat edilmelidir,ameliyattan önce alkol alınırmı,ameliyattan önce sigara içilirmi,estetik dikiş,lazerle dikiş atılırmı,lazerle estetik dikiş nasıl atılır,ameliyatsız yüz estetiği,ameliyatsız burun estetiği,burun dolgusu,botoks,botoksla burun estetiği,dolguyla burun estetiği,burun ucu estetiği,burun ucu kaldırma,dolguyla burun ucu kaldırma,dolguyla burun ucu estetiği,burun dolgusu ücreti,burun dolgusu fiyatı,burun dolgusu ne kadar,estetik cerrah istanbul,et beni,ben tedavisi,lazerle ben aldırma,lazerle ben alımı,lazerle ben tedavisi,ben tedavisi,ücreti,benler alınırmı,benler aldırılırmı,ben aldırmanın zararları,ben aldırmak zararlımıdır,ben aldırmak zararlımı,ben yaktırmanın zararları,ben yaktırmak zararlımıdır,be yaktırmanın zararları,burun dolgusu zararlımı,burun dolgusu zararları,ben alımı ücreti,estetik dikiş,lazerli dikiş

Ameliyatsız Estetik

By | | No Comments

ameliyatsız estetik,yüz gençleştirme,intracell, yüz estetiği, altın iğne, ameliyatsız estetik, ameliyatsız yüz estetiği, anti aging, botoks, botoksla kaş kaldırma, botoksla kırışıklık tedavisi, botox, botoxla kaş kaldırma, boyun kırışıklıkları, burun dolgusu, dermaroller, dolgu, dudak çizgileri, dudak dolgusu, er yag lazer, erbium lazer, fraksiyonel lazer, göz altı morluk, intracell, kaz ayakları tedavisi, kimyasal peeling, kırışıklık tedavisi, lazerle yüz gençleştirme, mezolifting, mezoterapi, prp, prp tedavisi, ulterapy, yanak dolgusu, yanak sarkmaları, yüz gençleştirme, yüz mezoliftingi, yüz dolgusu, hyaluronik asit, somon dna sı, mezolifting, mezolifting ücreti, dolgu ücreti, botoks ücreti, botoks fiyatı, mezolifting fiyatı, prp fiyatı, prp ücreti, prp seans ücreti, prp seans fiyatı, kimyasal peeling ücreti, kimyasal peeling fiyatı, kimyasal peeling ücreti, kimyasal peeling fiyatı,botox, botoks, kırışıklık tedavisi,alın kırışıklıkları, kaş kaldırma, botoksla kaş kaldırma, botoksla kırışıklık tedavisi, botoksla alın germe, botoxla alın germe, botoxla kırışıklık tedavisi, botoxla migren tedavisi, migren tedavisi, botox enjeksiyonu, botoks injeksiyonu, botox injeksiyonu, botoks tedavisi, botoksla kaz ayağı tedavisi, anti aging, anti-aging, botoks fiyat, botox fiyat,çin botoksu,erbium lazer,fraksiyonel erbium lazer,er yag lazer,fraksiyonel er yag lazer,fraxel,fraxel seans ücreti,fraxel ücreti, fraksiyonel lazer, lazerle cilt gençleştirme, fraksiyoel lazerle kırışıklık tedavisi,lazerle kırışıklık tedavisi, kırışıklık tedavisi, fraksiyonel lazerle yüz gençleştirme,ameliyatsız yüz gençleştirme, leke tedavisi, lazerle leke tedavisi, lazerle ben aldırma, et beni teavisi, ben aldırma, et beni aldırma, lazerle ben yaktırma, lazerle ben aldırma,çatlak tedavisi, lazerle çatlak tedavisi, karın çatlakları tedavisi,lazerle karın çatlakları tedavisi,fraksiyonel lazerle çatlak tedavisi,fraksiyonel lazer ücreti,fraksiyonel lazer fiyatı,deri çatlakları tedavisi, lazerle yüz gençleştirme, fraksiyonel lazerle cilt sıklaştırma,lazerle cilt sıklaştırma,göz altı morluk, göz altı morluk tedavisi,fraksiyonel lazerle göz altı morluk tedavisi, lazerle göz altı morluk tedavisi, sivilce izi tedavisi, fraksiyonel lazerle sivilce izi tedavisi,lazerle sivilce izi tedavisi, hipertrofik skar tedavisi,dudak dolgu fiyatları,yüz dolgu fiyatları,yüze dolgu fiyatları,estetik dolgu fiyatları,göz altı dolgusu,dudak dolgunlaştırma yöntemleri,dudak büyütme yöntemleri,dudak kalınlaştırma yöntemleri,estetik dolgu,yüze dolgu,botoks dolgu,dudak silikonu,dudak büyütme yöntemleri,dudak silikon ücretleri,dudak silikon ücreti,dolgu ücretleri,dolgu fiyatları,radiesse dolgu,juvederm dolgu,elmacık kemiği dolgusu,elmacık dolgusu,yüz dolgusu nasıl yapılır,kalıcı dudak dolgusu,kalıcı dudak dolgusu nasıl yapılır,kalıcı dolgu zararlımı, yüz dolgusu zararlımı,yüz dolgusu fiyatları,yüz dolgusu zararları,yanak dolgusu nasıl yapılır,yüz dolgusu istanbul,yanak dolgusu istanbul,dudak dolgusu istanbul,burun dolgusu istanbul,yanak dolgu fiyatları,yanak dolgusu fiyatları,dudak dolgu,dudak dolgunlaştırma,dudak kalınlaştırma,dudak dolgu fiyatları,dudak dolgusu fiyatları,dolgu, dolgu enjeksiyonu, yüze dolgu, yüze dolgu enjeksiyonu, hyaluronik asit, hyaluronik asit enjeksiyonu, yüze hyaluronik asit enjeksiyonu, dudak büyütme, dudağa dolgu, dolgu ile dudak büyütme, dolgu ile elmacık büyütme, dolgu estetiği, yüze dolgu estetiği, elmacık büyütme estetiği, dolgu ile burun estetiği, ameliyatsız yüz estetiği, ameliyatsız yüz gençleştirme, sivilce izi tedavisi, çene ucu büyütme, çene ucu dolgusu, ameliyatsız burun estetiği, dolgu fiyat, yüz dolgusu fiyat, dudak dolgusu fiyatı,yanak dolgusu,dudak dolgusu,burun dolgusu, fraksiyonel lazerle yara izi tedavisi,fraksiyonel lazerle iz tedavisi,lazerle iz tedavisi, yanık izi tedavisi, lazerle yanık izi tedavisi, lazerle cilt soydurma, ameliyatsız cilt genlçleştirme,kimyasal peeling, kimyasal piylink, sivilce tedavisi, sivilce izi tedavisi, anti-aging, anti aging, yüz gençleştirme, akne tedavisi, leke tedavisi, güneş lekesi tedavisi, TCA peeling, meyve asidi piylinkleri, derin peeling, yüzeyel peelink, mavi peeling, peelingle sivilce tedavisi, melasma, melasma tedavisi, kimyasal peelig ücreti,kimyasal peeling fiyat, kimyasal peeling doktoru, piylink fiyat,leke tedavisi,glikolik asit peeling,lazer epilasyon, alexandrite epilasyon, aleksandır lazer epilasyon, anadolu yakası lazer epilasyon, kadıköy lazer epilasyon, göztepe lazer epilasyon, en iyi lazer epilasyon, lazer epilasyon merkezi, IPL, IPL epilasyon, kalıcı epilasyon, alexandr epilasyon, lazer epilasyon merkezi, doktorlu lazer epilasyon, lazer epilasyon zararlımıdır?, lazer epilasyon kimlere yapılır, lazer epilasyon ücretleri,lazer epilasyon seansları,gebelikte lazer epilasyon,epilasyon merkezi,lazer epilasyon merkezi,aleksandrayt lazer epilasyon,alexandrite lazer epilasyon,prp tedavisi, prp uygulaması, prp yöntemi,drakula tedavisi, drakula yöntemi, yüz gençleştirme, ameliyatsız yüz estetiği, prp fiyatı, prp tedavisi fiyatı, anti aging, anti-aging, büyüme faktörleri, plazma tedavisi, kırışıklık tedavisi, leke tedavisi, sivilce izi tedavisi, gençlik aşısı, prp fiyat, prp tedavisi fiyat,mezoterapi, mezolifting, ameliyatsız yüz estetiği, ameliyatsız yüz gençleştirme, ameliyatsız estetik, anti-aging, anti aging, cilt sıklaştırma, kırışıklık tedavisi, yüz toparlama, bölgesel incelme, selülit tedavisi, sellülit tedavisi, mezoterapi doktoru, mezoterapi fiyat,vitamin enjektesi,yüze vitamin enjektesi,jalupro,hyaluronik asit,mezolifting ücreti,mezooterapi fiyatı,mezolifting kaç seans yapılır,mezoterapi kaç seans yapılır,estetik cerrahi, estetik cerrah

İple Yüz Asma

By | | 6 Comments

İple yüz asma ve iple yüz germe estetiği nedir ?

İlerleyen yaş ile birlikte cildin elastisitesini kaybetmesi ve yer çekiminin karşı konulamaz etkisine bağlı olarak yüzümüzde sarkmalar meydana gelmektedir.

Yüzünüzdeki bu sarkma ve yaşlılık etkilerini ortadan kaldırmak için biz estetik cerrahlar elinde botox, dolgu, peeling, dermabrazyon, yağ enjeksiyonu gibi pek çok yöntem kullanırız ancak tüm bu yöntemler arasında sorunu kökten çözen yegâne yaklaşım tabii ki “face lift” olarak adlandırdığımız yüz germe estetik ameliyatlarıdır.

Yüz germe ameliyatları nın sorunu kökten çözücü bu özelliğine karşın özellikle ülkemizde pek çok birey çeşitli sebeplerden dolayı bu estetik operasyon dan kaçınmakta ve daha basit yöntemlerle bu sürecin hafifletilmesi veya düzeltilmesini istemektedirler.

İşte bu noktada yüz germe ameliyatları için bir alternatif olarak geliştirilmiş iplikler ve asma aparatları kullanılarak yüzün sarkan bölümlerinin gerdirilmesi, asılması  yöntemleri ortaya çıkmıştır bu yöntemlere iple yüz asma diyoruz.

Bu noktada bu yöntemlerin hiçbir zaman bir yüz germe estetiği alternatifi olmadığını belirtmek gerekir. İple yüz germe ve botoks, dolgu, fraksiyonel lazer gibi yöntemler ancak uygun hastalarda ve beklentisi gerçekçi olan kimselerde iyi sonuçlar vermektedir.

iple yüz asma kimlere uygulanabilir ?

iple yüz asma işlemi yüz germe operasyonlarına aday olan operasyona engel bir sağlık problemi olmayan tüm bireylere uygulanabilir.

İple yüz germe işleminin maksimum fayda sağlayacağı hasta grubunun özelliklerini söyle sıralayabiliriz -40 ile 50 yaş arası -özelikle orta yüz bölgesinde sarkma ve buna bağlı olarak burun-yanak kıvrımında derinleşme, göz altı bölgesinde çukurlaşma, yanakta çökme, alt çene bölgesinde sarkma bulguları olan

-cilt kırışıklığına bağlı olarak cilt dokusu çıkarılmasına fazla ihtiyacı olmayan -yüz germe operasyonu istemeyen

-işlemden beklentileri gerçekçi olan bireyler

iple boyun germe işlemi yapılabilir mi?

Pek tabiki iple yüz asma işlemi gibi, bu dikişler yardımıyla iple boyun germe işlemi yapılabilir. Bu işlemde amaç, uzun ameliyat sürelerine ve boyun germe ameliyatlarının izlerine gerek kalmadan daha genç bir boyun görüntüsü elde etmek, boyun çene açısını estetik açıdan ideale getirmektir.

iple yüz asma, boyun germe işlemleri nasıl yapılır ve avantajları nelerdir?

iple yüz asma ve boyun germe işlemini muayenehane koşullarında yapıyorum. Hiçbir kesi yapmadan kendiliğinden eriyen özel konili ipler  “silhuette soft”  kullanılarak İZSİZ, KANAMASIZ ve MORLUKSUZ olarak işlemleri gerçekleştirmekteyim.

Yöntemin toplamda sadece 1 saat kadar sürmesi ve iple yüz askılama sonrası normal yaşama hemen dönülmesi, yüz germe operasyonlarına oranla yüzünüzün neredeyse hiç şişmemesi ve toparlanma sürecinin birkaç gün ile sınırlı olması yöntemin en önemli avantajları olarak sıralanabilir

Ameliyatsız Yüz Gençleştirme

By | | 3 Comments


Ameliyatsız Yüz Estetiği – Ameliyatsız Yüz Gençleştirme

Günümüz insanının sosyal aktivitelerindeki artış ve uzayan insan ömrü, ilerleyen yaşlardaki yüz estetiği uygulamalarına ola ilgiyide artırmıştır. artık bir lüks olmaktan çıkmış olan daha çok sosyal yaşantının bir gereği olarak kabul edilen estetik ameliyatlar, her zaman bireyler tarafından kabul görmeyebilir. Burada bazen ameliyatın yarattığı radikal değişim, bazen operasyon sonrası toparlanma süreci, bazende operasyon riskleri kişileri estetik ameliyatlardan uzaklaştırıp, küçük ama etkili dokunuşlar olarak nitelendirdiğimiz ameliyatsız estetik yöntemlerine kanalize etmektedir. Biz estetik cerrahların bu noktada başvurabileceği pekçok alternatif yöntem mevcuttur. Bir cerrah olmanın getirdiği avantajları kullanarak bu küçük ama çok etkili müdahaleler ile adeta harikalar yaratabiliriz.
Bu yöntemler tek başına kullanılabileceği gibi çoğu zaman birikte kulllanılmaları ile çok daha etkili sonuçlar sağlanmaktadır. burada kişinin beklentisinin belirlenip, ihtiyaçlarına göre uygun olan protokolün belirlenmesinde kişisel tecrübelerim ve sanatsal bakış açısıönem kazanır. Ameliyatsız estetik uygulamalarının ofis ortamında, 5-10 dk içerisinde gerçekleştirilmesi, herhangibir ağrı, sızıya sebep olması ve işlem sonrasında kişilerin normal hayatlarına devam etmesi bu yöntemleri cazip kılar. Bu yöntemler içerisinde en etkin olanları aşağıda inceleyebiliriz.

Botoks enjeksiyonu

Yüz estetiğinde Botoks enjeksiyonu bugün için artık neredeyse tıpta aspirin benzeri bir kullanım alanına sahiptir. Özellikle estetik cerrahideki geniş ve etkin kullanım alanı ürünün popülarite kazanmasındaki en önemli unsurlardan birisidir.
Botoks uygulama bölgesindeki kasları 4-6 aylık sürelerde bloke ederek etkisini gösterir.Uygulama sonrasında 3. günde etki başlar ve 1 haftada maksimum sonuç gözlenir. Aktif
mimik kırışıklıklarını gidermede son derece güvenli bir preparat olan botoks enjeksiyonları ile 1-2 dk lık bir uygulama sonrası göz çevresi, alın, kaş arası, dudak üstü kırışıklıklardan kurtulursunuz.
Doç.Dr. Serkan Yıldırım tarafından yapılan botoks uygulamasında kişisel deneyim ve tecrübeye dayanarak, doğal görünümünüzü bozmadan sizi daha genç ve canlı gösterecek dozlar, klasik noktalardan farklı noktalara enjekte edilmektedir. Yani aslında botoks enjeksiyonunda Dr. Yıldırımʼın kendi yaklaşımı sayesinde çok daha doğal gençleşmeler sağlanmaktadır. Bunun yanısıra ileri botoks uygulamaları ile, kaş kaldırma, boyun bantları tedavisi, ağız köşesinin yükseltilmesi yine hastalarımıza sıklıkla uygulanan işlemler arasında yer alır. Diğer taraftan botoks enjeksiyonu ile önemli sağlık sorunu olan migren tedavisinde ve aşırı koltuk altı terlemesinin önlenmesinde kliniğimizde çok yüksek oranda hasta memnuniyeti sağlanmaktadır.

Dolgu enjeksiyonu

Ameliyatsız yüz estetiği yöntemlerinin vazgeçilmezlerinden bir diğeri dolgu enjeksiyonlarıdır. Botoks enjeksiyonları ile giderilen mimik kırışıklıklarının bulunduğu alanlarda kalıcı çizgilenmeler göze çarpar. Yada yüzün farklı bölgelerinin birleşim yerlerinde yaş ve mimiklere bağlı olarak derin kıvrımlar meydana gelir.Göz çevresi kırışıklıklar yada burun yanak bileşimi kıvrımı buna örnektir. Dolgu maddelerini bu alanlara enjekte ederek bu kıvrımların derinliğinin hafifletilmesi yada çizgilerin ortadan kaldırılması mümkündür.
Vücudumuzda yaygın olarak bulunan bir protein olan Hyaluronik Asitten üretilmiş bu dolgu maddelerinin neredeyse hiçbir alerjik reaksiyonları bulunmaz. Hazırlanış şekli ve molekülün kalınlığına göre 6 ay ile 18 ay arası kalıcılığı olan dolguların uygulaması ofis şartlarında, yaklaşık 10dk. da gerçekleştirilir. İşlem sonrası normal yaşantınıza devam edersiniz. Burada özellikle kaş arası ve göz çevresi uygulamalarında botoks ile dolgu enjeksiyonlarının birlikte kullanılmasının çok daha etkin sonuçlar sağladığını hatırlatmak gerekir.
Dolgu enjeksiyonları ile kırışıklık gidermenin yanısıra yüzün anatomik bölgelerine hacim kazandırmak, dolgunlaştırmak mümkündür. Bu kapsamda dolgu enjeksiyonları ile dudak büyütme, elmacık kemiği büyütme, yanak dolgunlaştırma uygulamaları başarılı bir şekilde kliniğimizde gerçekleştirilmektedir. İleri bir teknik beceri gerektiren göz altı çukurların tedavisinde Doç.Dr. Serkan Yıldırım tarafından dolgu uygulamaları ile son derece başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Fraksiyonel lazer (Er-Yag Lazer) ile yüz estetiği

Ameliyatsız yüz gençleştirme uygulamaları içerisinde fraksiyonel lazer tedavileri önemli bir yere sahiptir. Fraksiyonel Er-Yag lazer uygulaması ile yüzünüzdeki kırışıklıkların giderilmesi, deri altı kollajen doku sentezini uyarılması sonucu deri ve deri altı dokuda sıklaşma ve cildin parlak-canlı bir görünüme kavuşması sağlanmış olur. Yüz bölgesindeki hafif güneş lekelerinin silinmesi ve gözeneklerin sıklaşmasıda yine bu yöntemin önemli avantajları arasındadır.

Fraksiyonel lazer uygulamaları sayesinde işlem sonrasında iyileşme süresi 3-4 gün gibi kısa sürelere çekilmiştir. Uygulama derinliğine bağlı olarak 12-24 saat süren bir kızarıklık, ardından gelen hafif bir pullanma ve 3-5 gün arasında cildin yenilenmesi tamamlanmış olacaktır. Fraksiyonel lazer uygulamaları, klasik yüz gençleştirme lazer uygulamalarına oranla son derece güvenli ve konforlu uygulamalardır.Tüm yüz-boyun gençleştirme işlemlerinin yanısıra, sadece dudak veya göz kenarı(kaz ayakları) çizgileri, göz altı morlukların giderilmeside bu tedaviyle mümkündür. Lazerle yüz gençleştirme de kullanılan diğer yöntemlerle herhangibir olumsuz etkileşime sahip değildir ve birlikte kullanılabilirler. Kullanılan farklı parametreler sayesinde hiç soyulma dönemi olmadan sadece derin dokunun sıklaştırılması ve bu şekilde özellikle alt yüz ve boyun sarkmalarının giderilmeside bu yöntemle mümkün olmaktadır.

Venüs Freeze (darbeli manyetik akım ve multipolar radyofrekans)

Yaşlanmayla birlikte yüzümüzde meydana gelen değişimlerin çok büyük kısmını elastikiyetini kaybetmiş olan deri ve deri altı dokunun yerçekimine karşı direncini kaybetmesi ve yüz dokularının aşağıya doğru sarkması oluşturur. Bunun yanısıra derinin ıyağ dokusunun incelmesi, derinin nem kaybı ve kırışıklıkların derinleşmeside diğer faktörlerdir.

Radyofrekans ve magnetik akımı birlikte kullanan Venüs Freeze teknolojisi sayesinde kollajen sentezi artar, bunun yanında deri elastikiyeti ve kanlanmasınında artırıldığıgösterilmiştir. Artmış kan akımı ve damarlanma sayesinde büyüme faktörlerinin sentezi yoğunlaşır böylelikle bir yeniden onarım ve yapılanma sürecide başlatılmış olur.
Dolayısıyla ameliyatsız bir yöntemle deri elastikiyetinde artış, kırışıklıklarda azalma, yüz ovalitesinin yeniden kazanılması ve yüz derisinin daha nemli ve canlı gözükmesi sağlanmış olur. Tüm bu kazanımlar için haftada iki seanstan toplamda 4 haftalık bir uygulama yeterli olmaktadır. Venüs Freeze uygulamasının bu kazanımları yüz-boyun ve dekolte bölgesinde kusursuz bir anti-aging sonucu sağlamaktadır.

Yüz estetiği amaçlı Venüs Freeze uygulaması mezolifting, prp, botox, dolgu yöntemleri ile kombine edilebilir ve böylelikle neredeyse yüz germe operasyonuna yakın sonuçlar elde eidilir. Elde edilen sonuçların son derece doğal olması, uzun kalıcılık süresi ve işlem sırasında yada sonrasında hastaya hiçbir sıkıntı yaratmaması yöntemin en büyük avantajıdır.

PRP (platelet rich plasma – trombositten zengin plazma)

Vücudumuz aslında hiç durmadan çalışan bir fabrika gibidir. Bu fabrikada yıpranan ve hasar gören dokuların tamiratı ve onarımı için devamlı çalışan hücreler bulunur. Büyüme faktörleri bu onarım ve bakım işlevinin en önemli parçalarıdır. Adeta gençlik aşısı olarak nitelendirebileceğimiz bu özel proteinler tıbbın diğer alanlarında iyileşmeyen yaraların kapanması, eklem içi kıkırdak harabiyetinin onarılması gibi pekçok hastalığın tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.

Estetik alanında bu büyüme faktörlerinin kullanılması ise son yıllarda gündeme gelmiştir.Kendi kanınızdaki yenilenme gücü olarak adlandırabileceğimiz bu uygulama için 8-10ml lik kan tüplerine kişinin kanı alınır ve santrifüj edilir. Santrifüj sonrası büyüme faktörlerinden son derece zengin bir plazma sıvısı elde edilir. Bu sıvını mezoterapi tekniğinde olduğu gibi çok ince iğneler ile yüz derisi altına enjekte edilmesiyle yüz derisinde bir yeniden onarım ve yapılanma süreci başlatılmış olur. Anti-aging amaçlı PRP uygulamalarında 15 günlük aralıklarla yapılacak toplam 3 seanslık bir kür uygulaması yeterli olmaktadır. Böyle bir uygulamanın genelikle 2 yıllık aralıklarla tekrarlanması tavsiye edilmektedir. 3 seanslık bir kürden yaklaşık 6-8 hafta sonra sonuç görülmeye başlanır. Yüz derisinde elastikiyet artışı, derinin daha canlı ve nemli durması, leke problemlerinin hafiflemesi, kırışıklıkların azalmasıyöntemin sağladığı kazanımlardır.
PRP uygulamasında dışarıdan farkedilen değişikliklerin çok daha ötesinde bir onarım süreci yaşanmaktadır. Yaşlılık ve çevresel faktörlere bağlı olarak hasar gören yüz-boyun derisindeki tüm olumsuzlukların giderildiği bu süreçte aslında uzun vadeli kazanımlar söz konusudur.PRP uygulamalarında elde edilecek başarı için kullanılacak kitin kalitesi son derece önem taşımaktadır, zira elde edilen büyüme faktörü oranı direkt olarak kullanılan kitle alakalıdır.Kliniğimizde PRP nin mucidi Regenlab firmasına ait kitler kullanılmaktadır. PRP uygulaması botox, dolgumezolifting gibi diğer ameliyatsız estetik uygulamaları ile birlikte kullanıldığında elde edilecek sonuçlar çok daha etkili ve kalıcı olmaktadır.Kliniğimizde ıuyguladığımız özel protokoller ile mezolifting ve Venüs Freeze uygulamaları ile kombine edilen PRP tedavilerinin sonuçları oldukça etkileyicidir.

Mezolifting

Fransız ekolünün tıp dünyasına tanıtmış olduğu mezoterapi-mezolifting uygulamaları artık günümüzde ameliyatsız estetik yöntemlerinin vazgeçilmez unsurlarından birisi haline gelmiştir. Yoğun bir bakım süreci olarak adlandırabileceğimiz mezolifting uygulamalarında, deri ve deri altı dokunun ihtiyacı olan pekçok protein, aminoasit, mineral, vitamin ve büyüme faktörü çok noktadan direkt olarak deri altına verilir. Özellikle kısa sürede sonuç almak isteyen bireyler için daha ideal olan yöntemde 1-2 haftalık aralıklarla 4 seanslık bir kür uygulaması ve ardından 3 ay süreyle ayda bir uygulama yapılması yeterli olmaktadır.Genellikle bu tedavi protokolünün 18 ayda bir tekrarlanması önerilir.

Mezolifting uygulaması sonrasında yüz ve boyundaki sarkmaların hafiflediği, derinin sıklaştığı, kırışıklık ve çizgilerin azaldığı yada kaybolduğu gözlenir. Ayrıca kullanılanürünlerin nem artırıcı özelliği nedeniyle daha parlak ve canlı bir cilt görünümü sağlanmış olur.
Mezolifting yöntemi diğer ameliyatsız yüz estetiği uygulamaları ile birlikte uygulandığında daha etkili ve kalıcı sonuçlar elde edilmektedir. Kliniğimizde tüm dünyada bilinen Inno – Tds markalı anti aging ve sıklaştırma etkili mezolifting uygulamaları yanında, kullanılmaya başlandığı günden bu yana büyük sükse yaratan Fransız Jalupro mezolifting ürünleri tercih edilmektedir.

Kimyasal peeling

Kimyasal peeling yüz derisinin üst katmanlarının birtakım solüsyonlar aracılığıyla kontrollü olarak hasarlanması ve alttan yeni doku ve hücre sentezinin başlatılması işlemidir.

Kullanılan peeling materyaline ve konsantrasyonuna göre kimyasal peelingler hafif, orta ve derin olarak sınıflandırılır. Kliniğimizde orta ve derin peeling uygulamaları Doç.Dr Serkan Yıldırım tarafından son derece güvenli ve etkin bir biçimde kullanılır. Peeling uygulamaları ile cildinizin canlanıp parladığını, ince kırışıklıkların hafiflediğini ve azaldığını göreceksiniz.
5-10 dk lık bir ofis uygulaması olan kimyasal peeling sonrası dikkat edilmesi gereken önemli iki nokta cildin yoğun bir şekilde nemlendirilmesi ve güneş ışınlarından çok iyi bir korunma sağlanmasıdır. Anti aging amaçlı olarak uygulanan meyve asidi türevlerinden oluşan hafif peelinglerde 4-6 seanslık uygulamalar yeterli olur iken, TCA gibi dahe derin peeling uygulamalarında ise 1-2 seanslık kürler yeterli olmaktadır. Burada hangi tür peeling uygulaması yapılacağına karar verilirken, kişinin cilt tipi, uygulamanın yapılacağı mevsim ve uygulamadan beklentiler çok iyi değerlendirilmelidir.
Derin peeling sonrası yaklaşık 1 hafta süreyle deride ciddi bir kabuklanma ve soyulma olurken, yüzeyel peelingde bu soyulma çok göze batmayacak yoğunlukta olmaktadır.Tabiki bu dezavantaja oranla derin peeling sonrası görülen değişim çok daha etkileyici olur.

Anti aging amaçlı peeling uygulamaları sonrası deride artan kollajen sentezi ve yeni hücre oluşumu nedeniyle daha canlı ve sıklaşmış bir yüz-boyun derisi elde edilir. Bunun yanısıra yüzdeki lekelerin giderilmesi, gözeneklerin sıklaşması, akne izlerinin hafiflemesi ve derinin yağ dengesinin sağlanması peeling sonrası elde edilen öenmli kazanımlardır.Yüz gençleştirme amacıyla yapılan kimyasal peeling işlemleri dolgu, botoks, prp gibi diğer anti aging işlemleri ile birlikte kullanıldığında çok daha etkin sonuçlar elde edilmektedir.Kişinin ihtiyaçlarına göre uygun olan protokollerin belirlenmesi ve hangi kombinasyonların kullanılacağına karar verilmesi önemlidir.

DermaRoller tedavisi

Dönen bir aparatın ucuna yerleştirilmiş çok ince kılcal iğnelerin, aparatın deride farklı yönlerde gezdirilmesi ile gözle görülemeyen kanallar açması ve ardından bu kanallar aracılığıyla deriye uygulanan özel serumların hızla ve etkin bir biçimde deri altına geçerek etki göstermesi şeklinde özetlenebilecek bir uygulamadır.

Son yıllarda ameliyatsız yüz estetiğinde popülarite kazanan DermaRoller tedavisinde iki temel amaç gözlenmektedir.Bu amaçlardan birinci ve asıl olanı açılan mikro kanallar nedeniyle deri ve deri altı dokuda yeniden bir iyileşme süreci, hücre ve doku sentezinin başlatılmasıdır. İkinici amaç ise deri yüzeyinden uygulanan ve normalde etkisi sınırlı olan büyüme faktörlü özel serumların bu kanallar aracılığıyla derialtına yoğun bir biçimde nüfuz etmesi ve çok daha yüksek bir etki sağlanmasıdır.

DermaRoller tedavisinde kullanılan aparatların iğne boyları 0,5 ile 2,5mm arasında değişmektedir. Kılcal iğnelerin uzunluğu arttıkça uygulama sırasında ağrı oluşma ihtimali artarken, elde edilen sonuç daha etkili ve dramatik olmaktadır. Bu durumlarda ağrı kesici krem ve buz uygulamaları ile hasta konforu en üst düzeyde tutulur. Yapılan bilimselçalışmalar ile, Roller tedavisi sonrasında kollajen sentezinin arttığı, deri elastikiyetinin iyileştiği, derinin sıklaştığı, dermis kalınlığının arttığı, kan akımı ve yeni damarlanmanın arttığı, dokuda bulunan büyüme faktörlerinin çoğaldığı gösterilmiştir.Tüm bunların sonucunda uygulama sonrasında daha sıkı, canlı ve parlak bir cilt görünümü sağlanırken, lekelerin azaldığı, kırışıklıkların giderildiği, göz altı morlukların hafiflediği yada kaybolduğu gözlenmektedir.

Roller tedavisinde bir kür 1-2 hafta aralıklarla uygulanan 6-8 seanstan oluşmaktadır. Uygulama süresi 20 ile 30dk arasında değişmektedir. İşlem sonrası yüzde hafif bir kızarıklık ve ödem olabilir ancak 1-2 saat içerisinde bu kızarıklık ve ödem tamamen düzelir. Roller tedavisi sonrası kişinin normal hayatını kısıtlayıcı herhangibir durum oluşmaz.

Bölgesel incelme ve Selülit

By | | No Comments

Yüz Gençleştirme Bölgesel İncelme ve Selülit Tedavisinde Venüs Freeze Mucizesi

Yüz gençleştirme için kullanılan ameliyatsız yöntemlere talep son yıllarda gittikçe artan bir trend göstermektedir. Özellikle dolgu estetiği, botoks, iple yüz askılama, mezoterapi, PRP gibi yöntemlerle kombine edilebilen yani birlikte kullanılan radyofrekans ve fraksiyonel lazer uygulamaları derinin elastikiyet kazanması ve sıklaşmasını sağlamak anlamında son derece etkili anti aging uygulamaları olarak Estetik Tıp alanında hak ettiği yeri almıştır.

Bu yöntemlerden en sık kullanılan ve tüm dünyada etkin ve tercih edilen bir tedavi yöntemi olan Venüs Freeze, radyofrekans ve magnetik akımı birlikte kullanarak deri sıklaştırma ve gençleştirme etkisini yüz bölgesinde optimal şekilde ortaya çıkarır.

Irksal farklılıklar yanı sıra kültürümüzden kaynaklanan yaşam şeklimiz, pek çoğumuz için problem olan bölgesel deformasyonlar ve selülit olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle günümüz insanının oldukça sosyal bir yaşam tarzına sahip olması eski dönemlerde çokta problem edilmeyen bu iki durumun bugün pek çok bayan ve erkek için önemli bir stres faktörü olmasını sağlamıştır. Özellikle karın yağlanması, bel yağlanması, basen ve bacak yağlanması son derece rahatsız edici görünümlere sebep olmaktadır.

Bu konuda bir adım atmak sonuç almak isteyen tüm kişilerin öncelikle yaşam tarzlarını kontrol etmeleri ve gerekli değişiklikleri yapmaları muhakkak şarttır. Selülit ve bölgesel yağlanma ya sebep olan beslenme şeklinden uzak durulması, taze sebze, meyve tüketimine ağırlık verilmesi, 3 zararlı dediğimiz un, tuz ve şekerin hayatımızdan mutlak suretle çıkarılması ve tabiki hareketin, düzenli spor ve egzersizin hayatımızın parçası olması kaçınılmazdır. Aksi takdirde bu konuların hiçbirine özen göstermeden sadece cihaz ve mezoterapi gibi ygulamalardan medet ummak çokda gerçekçi olmayacak, zaman ve para kaybına sebep olacaktır.

dr.aesthetic olarak kliniğimizde selülit ve bölgesel incelme problemi olan hastalarımıza iki temel yöntemle hizmet vermekte ve son derece başarılı sonuçlar almaktayız. Venüs Freeze cihazı ile yaptığımız darbeli magnetik akım + multipolar radyofrekans uygulaması non invaziv bir yöntem olarak kullanılmakta iken yine klinik ortamında enjeksiyon yoluylauygulanan Mezoterapi-Lipoliz ise diğer bir etkin uygulamayı oluşturmaktadır.

Bölgesel incelme duayeni venüs freeze uygulaması

Multipolar radyofrekans ve darbeli magnetik akım uygulamasının ulaştığı son nokta olan venüz freeze, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir sistemdir. Diğer tüm zayıflama ve incelme sistemlerinden çok farklı bir teknoloji kullanmakta olan cihaz tüm Avrupa ülkelerinde büyük bir başarı ve beğeni kazanmıştır. Cihaz temel olarak yağ dokusunu eritirken, derinin sıklaşmasını sağlayıcı bir teknoloji kullanır. Haftada iki seans üzerinde toplamda 8-10 seanslık bir tedavi protokolü mevcuttur. Uygulama süresi bölgeye göre 30 ila 45 dk arasında değişmektedir. Uygulama sırasında bir el aparatı uygulama bölgesinde gezdirilir ve bir ısı artışı dışında hiçbir ağrı veya acı hissi oluşturmaz. Cihazın en önemli özelliklerinden bir diğeri elde edilen sonucun kalıcı olmasıdır.

Venüs Freeze aşağıdaki durumların tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılır.

Anti-aging, yüz gençleştirme
Bölgesel zayıflama, selülit
– Bel inceltme , karın inceltme , basen inceltme
– Bacak inceltme , kol inceltme
– Liposakşın sonrası kontur düzeltilmesi ve derinin sıklaştırılması

Mezoterapi- lipoliz uygulaması

Mezoterapi yada Lipoliz uygulamasında amaca yönelik olarak yağ krıcı ve deri sıklaştırıcı özel moleküller, çok ince iğne uçları yardımıyla çok noktadan deri altına verilirler. Bu moleküllerin etkisi sonucu 6-8 seanslık uygulamalar sonrasında yağ dokusunun erimesi ve derinin sıklaşması ile bölgesel incelme sağlanmış olur. Son derece güvenli ve bilimsel bir yöntem olan mezoterapi uygulamaları sayesinde bölgesel incelme ve selülit tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Kliniğimizde lipoliz ve mezoterapi uygulamalarında tüm dünyada kabul görmüş markalı preparatlar tercih edilmektedir.

Venüs freeze ve mezoterapi (lipoliz) birlikte kullanılır mı?

Bu iki uygulama ayrı olarak başarılı sonuçlar vermekle birlikte, birarada kullanılmalarıda mümkündür. Kliniğimizde Doç.Dr Serkan Yıldırım tarafından geliştirilmiş olan protokoller ile, Venüs Freeze ve Mezoterapinin birlikte kullanılması sonucu Selülit ve Bölgesel Zayıflama da kısa sürede kalıcı ve etkin sonuçlar elde edilmektedir.

Venüs Freeze liposakşın sonrası kullanılır mı ?

Venüz Legacy yada venüs freeze Doç.Dr. Serkan Yıldırım tarafından özellikle liposakşın işlemi sonrasında deriyi sıklaştırmak ve yağ dokusunun homojenizasyonunu sağlamak amacıyla kullanılmaktadır ve liposakşının etkisini mükemmele taşımaktadır.

Venüs Freeze yüz gençleştirme ve anti aging amaçlı kullanılır mı ?

Radyofrekans uygulamalarının cilt elastikiyetini artırıcı, kollajen sentezini hızlandırıcı ve kolajen boyunu kısaltıcı etkilerinden faydalanılarak özellikle orta yüz ve alt yüz sarkmalarında ciltte ciddi bir toparlanma ve sıklaşma sağlanmaktadır. Yöntemin tamamen dışardan uygulanır oluşu, ağrı olmaması, hiçbir morluk şişlik vs gibi olumsuzluklara sebep olmadan sonuca gitmesi en önemli avantajıdır. Uygulama sonrası 3-6 ay içinde kollajen sentezi maksimuma ulaşır ve sıklaşma, anti aging etki bu dönemde en iyi seviyeye gelir.

Yüz Mezoterapisi – Mezolifting

By | | 3 Comments

Yüz Mezoterapisi – Mezolifting : Vitaminlerle Gelen Güzellik

Cilt; çevresel, genetik ve yaş faktörlerine bağlı olarak sarkar, cansızlaşır, kırışır ve kurur. Bu gibi durumlarda cildin yenilenme sürecini başlatmamız gerekmektedir. Kelime anlamı ‘ yüz germe – gençleştirme ‘ olarak tanımladığımız Yüz Mezoliftingi; cildin ihtiyacı olan vitamin, mineral ve bazı önemli yapı taşlarını microenjeksiyon yöntemi kullanılarak hızlı ve kalıcı bir yenilenme sürecinin başlatılması işlemidir.

Yüz mezoterapisi – mezolifting – de amaç; cildi güçlendirmek ve cildi sağlıklı, genç, parlak ve canlı bir görünüme kavuşturmaktır. Mezolifting yöntemi ile; cildin ihtiyacı olan gerekli takviyeler doğrudan ihtiyaç duyulan bölgeye ve istenilen derinliğe gerek olan miktarlarda uygulanarak ciltte lifting etkisi oluşturulmaktadır.

Yüz mezoterapisi – mezolifting – kimlere uygulanır?

İlk yaşlanma belirtileri oluştuğundan itibaren kullanıma açıktır. Yani; ince çizgiler, kırışıklıklar, sarkmalar oluşmuş ise tercih edilmektedir. Özellikle güneş ışınlarına yoğun olarak maruz kalan, yoğun çalışma temposu nedeni ile cildine yeterli özeni gösterememiş olan, alkol ve sigara kullanan, genetik faktörlerden dolayı erken yaşlarda cildinde sarkma ve kırışıklık meydana gelen her kişi için kullanımı söz konusudur. Herhangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır.

Yüz mezoterapisi – mezolifting – hangi bölgelerde kullanılır?

Yanaklar, alın, üst dudaklar, göz kenarları, çene, boyun, dekolte bölgesi ve el sırtında da uygulanabilmektedir.

Yüz mezoterapisi – mezolifting – için kullanılan kokteyllerin içeriğinde neler bulunur?

IDEBENONE; Antioksidan ve antiaging coenzyme Q10′un yapıtaşı olan maddedir. Dokuların; biokimyasal reaksiyonlarını düzenleyerek yenilenme hızını arttırırlar. Idebenone DNA zararını azaltır ve doğal hücre yapılandırmasını ATP seviyesinde sağlar.

DMAE; ( Dimethylethanolamine ) düzenleyici ve sıkılaştırıcı benzeşim olan B vitamini Choline ve Acetylcholinin öncüsüdür. Cilt sıkılaştırır, kas biçimlendirir. Derideki yaşlanmayı azaltıp genel düzenlenme sağlar.

HYALURONİC ACID ve KÖK HÜCRE; insan yapısında yaygın bir şekilde bulunan doğal bir polimerdir. Dokularda nem ve elastikiyet sağlar.

DNA; somon balığından elde edilir. Hücresel yenilenmeyi destekler, hücresel çoğalmayı arttırarak metabolizmayı geliştirir.

AMINO ACID; proteinin ana yapısını oluşturan canlı bir moleküldür. Dokuların gelişiminde önemli bir oyuncudur. Doku hasarlarının onararak düzeni sağlarlar.

COENZYMES; serbest radikalleri etkisiz kılan antioksidan olarak tanımlanabilirler. Lipoic asittirler.Hücresel yapılarda bulunmaktadırlar. Biokimyasal reaksiyonları düzenlemektedirler.

YEŞİL ÇAY ÖZLERİ; ölümü yaklaşmış hücreleri yeniden canlandırır, serbest radikallere karşı koruyucu konumdadır.

MİNERAL TUZLAR; hücrelerin yaşamsal faaliyetlerinde destekleyicidirler. Dokuların metabolizmasını iyileştirirler.

VİTAMİNLER; A, B, C, E, K vitaminleri hücre dokusunun yapımında ve yeniden canlandırılmasında aktif rol oynamaktadırlar. A vitamini; deri gelişimini kontrol ederek deriyi düzeltir. B vitamini; deriyi besleyerek biyolojik dengeyi düzenlerler. C-vitamini; kollojen sentezini uyararak melanin üretimini yavaşlatır. E vitamini; antioksidan görevi üstlenerek dokuları zararlı maddelerden korumaktadırlar. K vitamini ise; kan dolaşımını düzenleyerek tüm deriye yayılmasını sağlar.

NÜKLEOTİDLER; hücresel işleyişin ana parçasıdır. Temel protein sentezini destekleyerek cildin bağ dokusuna destek olmaktadır. Hücresel metabolizmayı destekler, hücresel bölünmeyi arttırır.

Yüz mezoterapisi – mezolifting- kaç seans uygulanır ve seans aralıkları nedir?

Yaş ve cilt ihtiyacına göre değişkenlik gösterir. Bir kür genellikle 4 seanstan oluşmaktadır. ilk 2 seans uygulaması 15 günde bir. 3. ve 4. seanslar ise 1 aylık aralıklarla yapılmaktadır. Son seanstan sonra 6 ayda bir idame tedavisi önerilir.

Yüz mezoterapisi prp, fraksiyonel lazer gibi yöntemlerle birlikte kullanılabilirmi?

Ameliyatsız estetik uygulamalarının birlikte kullanılması her zaman daha iyi sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Yüz mezoliftingi uygulamaları da prp, fraksiyonel lazer, botoks ve dolgu uygulamaları ile kombine edilebilir. Özellikle kliniğimde 2 seans PRP , 2 seans yüz mezoliftingi içeren kür uygulamalarında hastalarımızı oldukça memnun eden sonuçlar elde edilmektedir. Fraksiyonel lazer uygulamaları arasında alınacak 1 yada 2 seanslık yüz mezoliftingi seansları da çok başarılı sonuçlar sağlamaktadır.

PRP Tedavisi

By | | 10 Comments

 DAMARLARINIZDAKİ SİHİRLİ GÜÇ: PRP TEDAVİSİ

Damarlarımızın içinde sürekli hareketli canlı bir sıvı olan kanımız iki temel faktörden oluşmaktadır. Bunlardan biri plazma diğeri ise hücrelerdir.70 kg olan ağırlığında bir kişide ortalama 5 ila 6 litre kan bulunmaktadır. Bu kanın ortalama % 50- 60 ı sıvı halde olan plazmadır. Kanın temel hücrelerinden biri trombositl erdir. Temel görevleri pıhtılaşma sürecini başlatmaktır. Vücudumuzun herhangi bir yerinde oluşan kesiklerde deri yüzeyine çıkan trombositler kanamayı durdurarak koruyucu bir tabaka oluşturmaktadırlar. Ve oluşan bu tabaka yara iyileşmesinde önemli bir rol almaktadır. Yara yerinde çok kısa bir sürede yeni doku oluşumu gerçekleşmektedir. Trombositlerin faydası tıpta bir çok alanda kullanılmaya başlanmıştır.

PRP nin kelime anlamı nedir?

PRP; ‘PLATELET RİCH PLAZMA – platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması’ yönteme verilen kısa isim olarak literatürlerde geçmektedir. PRP ( Platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma )  uygulaması; bir kişiden çok az miktarda kanın alınarak özel bir tüpte santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve PRP’nin ( Platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma’nın ) yine aynı kişiye enjeksiyon yolu ile geri verilmesini temel alan bir uygulamadır. Avrupa da yaygın olarak kullanılan bu yöntem FDA onaylıdır.

PRP tedavisinin amacı nedir?

Plateletler ( trombositler ) vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan ‘büyüme faktörlerini ‘ yapısında bulunduran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır. PRP uygulamasının amacı; bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti ulaştırabilmektir. Böylece hasarlı dokunun onarımı hızlı ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır. Bunun nedeni ise; PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandaki miktarından 2 ila 4 kat daha fazla olmasıdır.

PRP tedavisinin hedefleri nelerdir?

Derimizin yaşlanması aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesi sonucunda oluşmaktadır. Derideki bir hasarı en hızlı, en etkili, en doğal şekilde onarabilecek olan yapı yine derinin ait olduğu bütünün bir parçası olacaktır. Bu etkisi düşünüldüğünde plazma uygulaması damarlarımızda dolaşan sıvının sihirli gücününkullanılmasına olanak sağlamaktadır.

PRP tedavisi hangi tıp alanlarında kullanılmaktadır?

PRP uygulaması hücresel tedavinin uygulanma alanlarından yalnızca biridir. Dental – diş – implantlarında başlayan uygulama alanları estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavileri, spor yaralanmaları gibi bir çok alanda hızla yayılarak artış göstermektedir.

Estetik cerrahide PRP tedavisi hangi amaçlarla kullanılır?

Saç dökülmesini önlemek

Yüz gençleştirmek ( yüz, boyun, alın, göz çevresi, burun çevresi, dudak çevresi, çene altı, dekolte bölgesi )

Vücut gençleştirme ( eller, bacak içleri, kollar )

Kırışıklık tedavisi, çöküntülerin giderilmesi, deriye esneklik ve parlaklık kazandırılması

İyileşmeyen yara tedavileri

Çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlama tedavileri

Yara izleri

Akne tedavileri

PRP tedavisi kök hücre tedavisimidir?

Kök hücre tedavisi veya hücresel tedavi bir yaralanma veya hastalığı tedavi etmek amacıyla hasar görmüş olan bir organa yeni hücrelerin tanıtılması anlamına gelen bir uygulamadır. PRP uygulamasında kök hücre mantığı ile yola çıkılmıştır. Bu yöntemde hasarlı dokunun onarımı için onarımı başlatan ve uyaran bir faktör olarak plateletlerden yararlanılmaktadır. Bu iki uygulama bu anlamda birbirlerinden ayrışmaktadır.

PRP tedavisi nasıl yapılır?

Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp ( 16-23 ml ) kan alınır, 8 dakika boyunca 3000 devir / dakika santrifüj edilir. Santrifüj cihazında ayrıştırılan plateletler kitteki tüpün içerisinde yoğunlaşıp birikir ve ortaya çıkan PRP denilen kan ürünü yoğun trombositler ( pıhtı hücreleri ) ve lökositler ( beyaz kan hücreleri ) içerir. Aktive olmuş trombosit ve lökositler büyüme faktörleri salgılar. Bu ürün mezoterapi veya dolgu yoluyla yine aynı kişinin derisine uygulanır. Deri üzerindeki gençleştirici etki uygulamanın hemen sonrasında parlak, canlı ve sağlıklı bir görünümle hissedilmektedir.

PRP Tedavisi Hakkında Merak Edilenler

Hücreler neden yaşlanan dokuya kendiliğinden gidip bu süreci başlatmıyorlar?

Esasen kan dolaşımı ile dokulara ulaşan plateletler bunu belirli ölçüde gerçekleştirebilirler. Fakat genel itibari ile yaşlanmakta olan bir bedende bu tetikleme süreci yeterli değildir. Bu nedenden ötürü plateletler PRP haline getirilir ve hedeflenen dokulara uygulanır.

PRP tedavisi güvenilir bir uygulama mıdır?

PRP uygulaması otolog bir uygulamadır. Yani kullanılan plateletler hastanın kendisinden alınanlardır ve kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi yapılan tüm işlemler steril ve kapalı bir kit yardımıyla yapılmaktadır. Yani dışarıdan herhangi bir bulaşma riski taşımamaktadır. Ve ayrıca bunların dışında plateletlere eklenen herhangi bir ürün mevcut değildir. Tüm bunlar düşünüldüğünde bu tedavi yöntemi güvenilirdir.

PRP tedavisindeki işlemlerin bir laboratuvarda yapılması gerekir mi?

PRP uygulamasında kanın alınmasından dolgu ve mezoterapi ya da maske işlemlerine kadar tüm zincirin teknik ve hijyenik nedenler ile aynı yerde yapılması öngörülmektedir. Bu nedenle llaboratuvarortamında yapılacak bir işleme ihtiyaç yoktur.

PRP tedavisi nde mutlaka enjeksiyon yöntemi mi kullanılmalıdır?

PRP mezoterapi ve dolgu yöntemiyle uygulanabildiği gibi maske yardımıyla da uygulanabilir. Ayrıca PRP‘ yi özel bir kremin içine karıştırarak uygulamak da mümkün olmaktadır.

Maske yöntemi mezoterapi yöntemi kadar gençleştirici bir etkiye sahip midir?

Sahip olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü dolgu ve mezoterapi yoluyla uygulanan PRP özel bir maskeye emdirilerek de kullanılmaktadır. Deriye geçişinin sağlanması açısından her iki yöntemde de etkisini gösterecektir.

PRP tedavisi uygulama süresi ne kadardır

Totalde yaklaşık 30 dakikalık bir uygulamadır.

PRP uygulamasının bir dozu var mıdır?

Doz aşımı gibi bir problem bulunmamaktadır. Elde edilen PRP’ nin tamamı kullanılabilir.

PRP uygulamasında olumlu etki ne zaman görülür?

Uygulama yapıldıktan sonra ciltte sağlıklı, parlak, zinde bir görünüm ortaya çıkar. Ancak 3 – 4 uygulamadan sonra (yani bir kür olarak uygulandıktan sonra) kalıcı bir etki belirgin hale gelir. Parlaklık, ışıltı ve toparlanma ortaya çıkar.

PRP tedavisinde seans aralıkları nedir ve kaç kez uygulanmalıdır?

Her 15 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan oluşacak bir kür uygulanmalıdır. Bir kür uygulaması yapıldıktan sonra ise 10 – 12 ayda bir kür alınmalıdır. Bu durumda uygulanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir.

PRP tedavisi hangi hasta grubunda uygulanmaz?

Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda ve kanser hastalarında uygulanmaz.

Menu